1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) Özel Borç İlişkileri kısmında, Hizmet Sözleşmeleri bölümünün Üçüncü Ayırımı'nda yer alan "Evde Hizmet Sözleşmesi" altındaki 468. madde, bu nevi sözleşmelerin sona erme rejimini ve sözleşmenin süresine ilişkin yasal karineleri düzenlemektedir. Evde hizmet sözleşmesi, işçinin işverenin verdiği işi, kendi evinde veya belirleyeceği başka bir yerde, bizzat veya aile bireyleriyle birlikte bir ücret karşılığında üstlendiği, bağımlılık unsurunun klasik iş sözleşmelerine nazaran daha zayıf (gevşek) olduğu özel bir hizmet sözleşmesi tipidir [1, 2].
TBK m. 468 hükmü, evde hizmet sözleşmelerinin kurulma aşamasındaki niyet (deneme amacı) ile ifa sürecindeki çalışma biçimini (aralıklı veya aralıksız çalışma) esas alarak, sözleşmenin süresi ve dolayısıyla sona erme usulü hakkında üç temel hukuki durum öngörmüştür: Deneme süreli sözleşme, belirsiz süreli sözleşme ve belirli süreli sözleşme [3]. Kanun koyucu, evde hizmet sözleşmesinin kendine özgü yapısı gereği, çalışma sıklığını ve sürekliliğini baz alan adi karineler ihdas etme yoluna gitmiştir [4]. Bu husus, sözleşmenin kendiliğinden mi yoksa fesih bildirimiyle mi sona ereceğinin tespiti bakımından hayati öneme sahiptir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Deneme Amaçlı İş Verilmesi ve Deneme Süreli Sözleşme
TBK m. 468/I hükmü uyarınca, "İşçiye deneme amacıyla bir iş verilmişse, aksi kararlaştırılmadıkça, sözleşme deneme süresi için kurulmuş sayılır" [3, 5]. Deneme süreli sözleşmeler, tarafların sözleşmeyi devam ettirip ettirmeme kararlarını saklı tuttukları, işçinin çalışma koşullarını, işverenin ise işçinin mesleki becerisini tarttığı bir başlangıç süresini ihtiva eder [5]. Evde hizmet sözleşmelerinde deneme süresinin konulabilmesi için, genel hizmet sözleşmelerindeki kurala paralel olarak (TBK m. 433) tarafların örtülü veya açık iradelerinin deneme yönünde olması yeterli görülmüştür [5]. Bu süre zarfında taraflar, fesih bildirim sürelerine uymak zorunda olmaksızın ve herhangi bir tazminat yükümlülüğü doğmaksızın sözleşmeyi feshedebilirler [6, 7]. Ancak deneme süresi içinde sözleşme sona erdirilse dahi, işçinin çalıştığı günler için ücrete ve diğer haklara ilişkin talepleri saklıdır [7, 8].
2.2. Aralıksız Çalıştırılma ve Belirsiz Süreli Sözleşme Karinesi
TBK m. 468/II hükmünün ilk cümlesi, "İşçi, işveren tarafından aralıksız olarak çalıştırıldığı takdirde, aksi kararlaştırılmadıkça, sözleşme belirsiz süreyle yapılmış sayılır" şeklindedir [9]. İş hukukunda ve borçlar hukukunda asıl olan, iş ilişkisinin belirsiz süreli kurulmasıdır [9]. Evde hizmet sözleşmelerinde işçiye kesintisiz bir biçimde iş akışı sağlanıyorsa, kanun koyucu burada taraflar arasında sürekli bir borç ilişkisi kurulduğu iradesini varsaymaktadır. Bu bir adi karine olup, taraflar aksini her zaman kararlaştırabilirler [4, 9]. Sözleşmenin belirsiz süreli kabul edilmesi durumunda, taraflardan her biri TBK m. 432'de öngörülen fesih bildirim sürelerine (ihbar önellerine) uyarak sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olacaktır [10].
2.3. Aralıklı Çalıştırılma ve Belirli Süreli Sözleşme Karinesi (Diğer Durumlar)
Maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi, "diğer durumlarda sözleşmenin belirli süreyle yapıldığı kabul edilir" diyerek son derece kritik bir düzenleme getirmektedir [11, 12]. "Diğer durumlar" ifadesiyle kastedilen, işçinin işveren tarafından aralıksız olarak çalıştırılmadığı, yani aralıklı (parti parti, sipariş usulü) çalıştırıldığı hallerdir [4, 11]. İş Kanunu (m. 11) sistematiğinde belirli süreli iş sözleşmesi yapabilmek için objektif (esaslı) nedenlerin varlığı mutlak bir şart iken, TBK m. 468/II bu kuraldan ayrılarak evde hizmet sözleşmelerinde aralıklı çalışma durumunda sözleşmenin doğrudan belirli süreli olduğunu bir adi karine olarak kabul etmiştir [4, 12]. Bu durum, İş Kanunu bakımından istisna olan belirli süreli sözleşme tipinin, evde çalışma modeli bakımından kural hâline gelmesine sebebiyet vermektedir [4]. Belirli süreli evde hizmet sözleşmesi, sürenin (veya sipariş konusu işin) bitimiyle, fesih bildirimine gerek olmaksızın kendiliğinden sona erecektir (TBK m. 430) [4, 13].
