Türk Medeni Kanunu (TMK)

TMK Madde 140

Aile Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

2. Evlenmenin yapılamaması


Madde 140 - Evlenme k oşull arını n bulunmadığının anlaşılması veya belgelerin verilmesinden başlayarak altı ayın geçmesi hâlinde, evlendirme memuru evlenme törenini yapamaz.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Sistematik

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun İkinci Kitap Aile Hukuku, Birinci Kısım Evlilik Hukuku altında "Evlenme töreni ve tescil" bölümünde yer alan "Evlenme izni" başlıklı 139. madde ve "Evlenmenin yapılamaması" başlıklı 140. madde, evlenme başvurusunun olumlu sonuçlanmasından evlenme töreninin icrasına kadar geçen süreci idari ve kazaî boyutuyla düzenlemektedir. Mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 101. ve 102. maddelerinden esinlenerek kaleme alınan bu hükümlerin temelindeki ratio legis, idari denetimden başarıyla geçen evlenme iradesinin hayata geçirilmesi için taraflara coğrafi bir esneklik ve makul bir zaman dilimi sunmak; ancak aynı zamanda kişilerin medeni hallerinde veya sağlık durumlarında meydana gelebilecek anlık değişikliklerin (örneğin akıl hastalığı başlangıcı veya sonradan doğan bir evlenme engeli) kamu düzenini bozmasını engellemek amacıyla bu süreci altı aylık kesin bir zaman sınırı ile çerçevelemektir.

TMK m. 139 ile ihdas edilen "evlenme izni belgesi", evlendirme memurunun TMK m. 134'teki katı "yerleşim yeri" yetki kuralını esneterek, hukuka uygunluğu tescil edilmiş bir başvuru dosyasının Türkiye'nin her yerindeki veya yurt dışındaki temsilciliklerdeki evlendirme makamları nezdinde geçerli olmasını sağlayan seyyar bir idari yetki belgesidir. Buna karşılık TMK m. 140, evlenme töreninin yapılamayacağı hâlleri düzenleyerek, evlenme koşullarının sonradan ortadan kalktığının anlaşılması veya belgelerin verilmesinin üzerinden altı aylık sürenin geçmesi durumunda evlendirme memuruna nikâhı kıymaktan kaçınma yönünde emredici bir yasak (negatif yükümlülük) getirmekte ve sistemin hukuki güvenliğini sağlamaktadır.

2. Kavramlar

Evlenme koşullarının tespiti Evlendirme memurunun, TMK m. 137 uyarınca yaptığı evrak ve esasa ilişkin denetim sonucunda, evlenecek kişilerin yaş, ayırt etme gücü, yasal temsilci rızası ve evlenme engellerinin bulunmaması gibi maddi ve şekli tüm kanuni şartları taşıdıklarını saptayarak işlemi idari yönden onaylamasıdır. Bu tespit, tarafların evlenmeye ehil olduklarını teyit eden kurucu idari işlemin ilk adımıdır ve bu aşamadan sonra evlendirme memurunun keyfi olarak işlemi sürüncemede bırakma veya nikâhı kıymaktan kaçınma takdiri ortadan kalkar. Evlenme akdinin kurulması için tarafların yetkili makam önünde karşılıklı irade beyanında bulunmaları şartı, ancak memurun bu hukuki uygunluk tespitini yapmasından sonra ifa edilebilir bir aşamaya gelir.

Mahkemece kaldırılan ret kararı Evlendirme memurunun başvuruyu haksız yere veya eksik incelemeyle reddetmesi üzerine, evlenecek taraflardan birinin TMK m. 138 kapsamında itiraz yoluna başvurması ve aile mahkemesinin bu idari ret kararını kazaî bir kararla iptal etmesidir. Mahkemenin "ret kararını kaldırması", idari işlemin yerine geçen bozucu yenilik doğuran bir hüküm niteliğinde olup; memur, bu kesinleşmiş kazaî hüküm karşısında bağlı yetki içine girerek evlenme iznini veya gününü vermekle mutlak surette yükümlü hâle gelir. Yargı kararının idareyi doğrudan bağlaması ilkesi uyarınca, memur başkaca bir idari bahane üretemez.

