1. Sistematik
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun İkinci Kitap Aile Hukuku, Birinci Kısım
Evlilik Hukuku kısmında "Evlenme Başvurusu ve Töreni" ayrımında yer alan ve
evlenme başvurusunun usulüne dair "Şekli" ile "Belgeler" alt başlıklarıyla
düzenlenen 135. ve 136. maddeleri, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 99. ve
100. maddelerine dayanmaktadır. Bu emredici hükümlerin temelindeki ratio
legis, evlenme iradesinin hukuki bir güvenceye kavuşturulması amacıyla
devletin resmi denetimi altında başlatılması ve tarafların evlenmeye hukuken,
bedenen ehil olduklarını ispatlayan kesin kimlik ile uygunluk belgelerini idari
makama sunmalarının sağlanmasıdır. Aile kurumunun kamu düzenini ilgilendiren
yapısı gereği, evlenme işlemlerinin şeffaf ve denetlenebilir bir zeminde
yürümesi bu kurallara bağlanmıştır.
Kanun koyucu, evlenme başvurusunu birbirini tamamlayan ve ayrılmaz iki aşamalı
bir idari sisteme bağlamıştır. TMK m. 135 uyarınca, tarafların evlenme
iradelerini yazılı veya sözlü olarak bizzat evlendirme memuruna açıklamalarıyla
prosedür fiilen başlarken; bu soyut iradenin TMK m. 136'da tahdidi olarak
sayılan somut belgelerin (nüfus kayıtları, sağlık raporu, rıza belgeleri vb.)
dosyaya usulünce sunulmasıyla idari başvuru aşaması hukuken tamamlanmış olur.
2. Kavramlar
Yazılı veya sözlü başvuru (m. 135)
Evlenecek tarafların, evlendirme memurluğuna bizzat giderek, evlenme yönündeki
iradelerini açıkça ortaya koydukları ilk idari adımdır. Bu başvuru,
genellikle matbu bir evlenme beyannamesinin doldurulup imzalanmasıyla yazılı
olarak yapılabileceği gibi, kanunun tanıdığı esneklik gereği tamamen sözlü
beyanla da gerçekleştirilebilir. Ancak sözlü başvuruların hukuki geçerliliği ve
ispatı için, memur tarafından bu beyanın derhal yazılı bir tutanağa veya
beyannameye geçirilerek taraflara imzalattırılması Evlendirme Yönetmeliği
uyarınca zorunludur.
Nüfus cüzdanı ve kayıt örneği
Evlenecek olan kadın ve erkeğin resmi kimlik tespitinin yapılmasını, yaşlarının
hesaplanmasını ve evlenmeye ehil bir medeni hale sahip olup olmadıklarının
devlet kayıtlarıyla teyit edilmesini sağlayan en temel belgelerdir.
Evlendirme memuru, tarafların kanuni evlenme yaşına ulaşıp ulaşmadıklarını ve
aralarında kan hısımlığı gibi kesin evlenme engellerinin bulunup bulunmadığını
öncelikle bu asli sicil kayıtları üzerinden kontrol ederek idari işlemini tesis
eder.
Önceki evlilik belgesi
Taraflardan birinin veya her ikisinin daha önceden başkasıyla evli olması
durumunda, bu geçmiş evliliğin mahkemece verilmiş boşanma, fesih, iptal kararı
veya eşin ölüm belgesi gibi yasal bir yolla kesin olarak sona erdiğini
kanıtlayan resmi evraktır. TMK m. 130'da öngörülen önceki evliliğin ispat
yükümlülüğünün doğrudan belgesel karşılığı olan bu evrak, Türk hukukunun temel
taşı olan tek eşlilik (monogami) ilkesini korur ve yeni evliliğin mutlak
butlanla sakatlanmasının önüne geçer.
Yasal temsilci izin belgesi
Evlenmek isteyen kişinin 17 yaşını doldurmuş ancak henüz ergin olmamış bir
küçük veya ayırt etme gücüne sahip olup da ergin kısıtlı olması halinde, yasal
temsilcisinin (veli veya vasi) imzasının yetkili makamlarca veya noterlikçe
onaylandığı resmi muvafakatnamedir. TMK m. 126 ve 127'de emredilen koruyucu
idari işlemlerin uygulamasındaki karşılığı olan bu belge, sınırlı ehliyetsiz
statüsündeki bireylerin hukuki işlemlerindeki eksik iradelerini tamamlayıcı bir
kurucu unsurdur.
Sağlık raporu
Evlenmeye engel derecede bir hastalığın, özellikle akıl hastalığının veya kamu
sağlığını tehdit eden bulaşıcı rahatsızlıkların bulunmadığını gösteren, yetkili
resmi sağlık kuruluşlarından alınması zorunlu tıbbi belgedir. TMK m.
