Türk Borçlar Kanunu (TBK)

TBK Madde 424

Özel Hükümler Maddelerine Dön

Resmi Metin

c. Kullanılması


Madde 424 - Yıllık ücretli izinler, kural olarak aralıksız biçimde verilir; ancak tarafların anlaşmasıyla ikiye bölünerek de kullanılabilir. İşveren, yıllık ücretli izin tarihlerini, işyerinin veya ev düzeninin menfaatleriyle bağdaştığı ölçüde, işçinin isteklerini göz önünde tutarak belirler.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) "Hizmet Sözleşmeleri" başlığı altında yer alan 424. maddesi, işçinin anayasal bir temel hak niteliğinde olan dinlenme hakkının somut bir yansıması olan yıllık ücretli iznin kullanılma usulünü düzenlemektedir [1, 2]. Madde, yıllık ücretli izin hakkının özüne uygun bir biçimde, işçinin bedensel ve ruhsal yorgunluğunu atmasına olanak tanıyacak şekilde kullandırılmasını güvence altına almayı hedefler.

İlgili hüküm, anayasal temeli olan (Any. m. 50) dinlenme hakkını düzenlediğinden, işçi lehine yorum ilkesi ve koruyucu iş hukuku standartları gözetilerek kaleme alınmıştır [1, 3]. TBK m. 424 uyarınca yıllık ücretli izinler kural olarak aralıksız biçimde verilir; istisnai olarak tarafların anlaşmasıyla en fazla ikiye bölünerek kullandırılması mümkündür [2, 4]. Maddenin ikinci fıkrası ise, izin tarihlerinin belirlenmesindeki yönetim hakkının sınırlarını ve işverenin takdir yetkisinin ölçütlerini tayin etmektedir [4, 5]. İşveren bu yetkisini kullanırken işyerinin veya ev düzeninin menfaatleri ile işçinin istekleri arasında adil bir denge kurmakla yükümlü kılınmıştır [4, 5].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. İznin Aralıksız Kullandırılması Kuralı

Maddenin ilk fıkrası, "Yıllık ücretli izinler, kural olarak aralıksız biçimde verilir" diyerek, yıllık iznin asıl amacının kesintisiz bir dinlenme periyodu sağlamak olduğunu vurgulamaktadır [2, 4]. Yıllık iznin parça parça kullandırılması, işçinin iş stresinden uzaklaşmasını, sosyal ve ailevi yaşantısına nitelikli zaman ayırmasını ve işgücünü yeniden üretmesini zorlaştıracaktır. Bu nedenle kanun koyucu, aralıksız kullandırmayı asıl kural (kaide) olarak tespit etmiştir [2, 4].

2.2. İznin Bölünerek Kullanılması (İkiye Bölünme İstisnası)

Kanun koyucu, asıl kuralı belirledikten sonra, "ancak tarafların anlaşmasıyla ikiye bölünerek de kullanılabilir" diyerek katı kurala bir esneklik getirmiştir [2, 4]. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, iznin bölünmesi için "tarafların anlaşması"nın şart olmasıdır; işveren tek taraflı yönetim hakkına dayanarak yıllık izni bölemez [4, 6]. Ayrıca, TBK kapsamındaki hizmet sözleşmelerinde iznin en fazla "ikiye" bölünebileceği emredici şekilde ifade edilmiştir [2, 4]. Bu durum, işçiyi koruma düşüncesinin bir tezahürü olup, irade muhtariyeti sınırlandırılarak iznin ikiden fazla parçaya ayrılması yasaklanmıştır.

2.3. İzin Tarihlerinin Belirlenmesi ve İşverenin Takdir Yetkisi

Maddenin ikinci fıkrası, izin tarihlerinin saptanması yetkisini kural olarak işverene bırakmıştır [4, 5]. Ancak bu yönetim hakkı sınırsız değildir. İşveren, "işyerinin veya ev düzeninin menfaatleriyle bağdaştığı ölçüde" işçinin "isteklerini" göz önünde tutmak zorundadır [4, 5]. Madde lafzında yer alan "ev düzeninin menfaatleri" ibaresi, özellikle TBK m. 418 kapsamında düzenlenen ve işçinin işverenle birlikte ev düzeni içinde yaşadığı (örneğin ev hizmetlerinde çalışanlar) durumları da kapsayacak şekilde geniş kaleme alınmıştır [5, 7]. İşveren, takdir hakkını dürüstlük kuralına (TMK m. 2) uygun kullanmalı, keyfi uygulamalardan kaçınarak işletmesel menfaatler ile işçinin dinlenme ihtiyacını dengelemelidir.

