Türk Borçlar Kanunu (TBK)

TBK Madde 647

Özel Hükümler Maddelerine Dön

Resmi Metin

Yürürlükten kaldırılan Kanun


Madde 647 - 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. GEÇİCİ


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 647. maddesi, 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükten kaldırılmasını (ilgasını) düzenleyen temel geçiş ve son hüküm niteliğindedir [1]. Bu madde, Türk borçlar hukuku sisteminde 86 yıl boyunca uygulanan ve İsviçre Borçlar Kanunu'nun (OR) iktibası suretiyle mehaz alınan eski Borçlar Kanunu'nun hukuki varlığına son vererek, yeni dönemin başlangıcını işaret etmektedir [1, 2].

Sistematik açıdan bu madde, kanunun en sonunda "Yürürlükten Kaldırılan Kanun" başlığı altında yer almaktadır [1]. TBK m. 647'yi takiben, sosyo-ekonomik gerekçelerle kanuna sonradan dâhil edilen "Geçici Madde 1" ve "Geçici Madde 2" hükümleri gelmektedir [1, 3]. Bu geçici maddeler, özellikle konut kiralarında uygulanacak kira bedeli artış oranlarını dönemsel olarak (yüzde yirmi beş sınırı) kısıtlayan istisnai ve emredici kurallar ihdas etmiştir [1, 2]. Dolayısıyla maddenin genel açıklaması yapılırken, salt ilga hükmü değil, onu takip eden ve borçlar hukukunun genel serbesti prensiplerine dönemsel müdahaleler içeren geçici maddelerin de kanunun sonundaki sistematik bütünlük içinde ele alınması gerekmektedir.

(Kaynaklar dışı ek bilgi: 818 sayılı Kanun'un mülga olmasıyla birlikte, eski ve yeni kanunlar arasındaki zaman bakımından uygulama sorunları, m. 647 ile doğrudan bağlantılı olan ve ayrı bir kanun olarak çıkarılan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kurallarına göre çözümlenmektedir.)

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. İlga (Yürürlükten Kaldırma) Kavramı ve Etkileri

İlga, bir kanunun hukuki bağlayıcılığının ve yürürlüğünün kanun koyucu tarafından resmen sona erdirilmesidir. TBK m. 647 ile 818 sayılı Borçlar Kanunu bütünüyle ilga edilmiştir [1]. Bu durum, kanunların zaman bakımından uygulanması ilkesi gereği, mülga kanun döneminde tamamlanmış ve hukuki sonuçlarını doğurmuş işlemlerin geçerliliğini etkilemez; ancak 1 Temmuz 2012 (TBK m. 648 uyarınca yeni kanunun yürürlük tarihi) sonrasında doğacak hukuki sonuçlar kural olarak yeni kanuna tabi olur [4]. Eski Borçlar Kanunu'nun ilga edilmesi, onun üzerine inşa edilen doktriner birikimin ve Yargıtay içtihatlarının tamamen reddi anlamına gelmemekte; zira 6098 sayılı Kanun büyük ölçüde eski kanunun sistematiğini ve kurumlarını koruyarak dili sadeleştirmiş ve bazı güncellemeler yapmıştır.

2.2. Geçici Maddeler Bağlamında "Yüzde Yirmi Beş Artış Sınırı"

TBK m. 647'nin hemen ardına eklenen Geçici Madde 1 ve Geçici Madde 2, konut kiralarında kira artış oranlarına getirilen mutlak üst sınırı ifade eder [1, 3]. TBK m. 344 normal şartlarda kira artışını Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) on iki aylık ortalamasıyla sınırlandırmışken [2], Geçici Madde 1 (Ek: 8/6/2022-7409/4 md.) ile 11/6/2022 ilâ 1/7/2023 tarihleri arasında yenilenen konut kira sözleşmelerinde artış oranı, bir önceki kira yılının yüzde yirmi beşini geçemeyecek şekilde sınırlandırılmıştır [1]. Geçici Madde 2 (Ek: 14/7/2023-7456/23 md.) ile bu sınır 2/7/2023 ilâ 1/7/2024 tarihleri arasına uzatılmıştır [3]. Bu oranları geçecek şekilde yapılan anlaşmalar, fazla miktar yönünden kesin hükümsüzdür (kısmi butlan) [1, 3].