133 hükmüyle doğrudan bağlantılı olan ve evlilik öncesi sağlık taramasını
amaçlayan bu belge, hem evlenecek tarafların birbirlerini tıbben tehlikeye
atmasını önlemeyi hem de ileride doğacak müşterek çocukların sağlıklı
gelişimini güvence altına almayı hedefler.
3. Sistematik İlişkiler
- TMK m. 130 (önceki evliliğin ispatı zorunluluğu)
- TMK m. 126-127 (küçük ve kısıtlılar için yasal temsilci izninin maddi
şartları)
- TMK m. 133 (akıl hastalarının evlenmesinde tıbbi sakınca bulunmadığını
gösteren rapor)
- TMK m. 134 (başvuru makamının yetki sınırları ve kimliği)
- TMK m. 137 (başvurunun incelenmesi, noksanlıkların tamamlatılması ve uygunluk
ilanı)
- Evlendirme Yönetmeliği (beyanname düzenlenmesi ve zorunlu belge listesinin
detayları)
4. Yargıtay İçtihadı
scraper'dan karar yok, ileride güncelle
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Türkiye'de bir Türk vatandaşıyla evlenmek isteyen yabancı uyruklu (A)
kendi ülkesinden aldığı evlenme ehliyet (bekârlık) belgesini ve kimlik
dokümanlarını evlendirme memuruna sunmuştur. Yabancı uyruklu kişilerin
başvurularında, sunulan belgelerin uluslararası geçerliliğini ve
güvenilirliğini sağlamak adına Lahey Sözleşmesi gereği apostil şerhi taşıması
ve noter onaylı yeminli Türkçe tercümelerinin dosyaya eklenmesi idari bir
zorunluluktur. TMK m. 136'nın yabancılar hukukuna yansıması olan bu ek
belgeler eksiksiz olarak sunulmadıkça yabancının evlenme ehliyet belgesi
idarece geçerli kabul edilemez. Memur, sunulan bu bekârlık ve yetki belgelerini
titizlikle inceledikten sonra, evlenmenin Türk kamu düzenine aykırı olmadığına
kanaat getirirse resmi başvuruyu tamamlamış sayacaktır.
Olay 2: Evlenme başvurusu yapan nişanlı çiftten erkek aday, detaylı bir sağlık
kurulu raporu almayı reddederek yalnızca nüfus belgeleri ve yazılı başvuru
beyannamesiyle evlendirme memurluğuna başvurmuştur. TMK m. 136'nın emredici
lafzı uyarınca, tarafların her birinden alınacak usulüne uygun sağlık raporu,
evlenme başvurusunun kabulü için mutlak bir ön şarttır. Memur, Umumi
Hıfzıssıhha Kanunu ve Evlendirme Yönetmeliği gereği evlenmeye engel hastalık
veya akıl hastalığı bulunmadığına dair bu resmi belgeyi dosyada görmeden hiçbir
surette başvuru işlemlerini tamamlayamaz ve merasime geçemez. Bu nedenle
sağlık raporu ibraz edilmeyen evlenme talebi işleme konulmaz ve başvuru yetkili
idari merci tarafından reddedilir.
6. Pratik Notlar
- Evlenmeye engel hastalık bulunmadığına dair sağlık raporunun tek bir hekimden
değil, tam teşekküllü devlet hastanelerinden, aile sağlığı merkezlerinden veya
yetkilendirilmiş resmi sağlık kurullarından alınması zorunludur. Özel
hastanelerden alınan raporlar idari açıdan genellikle doğrudan kabul edilmez ve
resmi hekim onayına tabi tutulur.
- Yabancı uyruklu kişilerin evliliklerinde sunulacak bekârlık belgelerinin
(evlenme ehliyet belgesi) ve kimlik belgelerinin formatı ile onay süreçleri,
kişinin vatandaşı olduğu ülkenin Türkiye ile olan konsolosluk anlaşmalarına
göre değişkenlik gösterir. Bu belgelerin mutlaka Türkçe yeminli tercümesi ve
uluslararası tasdik (apostil) şerhi taşıması şarttır.
- Evlendirme memuru, TMK m. 136 kapsamında sunulan evraklarda bir noksanlık
veya şekli eksiklik tespit ederse işlemi derhal ve kesin olarak reddetmez.
Bunun yerine, idari kolaylık ilkesi gereği eksikliklerin tamamlanması için
başvuruyu askıya alarak ilgililere eksik belgeyi temin etmeleri için uygun bir
mühlet verir.
- Günümüzde e-Devlet altyapısı sayesinde evlenme başvurusuna dair randevu alma
ve bazı ön bilgi formlarını elektronik ortamda hazırlama imkânı bulunmaktadır.