Evlenme gün ve saatinin bildirilmesi Tarafların evlenme akdini, başvuruyu yaptıkları kendi yerleşim yerlerindeki evlendirme dairesinde gerçekleştirmek istemeleri durumunda, evlenme koşullarını haiz olduklarının saptanması üzerine memurlukça kendilerine tören için verilen resmi randevudur. Bu bildirim, idari bir planlama faaliyeti olmasının ötesinde, aleniyet ilkesi gereği törenin açık ve şeffaf bir biçimde, tanıkların da hazır bulunabileceği bir zaman diliminde icra edilmesini organize eden usuli bir işlemdir. Evlenme gün ve saatinin belirlenmesiyle, Borçlar Hukuku anlamındaki icap ve kabulün resmiyete döküleceği meclisin mekân ve zaman unsurları tayin edilmiş olur.

Evlenme izni belgesi Evlenme koşullarını tam olarak taşıdıkları tespit edilen tarafların, kendi yerleşim yerleri dışındaki başka bir il, ilçe veya ülkedeki (konsolosluk) yetkili makam önünde evlenebilmeleri için, kendi talepleri üzerine verilen onaylı resmi evraktır. Bu belge, başvuru aşamasındaki evrak toplama (sağlık raporu, nüfus kaydı vs.) eziyetini tek bir resmi onayda birleştirerek, işlemi yapacak olan yeni memurun bu belgeleri baştan inceleme külfetini ortadan kaldırır. Hukuki niteliği itibarıyla, bir idari makamın diğerine yazdığı ve "bu kişilerin evlenmesinde kanuni bir engel yoktur, nikâhı kıyabilirsiniz" anlamı taşıyan bağlayıcı bir yetki devri tezkeresidir.

6 aylık geçerlilik ve evlenmenin yapılamaması (m. 140) Evlenme izni belgesinin verildiği veya evlenme belgelerinin idareye sunulduğu tarihten itibaren işlemeye başlayan ve altı ay dolduğunda evlenme dosyası ile iznin hukuki değerini sıfırlayan kesin, emredici ve hak düşürücü bir süredir. TMK m. 140 hükmü uyarınca, bu sürenin geçmesiyle birlikte evlendirme memurunun evlenme törenini icra etme yetkisi kanunen düşer; nitekim kişilerin sağlık durumlarında, medeni hâllerinde veya fiil ehliyetlerinde bu altı ay içinde köklü değişiklikler yaşanmış olma ihtimali kamu düzeni açısından çok yüksektir. Şayet altı aylık süre geçirildiyse veya süre dolmadan tarafların evlenme engeline (örneğin akıl hastalığına veya gaipliğe) düştüğü anlaşılırsa memur evlenme törenini yapamaz; aksine bir işlem mutlak butlan veya iptal sebebi yaratır.

3. Sistematik İlişkiler

  • TMK m. 134-138 (Başvuru makamının yetkisi, belgelerin sunulması, incelenmesi ve reddi aşamaları, m. 139'daki izin mekanizmasının doğrudan ön koşullarıdır)
  • TMK m. 141 vd. (Evlenme töreninin şekli, tanıkların mevcudiyeti ve tören yeri, evlenme izni belgesinin ibrazıyla icra edilecek asıl kurucu işlemlerdir)
  • Evlendirme Yönetmeliği m. 42 (Hazırlanan evlenme dosyasının ve evlenme ehliyet belgesinin 6 aylık geçerlilik süresinin dolmasıyla dosyanın tamamen iptal edileceğine dair alt idari düzenleme)
  • HMK m. 382 (Evlenme başvurusunun reddine ilişkin mahkemeye yapılan itirazların, kural olarak çekişmesiz yargı usulünde incelenerek ret kararının kaldırılması prosedürü)