3. Sistematik İlişkiler
- TBK m. 433 ve İş Kanunu m. 15 (Deneme Süresi): Evde hizmet sözleşmesindeki deneme süresi TBK m. 433'teki genel sınırlamalara tabidir. Deneme süresi iki ayı aşamaz ve bu süre içinde fesih, bildirimsiz ve tazminatsız yapılabilir [6, 7]. İş Kanunu m. 15 de benzer bir düzenlemeyi ihtiva etmekte olup, temel felsefe her iki kanunda ortaktır [5, 8].
- TBK m. 430 (Belirli Süreli Sözleşmenin Sona Ermesi): Aralıklı çalıştırılma karinesi sonucu belirli süreli kabul edilen evde hizmet sözleşmesi, TBK m. 430 uyarınca sürenin bitimiyle kendiliğinden sona erer. Eğer işçi, esaslı bir sebep olmaksızın aralıklı da olsa üst üste çalıştırılmaya devam edilirse, TBK m. 430/2 uyarınca bu zincirleme sözleşmelerin belirsiz süreliye dönüşmesi riski doğacaktır [13, 14].
- TBK m. 432 (Fesih Bildirim Süreleri): Aralıksız çalışma nedeniyle belirsiz süreli sayılan sözleşmelerin feshinde, hizmet süresinin uzunluğuna göre iki, dört veya altı haftalık ihbar sürelerine riayet edilmesi zorunludur [10].
- TBK m. 469 (Genel Hükümlerin Uygulanması): Evde hizmet sözleşmesinin sona ermesine ilişkin TBK m. 468'de hüküm bulunmayan hâllerde, TBK'nın genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Doktrinde bu açık atıf sebebiyle evde hizmet sözleşmelerine doğrudan İş Kanunu hükümlerinin değil, TBK'nın hizmet sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği ifade edilmektedir [14, 15].
- İş Kanunu m. 11 (Belirli/Belirsiz Süreli Sözleşme Ayrımı): TBK m. 468/II'deki aralıklı çalışma hâlinde sözleşmenin belirli süreli sayılacağı karinesi, İş Kanunu m. 11'deki sözleşmenin kural olarak belirsiz süreli olması ve belirli süreli yapılabilmesi için "objektif koşulların varlığı" şartıyla doğrudan çelişen (ancak TBK kapsamında özel nitelikli) bir düzenlemedir [4, 12].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay uygulamalarında evde hizmet sözleşmelerine ilişkin uyuşmazlıklar, çoğunlukla iş ilişkisinin niteliğinin (eser sözleşmesi mi, hizmet sözleşmesi mi) tespiti ve bağımlılık unsurunun yoğunluğu etrafında şekillenmektedir. Yargıtay, taraflar arasındaki ilişkinin salt bir siparişin teslimine yönelik olduğu ve işverenin yönetim hakkının esnek olduğu durumlarda, TBK m. 468 uyarınca işçinin aralıklı çalıştığını ve sözleşmelerin parça başı/belirli süreli olduğunu kabul etmektedir [16]. Yüksek Mahkeme, işçinin aralıksız olarak sadece bir işverene tahsisen çalıştığı, işverenin puantaj cetvelleri, hammadde temini ve zaman/kalite denetimleri ile süreci sıkı bir bağımlılık altında yönettiği durumlarda ise (10. HD, 08.06.2000 t., E. 2000/4584, K. 2000/4611 kararlarında işaret edildiği üzere) [17], ilişkinin bir bütün olarak belirsiz süreli genel hizmet (hatta şartları varsa İş Kanunu kapsamında iş) sözleşmesi hüviyetinde olabileceğini değerlendirmektedir. İşçinin "aralıklı" mı yoksa "aralıksız" mı çalıştırıldığının tespiti, ihbar ve kıdem tazminatı gibi taleplerin akıbetini tayin etmektedir [15].
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo):
Bir tekstil firması, evinde terzilik yapan (A)'ya, kalitesini ve hızını görebilmek amacıyla 50 adet gömlek dikimi işini bir haftalığına vermiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme akdedilmemiş olup (A), işi 5 günde teslim etmiştir. Ancak firma dikiş kalitesini beğenmeyerek iş ilişkisine devam etmeme kararı almış ve (A)'ya bu iş için de ödeme yapmayı reddetmiştir.
Hukuki analiz: TBK m. 468/I uyarınca işçiye deneme amacıyla iş verildiğinden, sözleşme deneme süresi için kurulmuş sayılır [3]. Deneme süresi taraflara bildirimsiz ve tazminatsız fesih hakkı verse de, TBK m. 433/II ve genel ilkeler gereği işverenin, işçinin çalıştığı günler/ürettiği parça için hesaplanacak ücreti ödeme borcu ortadan kalkmaz [7]. Firma, (A)'nın diktiği 50 adet gömleğin parça başı veya harcadığı zaman karşılığı olağan ücretini ödemekle yükümlüdür.