3. Sistematik İlişkiler

  • TBK m. 648 (Yürürlük) — TBK m. 647 ile 818 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılırken, kanun boşluğu doğmaması adına TBK m. 648 ile 6098 sayılı Kanun'un 1 Temmuz 2012'de yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır [3, 4].
  • TBK m. 344 (Kira Bedelinin Belirlenmesi) — Mülga 818 sayılı Kanun'da bulunmayan ve 6098 sayılı Kanun ile getirilen TBK m. 344, kira artış oranını TÜFE'ye bağlamıştır [2, 5]. Ancak m. 647 sonrasında yer alan Geçici Madde 1 ve 2, TBK m. 344'ün bu temel kuralını konut kiraları bakımından belirli yıllar için askıya almış ve özel bir "tavan oran" (%25) ihdas etmiştir [1, 3].
  • 6217 sayılı Kanun Geçici Madde 2 (İşyeri Kiralarında Erteleme) — TBK m. 647 ile yeni kanun yürürlüğe girse de, 6217 sayılı Kanun Geçici Madde 2 uyarınca, kiracının tacir veya kamu/özel hukuk tüzel kişisi olduğu işyeri kiralarında TBK'nin 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354. maddelerinin yürürlüğü 1/7/2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle ertelenmiştir [4]. Bu hâlde, belirtilen konular için sözleşme serbestisi kuralları ve hüküm bulunmayan hâllerde ise mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri tatbik olunmuştur [3, 4]. Yani m. 647'deki ilga hükmü, işyeri kiraları bakımından 8 yıllık bir istisnaya tabi tutularak mülga kanunun gölge uygulamasını bir süre daha devam ettirmiştir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Hukuk Dairelerinin içtihatlarında, m. 647'nin ilga işlevi uyarınca sözleşmenin kurulduğu tarih esas alınarak kanunların zaman bakımından uygulanması kuralları işletilmektedir. Geçici maddelere ilişkin güncel içtihatlarda ise Yargıtay, TBK Geçici Madde 1 ve 2'deki %25 sınırını kamu düzeninden ve nispi emredici bir kural olarak yorumlamakta; %25'i aşan artış şartlarının kısmi butlanla (TBK m. 27) geçersiz olduğuna ve hâkimin bu oranı aşan talepleri re'sen dikkate alarak reddetmesi gerektiğine hükmetmektedir [1, 3]. Mülga 818 sayılı BK döneminde doğmuş ancak TBK döneminde temerrüt veya ihlal yaratmış hukuki işlemler bakımından ise Yargıtay, ani edimli sözleşmelerde işlemin yapıldığı tarihteki kanunun, sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak yeni TBK hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmektedir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: A (kiraya veren) ve B (kiracı) arasında 01.05.2010 tarihinde bir işyeri kira sözleşmesi akdedilmiştir. Kiracı B, bir anonim şirkettir (tacir). Sözleşmede yer alan cezai şart hükmü uyarınca A, 2015 yılında B'den bir kira bedelinin ödenmemesi üzerine tüm kira bedellerinin muaccel olmasını ve cezai şartı talep etmiştir. Hukuki analiz: TBK m. 647 uyarınca 818 sayılı BK yürürlükten kalkmış ve TBK yürürlüğe girmiş olsa da, 6217 sayılı Kanun Geçici Madde 2 uyarınca, kiracının tacir olduğu işyeri kiralarında TBK m. 346 (kiracı aleyhine düzenleme yasağı ve cezai şart yasağı) 8 yıl süreyle (1/7/2020'ye kadar) ertelenmiştir [4]. Bu dönemde taraflar arasındaki sözleşme serbestisi geçerli olacak ve sözleşmede hüküm yoksa mülga 818 sayılı BK uygulanacaktır [3]. Bu nedenle, ertelenen dönem içinde tacir B aleyhine cezai şart ve muacceliyet kaydı kural olarak geçerliliğini korur.