4. Yargıtay İçtihadı

scraper'dan karar yok, ileride güncelle

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Kadıköy'de ikamet eden ve evlenme başvurularını TMK m. 134 uyarınca kendi yerleşim yerlerindeki Kadıköy Evlendirme Memurluğu'na yapan çift, düğün törenlerini Bodrum'da organize etmek istemektedir. Kadıköy memurluğu evrak incelemesini tamamlayıp koşulların varlığını tespit ettikten sonra, çiftin talebi üzerine TMK m. 139 gereği onlara bir "evlenme izni belgesi" vermiştir. Çift bu belgeyi alarak altı ay içerisinde Bodrum Belediyesi Evlendirme Memurluğu'na başvurmuş; Bodrum'daki memur, çiftin yerleşim yeri kendi bölgesi olmamasına ve evrakları (sağlık raporu vb.) baştan incelememesine rağmen, ibraz edilen bu geçerli izin belgesine dayanarak nikâh akdini hukuka uygun biçimde icra etmiştir. Bu durum, yasa koyucunun idari şekilcilik ile coğrafi seyahat özgürlüğü arasında kurduğu işlevsel dengenin klasik bir yansımasıdır.

Olay 2: Nişanlı çift, evlenme başvurularını yaparak sağlık raporu ve diğer belgelerini 1 Ocak 2024 tarihinde evlendirme memurluğuna eksiksiz teslim etmiş ve dosyaları onaylanmıştır. Ancak ailevi bir sağlık problemi (ağır hastalık) nedeniyle düğünlerini ertelemek zorunda kalmışlar ve evlendirme memuruna 15 Temmuz 2024 tarihinde giderek törenin yapılmasını talep etmişlerdir. TMK m. 140'ın emredici lafzı uyarınca, belgelerin verilmesinin üzerinden altı aylık katı süre geçmiş olduğundan, memurun bu dosyaya dayanarak evlenme törenini icra etmesi kanunen yasaktır. Çiftin, sağlık raporlarını ve diğer resmi belgelerini güncelleyerek (zira geçen sürede bulaşıcı bir hastalık veya ehliyet kaybı meydana gelmiş olabilir) süreci sıfırdan başlatması ve yeni bir başvuru dosyası açması hukuki bir zorunluluktur.

6. Pratik Notlar

  • İzin belgesinin alınması zorunlu mu yoksa isteğe bağlı mı sorusunun cevabı, törenin nerede yapılacağına bağlıdır; şayet taraflar başvuruyu yaptıkları memurlukta evleneceklerse izin belgesi almaları gereksizdir, sadece gün ve saat alınır. Ancak farklı bir yargı/idari çevrede evlenilecekse bu belge matbu olarak talep edilmek zorundadır.
  • Törenin farklı bir evlendirme memurluğunda yapılabilmesi, düğün turizmi ve farklı illerde yaşayan geniş ailelerin organizasyonları açısından eşlere devasa bir pratik esneklik sağlamakta olup, yetki yönünden doğabilecek mutlak butlan iddialarını evlenme izni belgesiyle bertaraf etmektedir.
  • 6 aylık sürenin hesabı, Evlendirme Yönetmeliği m. 42 uyarınca evlenme ehliyet belgesinin düzenlenme (veya dosyaya teslim) tarihinden itibaren başlar; süre Borçlar Hukuku genel hükümlerine kıyasen hesaplanır ve son güne denk gelen bir tören hukuken geçerli sayılır.
  • İzin belgesi olmadan da günü belirlenen evlenme modelinin işleyişinde, dosyayı hazırlayan memur, tarafların rızalarını tören günü bizzat alıp evlenme kütüğüne (siciline) işler ve idari onay ile sözleşmesel kurucu irade aynı dairesel bütünlük içinde tamamlanmış olur.
  • e-Devlet entegrasyonuyla izin belgesinin dijital olarak iletilmesi altyapısı mevcuttur; NVİ (Nüfus ve Vatandaşlık İşleri) MERNİS sistemi üzerinden onaylanan bir başvuru, karekodlu evlenme izni belgesi şeklinde üretilerek Türkiye'deki tüm memurlukların sistem ekranından eşzamanlı ve anlık olarak teyit edilebilmektedir.