Olay 2 (kurmaca senaryo):
Büyük bir perakende marketler zinciri, meze yapımı için (B) ile anlaşmıştır. (B), 2 yıl boyunca her hafta düzenli olarak pazartesi günleri siparişi almakta ve cuma günleri teslimatı yapmaktadır. 2. yılın sonunda şirket, hiçbir gerekçe göstermeksizin sipariş vermeyi durdurmuş ve ilişkiyi bitirmiştir.
Hukuki analiz: İşçi (B), işveren tarafından TBK m. 468/II bağlamında "aralıksız olarak çalıştırılmıştır" [9]. Aksi kararlaştırılmadığı için sözleşme "belirsiz süreli" sayılacaktır [9]. Şirketin siparişleri aniden kesmesi, belirsiz süreli sözleşmenin haksız ve bildirimsiz feshi anlamına gelir. İşveren, (B)'nin kıdemine göre TBK m. 432 uyarınca ihbar önellerine uymadığı için, ihbar tazminatı (fesih bildirim süresine ait ücret) ödemek zorundadır [10].
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat yükü: TBK m. 468'de düzenlenen durumlar birer yasal "adi karine"dir [4]. İşçi aralıksız çalıştığını fiili delillerle (teslimat fişleri, banka ödeme dekontları, puantaj cetvelleri vb.) ispat ettiğinde sözleşme belirsiz süreli sayılır [2]. İşveren bu sözleşmenin belirli süreli olduğunu veya sadece deneme amaçlı olduğunu iddia ediyorsa, "aksi kararlaştırılmadıkça" ibaresi gereği bu istisnai durumu (yazılı sözleşme, e-mail yazışmaları vb.) ispat külfeti altındadır.
- Zamanaşımı / Süreler: Deneme süresi TBK m. 433 uyarınca azami iki aydır [6]. Sözleşmenin belirsiz süreli kabul edilmesi durumunda fesih bildirim (ihbar) süreleri; işçinin kıdemine göre iki ila altı hafta arasında değişir (TBK m. 432) [10, 11]. Ücret alacakları için genel beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.
- Görevli/yetkili mahkeme: Evde hizmet sözleşmesinde ihtilaf çıktığında görevli mahkemenin tayininde işçinin bağımlılık derecesi ve İş Kanunu m. 4 istisnalarına girip girmediği değerlendirilmelidir. Kural olarak TBK'da düzenlenen hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda da İş Mahkemeleri Kanunu m. 5 uyarınca İş Mahkemeleri görevlidir.
- Yaygın uygulama hataları: İşverenlerin, evde çalışan işçilere sipariş usulü iş vermelerine dayanarak (aralıklı çalışma argümanıyla) sözleşmeyi her koşulda "belirli süreli" addedip, ihbar tazminatından kaçınabileceklerini düşünmeleri en büyük yanılgıdır. Düzenli olarak sipariş verilen durumlar aralıklı değil, "aralıksız" çalışma kapsamında belirsiz süreli sayılmaktadır [9, 11].
7. Eleştirel Değerlendirme
TBK m. 468/II hükmünün, evde aralıklı çalışan işçilerin sözleşmelerini doğrudan "belirli süreli" olarak kabul eden karinesi, iş hukuku doktrini tarafından ciddi eleştirilere tabi tutulmaktadır. İş Kanunu (m. 11), belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesini sıkı objektif (esaslı) koşullara bağlamışken, TBK m. 468 ile "aralıklı çalışma"nın bizatihi belirli süreli sözleşme için yeterli kabul edilmesi, asıl olanın "belirsiz sürelilik" olduğu kuralına büyük bir istisna getirmektedir [4, 12]. Bu durum, esnek çalışmanın bir görünümü olan evde çalışmayı kural olarak güvencesiz hâle getirmekte; işçiyi ihbar tazminatı ve (eğer İş Kanunu kıyasen uygulanacak ise) iş güvencesi ile kıdem tazminatı gibi temel koruyucu kalkanlardan mahrum bırakmaktadır [15].
Doktrinde haklı olarak işaret edildiği üzere, evde çalışan işçiler üzerinde işverenin fiziksel yönetim ve kontrolünün zayıflamış olması, işçinin ekonomik bağımlılığının ortadan kalktığı anlamına gelmez [15]. Kanun koyucunun evde hizmet sözleşmesini İş Kanunu kapsamı dışında bırakması ve TBK'da belirli süreli sözleşme karinesi üzerinden düzenlemesi, iş hukukunun "işçinin korunması" ilkesiyle çelişmektedir [15]. Bu nedenle, en azından düzenli aralıklarla (örneğin her ayın belirli günlerinde) yapılan aralıklı çalışmaların "belirli süreli" sayılması karinesinin dar yorumlanması, işverenin hakkın kötüye kullanılması yasağı (TMK m. 2) çerçevesinde denetlenmesi gerektiği savunulmaktadır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.