Olay 2: C (kiraya veren) ve D (kiracı) arasında 15.08.2021 başlangıç tarihli konut kira sözleşmesi akdedilmiştir. 15.08.2022 tarihindeki yenileme döneminde C, sözleşmede yer alan "Kira bedeli her yıl TÜFE oranında artırılır" maddesine dayanarak %50 oranında zam talep etmiştir. D ise artışın %25 olabileceğini beyan etmiştir. Hukuki analiz: TBK'ye 7409 sayılı Kanunla eklenen Geçici Madde 1 uyarınca, 11/6/2022 ilâ 1/7/2023 tarihleri arasında yenilenen konut kiralarında uygulanacak artış oranı bir önceki kira yılının yüzde yirmi beşini geçemez [1]. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli sözleşmelerde de uygulanır [1]. Sözleşmedeki TÜFE maddesi %25'in üzerinde olduğu için, fazla miktar yönünden kesin hükümsüzdür (kısmi butlan) [1]. Dolayısıyla C'nin %50 artış talebi hukuka aykırı olup, kira bedeli kanun gereği en fazla %25 artırılabilecektir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Geçici maddeler kapsamında, taşınmazın "konut" vasfında olduğunu ispat yükü kiracıya düşer; zira %25 kira artış sınırı çatılı işyerlerinde uygulanmaz. İşyeri kiralarında mülga hükümlerin (6217 sy. Kanun uyarınca) uygulanıp uygulanmayacağının tespiti için kiracının "tacir veya tüzel kişi" sıfatının ispatı, ticaret sicil kayıtlarıyla sağlanır [4].
  • Zamanaşımı / Süreler: Kanunun yürürlük tarihi mutlak olarak 1 Temmuz 2012'dir [4]. Geçici 1. ve 2. maddelerin uygulama süreleri ise kanun koyucu tarafından katı tarihlerle belirlenmiştir (Örn. 2/7/2023 ilâ 1/7/2024 arası Geçici Madde 2'nin uygulaması) [3].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Kira artış sınırının ihlali veya eski/yeni kanun uygulamalarına dayalı uyuşmazlıklarda (kira tespiti, tahliye veya alacak davaları) görevli mahkeme, HMK m. 4 uyarınca Sulh Hukuk Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme sözleşmenin ifa yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir.
  • Yaygın uygulama hataları: TBK m. 647'yi izleyen Geçici Madde 1'deki %25 konut kira artış sınırının, çatılı işyeri kiralarına veya niteliği gereği ticari olan sözleşmelere hatalı şekilde teşmil edilmesi uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir hatadır. Bir diğer hata ise 6217 sayılı Kanunla öngörülen 8 yıllık erteleme süresi bittikten sonra (01.07.2020 sonrası) işyeri kiralarında halen mülga BK kurallarının veya salt sözleşme serbestisinin geçerli olduğunun zannedilmesidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

TBK m. 647 ile 818 sayılı BK'nın mülga edilmesi, doktrinde (Eren, Nomer, Oğuzman/Öz) genel bir gereklilik olarak kabul edilmekle birlikte, eski metin üzerine inşa edilen yerleşik Yargıtay içtihatlarının akıbeti konusunda ilk dönemlerde tereddütler yaşanmıştır. Kanun koyucunun dili Türkçeleştirme ve güncel ihtiyaçlara cevap verme amacı isabetli bulunmuştur [6-8].

Ancak TBK m. 647'nin sistematiğinin hemen ardından gelen geçici maddelerle (Geçici Madde 1 ve 2) özel hukuk alanına ve doğrudan doğruya sözleşme özgürlüğüne keskin devlet müdahaleleri yapılması doktrinde eleştirilmektedir [9, 10]. Enflasyonist ortamda Türk Borçlar Kanunu'nun sistematiğini (özellikle TBK m. 344) kalıcı şekilde revize etmek yerine, borçlar hukukunun temel koduna doğrudan eklenen geçici ve sonlu hükümlerle kriz yönetimi yapılması, "Kanunlaştırma (Kodifikasyon)" tekniği bakımından zayıflık olarak nitelendirilmektedir [11, 12]. Zira Borçlar Kanunları, günlük ekonomik krizlere göre şekillenen geçici yamalar (tavan sınır ihdası vb.) barındırmak yerine, uyarlama davaları (TBK m. 138) veya genel emredici ilkeler üzerinden denge kurmalıdır. Hükümlerin geçici olarak ardı ardına eklenmesi (Geçici Madde 1 ve sonra Geçici Madde 2), hukuki güvenlik, sözleşme adaletinin tesisi ve kanunun soyutluk/genellik ilkeleri bağlamında ciddi tartışmalara mahal vermektedir [9, 10, 12].


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.