Ancak tüm bu dijital kolaylıklara rağmen, resmi evlilik başvurusu fiilen ıslak
imzalı belgelerin bizzat yetkili memura teslimiyle tamamlanır.
- Sözlü olarak evlenmek istediklerini beyan eden tarafların başvuruları hukuken
havada kalamaz. Memur bu sözlü talebi, yönetmeliğe uygun resmi "Evlenme
Beyannamesi" formuna dökerek taraflara imzalattırmak ve başvuruyu yazılı evrak
kaydına almak zorundadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 136 kapsamında istenen sağlık raporu zorunluluğunun sınırları ve
kapsamı, çağdaş hukuk öğretisinde, Akıntürk/Ateş Karaman ve Dural/Öğüz/Gümüş'ün
eserlerinde de vurgulandığı üzere temel insan hakları bağlamında oldukça
tartışmalı bir boyuta ulaşmıştır. Kanun koyucu, TMK m. 133 ile akıl hastalığını
kamu düzeni adına açık bir evlenme engeli olarak düzenlemişken; 1593 sayılı
Umumi Hıfzıssıhha Kanunu bağlamında frengi, belsoğukluğu gibi bulaşıcı
hastalıkların da tıbbi bir evlenme engeli yaratması, bireylerin evlenme hakkına
ölçüsüz bir müdahale riski doğurmaktadır. Bulaşıcı veya kalıtsal
hastalıkların tespitinin, devlet zoruyla evlenmeyi tamamen engellemek yerine,
tarafları aydınlatma, bilinçlendirme ve rıza inşa etme aracı olarak
kullanılması insan hakları standartlarına daha uygun düşecektir; zira tıbbi
müdahaleler son derece gelişmişken bu hastalıkları mutlak bir "red" sebebi
saymak modern anayasal haklarla (AY m. 20) çelişmektedir.
Evlenme başvurusu için yasanın talep ettiği bu ağır belgesel yük ve bürokratik
formaliteler yığını, aile hukukuna hâkim olan "evlenmenin kolaylaştırılması ve
teşviki" prensibiyle ciddi biçimde ters düşmektedir. Kılıçoğlu'nun
analizlerinden de yola çıkılabileceği gibi, evlilik birliğinin resmi makamlar
önünde meşru şekilde kayıt altına alınması kamu düzeni için tartışmasız elzem
olmakla birlikte, vatandaşların kurumlar arası mekik dokuyarak (nüfus
müdürlüğü, sağlık ocağı, noter) evrak toplamaya zorlanması rasyonel bir idari
işlem değildir. Bireylerin anayasal evlenme özgürlüğünü kullanırken
karşılaştıkları bu külfet, bazı sosyo-ekonomik durumlarda tarafları resmi
olmayan dini nikahlı veya sırf fiili birlikteliklere yönlendiren negatif bir
etkiye sahiptir. İdarenin evliliğe uygunluk denetimi işlevi, vatandaşın sırtına
yüklenen bir ispat ve evrak eziyetine dönüşmemelidir.
Yirmibirinci yüzyılın dijital devlet entegrasyonu (MERNİS, e-Nabız, UYAP)
dikkate alındığında, TMK m. 136'nın statik ve kâğıda dayalı "belge verme
zorunluluğu" tamamen demode olmuştur. Evlendirme memurlarının günümüzde kişinin
kimlik bilgilerini, önceki evliliğinin sona erip ermediğini, yaşını, kısıtlılık
durumunu ve nüfus sicilindeki diğer medeni hallerini TC Kimlik Numarası
üzerinden tek bir tuşla saniyeler içinde doğrulayabildiği bir teknolojik
sistemde; vatandaşın fiziksel "nüfus kayıt örneği" veya "boşanma ilamı"
fotokopisi getirmeye icbar edilmesi bürokratik bir anakronizmdir. Sağlık
kurulu raporlarının dahi e-Devlet veya e-Nabız sistemine doğrudan dijital veri
olarak düştüğü bu mevcut yapıda, kanun koyucunun şekilci belge ibrazı kuralını
çağın gereklerine göre ilga ederek, tam dijital elektronik başvuru ve memurun
sistem üzerinden re'sen güvenli sorgulama yapacağı modern bir "veri kontrol"
rejimine geçmesi Türk Aile Hukuku için kaçınılmaz ve acil bir reform
ihtiyacıdır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
- Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 136'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
- Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 100.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 136. madde metnine dayanır.
Görüş: Belge yükünün e-Devlet entegrasyonuyla azaltılması; sağlık raporunun yalnızca akıl hastalığı kapsamında dar tutulması ve yabancı uyruklular için apostil gereklilikleri konusunda tutarlı bir pratik rehber oluşturulması gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.