3. Sistematik İlişkiler

  • Anayasa m. 50: "Dinlenmek çalışanların hakkıdır." Bu anayasal ilke, yıllık ücretli izin hakkının temelini oluşturur. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez ve tek taraflı feragat edilemez [1, 3].
  • TBK m. 422 ve m. 425: TBK m. 422 ile yıllık ücretli izne hak kazanma koşulları (en az bir yıl çalışma) ve asgari süreler düzenlenirken [8-10]; TBK m. 425 ile izin ücretinin peşin ödenmesi veya avans verilmesi güvence altına alınmıştır [4, 5]. Ayrıca m. 425, işçi hizmet ilişkisi devam ettiği sürece yıllık izin hakkından feragat edemeyeceğini amirdir [11, 12].
  • 4857 Sayılı İş Kanunu m. 53-60: TBK m. 424 ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili hükümleri arasında önemli bir lafzi ayrım bulunmaktadır. İş Kanunu m. 56'ya göre yıllık izin, tarafların anlaşması ile "bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde" (uygulamadaki yeni değişikliklerle en çok üçe) bölünebilirken [6, 13]; TBK m. 424'e göre ancak "ikiye" bölünebilmektedir [2, 4]. Bu durum, Kanunların uygulama alanına göre işçi grupları arasında hukuki rejim farklılıkları yaratmaktadır.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre yıllık ücretli izin hakkı, Anayasal bir dinlenme hakkı niteliğinde olduğundan; hizmet sözleşmesi devam ederken iznin kullandırılmayıp ücretinin ödenmesi şeklindeki anlaşmalar kesin hükümsüzdür [1, 11]. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Daireler, işçinin yıllık izin süresinin, işverenin iş organizasyonu kapsamında kullandırılmasını asıl borç olarak kabul eder. İzin tarihlerinin belirlenmesinde işverenin takdir yetkisinin mutlak olmadığı, işçinin makul ve önceden yaptığı izin taleplerinin haklı bir işletmesel gerekçe olmaksızın reddedilmesinin Türk Medeni Kanunu m. 2 (dürüstlük kuralı) ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık teşkil edeceği benimsenmektedir. İşçi, izne ayrılmak istediğini işverene makul bir süre önce (Yönetmelik kıyasen uygulanarak 1 ay önce) bildirmelidir [14].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (İznin İkiden Fazla Bölünmesi): Olay: TBK genel hizmet sözleşmesi hükümlerine (örneğin ev hizmetleri) tabi olarak iki yıldır çalışan bir çocuk bakıcısı (işçi), işvereni ile yazılı olarak anlaşarak 14 günlük yıllık iznini 3, 4, 3 ve 4 günlük olmak üzere toplam dört parçaya bölerek kullanmak istemiştir. Hukuki Analiz: TBK m. 424, yıllık ücretli iznin tarafların anlaşmasıyla yalnızca "ikiye bölünerek" kullanılabileceğini düzenlemiştir [2, 4]. Bu hüküm nispi emredici nitelikte olduğundan, işçinin dinlenme hakkını zedeleyecek biçimde iznin dörde bölünmesi işlemi hukuken sakattır. Kanun koyucu, İş Kanunu'ndaki esnekliğin aksine TBK'da bölünme sınırını iki ile sınırlamış olup, aksi yöndeki anlaşmalar işçi lehine yorum ilkesi gereği hükümsüz sayılmalıdır.

Olay 2 (İşverenin İzin Tarihini Tek Taraflı ve Keyfi Belirlemesi): Olay: Bir doktor asistanı, yaz mevsiminde çocuklarının okul tatili döneminde yıllık iznini kullanmak amacıyla işverenine nisan ayında başvurmuştur. İşveren, klinikte hiçbir yoğunluk olmamasına ve yerine bakacak yedek personel bulunmasına rağmen, sırf şahsi kaprisi nedeniyle izni kasım ayında kullanmaya zorlamıştır. Hukuki Analiz: TBK m. 424/2 gereği işveren izin tarihlerini belirlerken, "işyerinin menfaatleriyle bağdaştığı ölçüde, işçinin isteklerini göz önünde tutarak" belirlemekle yükümlüdür [4, 5]. Olayda işyerinin menfaatini zedeleyecek bir durum bulunmadığından, işverenin takdir yetkisini işçinin açık ve haklı isteğine rağmen keyfi olarak reddetmesi dürüstlük kuralına aykırıdır. İşçi bu durumu haklı fesih sebebi yapabilir veya ifa davası yoluyla iznin kullandırılmasını talep edebilir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Yıllık ücretli iznin kullandırıldığını veya hizmet sözleşmesinin feshinde ücretinin ödendiğini ispat külfeti daima işverenin üzerindedir [9]. İşveren bu durumu, yıllık izin defteri, kartoteks sistemi veya imzalı izin talep formları gibi yazılı belgelerle kanıtlamak zorundadır [9, 14].
  • Zamanaşımı / Süreler: Hizmet sözleşmesi devam ettiği sürece yıllık izin hakkı için zamanaşımı işlemez. İzin ücreti alacağına dönüşmesi, sözleşmenin herhangi bir sebeple sona erdiği tarihte gerçekleşir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı süresi, hizmet sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar [11, 12]. (İş Kanunu kapsamındaki güncel değişiklikler gereği zamanaşımı süresi 5 yıldır, ancak TBK kapsamında genel zamanaşımı süreleri tartışması mevcuttur).
  • İzin Ücretinin Hesaplanması ve Ödenmesi: İşveren, yıllık iznini kullanan her işçiye, izne başlamasından önce ücretini peşin olarak ödemek veya avans olarak vermekle yükümlüdür [5, 15]. Fesih halinde ise kullanılmayan izinlerin ücreti, son (fesih tarihindeki) ücret üzerinden ödenir [8, 12].
  • Yaygın Uygulama Hataları: İznin kullandırılmayıp, işçi çalışırken karşılığında para ödenmesi şeklindeki sözleşmelerin geçerli zannedilmesi en büyük hatadır. TBK m. 425/2 uyarınca işçi bu haktan sözleşme sürdükçe feragat edemez [11, 12]. Ayrıca dinlenme veya hastalık izinlerinin yıllık izne mahsup edilebileceğinin düşünülmesi de hukuka aykırıdır [13].

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrinde TBK m. 424 hükmü, çağdaş çalışma hukuku esneklik gereksinimleri bağlamında haklı eleştirilere konu olmaktadır. Fikret Eren ve Sarper Süzek gibi otoritelerin sistematiğine göre, İş Kanunu kapsamındaki işçiler için iznin on günlük bir parçası korunarak diğer kısmının bölümler halinde (örneğin daha kısa tatiller için) kullandırılabilmesi olanağı varken [6, 13]; İş Kanunu'na tabi olmayan ancak TBK Genel Hizmet Sözleşmesine tabi olan işçiler (örneğin evde çalışanlar, çıraklar, tarım işçileri vb.) için iznin "yalnızca ikiye bölünebilir" olması [2, 4] pratikte uyumsuzluklar yaratmaktadır.

Özellikle "tarafların anlaşmasıyla" dahi olsa iznin ikiden fazla bölünememesi, kimi durumlarda işçinin kendisinin kısa süreli özel mazeretlerinde yıllık izninden faydalanmasına engel olmaktadır. Bu yöndeki katı koruma mekanizmasının, işçi lehine gibi görünse de esnek çalışma koşullarında işçi aleyhine sonuçlar doğurabileceği savunulmaktadır. Dolayısıyla, de lege ferenda (olması gereken hukuk) bakımından, TBK m. 424'ün 4857 sayılı İş Kanunu m. 56'daki esnekliğe paralel biçimde revize edilmesi ve iş mevzuatındaki norm birliğinin sağlanması gerektiği bilimsel bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.