7. Eleştirel Değerlendirme

TMK m. 140'ta düzenlenen altı aylık kesin hak düşürücü sürenin, günümüz düğün ve organizasyon sektörünün gerçeklikleriyle ne derece örtüştüğü ciddi bir sosyolojik ve hukuki tartışma konusudur. Modern toplumlarda düğün mekânlarının kiralanması, organizasyon takvimleri ve ekonomik hazırlıklar genellikle bir yılı aşan süreler gerektirmektedir. Kanun koyucunun evlenme engellerini (özellikle kan testlerine dayalı bulaşıcı hastalık taramaları ve akıl sağlığı durumunu) güncel tutma yönündeki kamu düzeni refleksi haklı olmakla birlikte; her ertelemede kişileri yeniden devlet hastanelerine yollayıp sil baştan harç ve evrak külfetine sokmak, evlenmeyi zorlaştıran bürokratik bir bariyere dönüşmektedir. Sürenin en azından sağlık kurulundan alınacak basit bir "durumda değişiklik yoktur" teyidi ile idari olarak uzatılabilmesine (örneğin ek bir altı ay daha) olanak tanıyan esnek bir mekanizmanın yasaya dâhil edilmesi isabetli olacaktır.

Herhangi bir evlendirme memurunun önünde evlenilebilmesine olanak tanıyan evlenme izni belgesinin, dijital devlet çağı olan yirmi birinci yüzyıldaki hukuki mahiyeti ve gerekliliği baştan aşağı sorgulanmalıdır. Zira, vatandaşların tüm medeni hâl, kısıtlılık, yaş ve sağlık verileri (e-Nabız) merkezi sistemlerde saniyeler içinde görüntülenebilmektedir. Kişinin yerleşim yeri memurluğuna gidip "izin belgesi" adı altında fiziki mühürlü bir kâğıt alarak bunu başka bir ildeki memura elden teslim etmesi, 1920'lerin ZGB ruhundan kalma ağır bir anakronizmdir. Kılıçoğlu'nun çağdaş yorumlarından da beslenerek ifade etmek gerekirse; Türkiye'nin herhangi bir yerindeki evlendirme dairesine giden kişinin sistemde "evlenmeye ehildir" şerhini e-Devlet üzerinden göstermesinin törenin yapılması için kâfi görülmesi, yasanın m. 139'daki bürokratik vesayetini ortadan kaldırarak temel bir hak olan evlenme hakkının kullanımını çağdaşlaştıracaktır.

Son olarak, evlenme izni belgesinin uluslararası boyutta, özellikle Türk konsoloslukları nezdindeki uygulanabilirliği pratik zorluklar barındırmaktadır. Türkiye'de hazırlanan evraklar sonucu alınan bir izin belgesiyle, örneğin Almanya'daki Türk başkonsolosluğunda evlenmek isteyen vatandaşlar, diplomatik yazışma usulleri ve posta gecikmeleri sebebiyle altı aylık süreyi (TMK m. 140) çoğu zaman sınırda yakalamakta veya kaçırmaktadırlar. Dahası, yabancı bir devlet makamı önünde evlenilmek istendiğinde bu belgenin salt bir "izin" değil, uluslararası geçerliliği olan apostilli bir "evlenme ehliyet belgesi" (Ehefähigkeitszeugnis) formatına dönüştürülmesi gereği, TMK m. 139'un lafzi sınırlarını zorlamaktadır. Dolayısıyla, kanunun bu izin belgesini sadece iç hukukta bir yetki devri değil, milletlerarası özel hukukta da vatandaşın ehliyetini tasdik eden evrensel bir statü belgesi olarak daha güçlü ve entegre bir terminolojiyle yeniden kurgulaması şarttır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
  • Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 140'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
  • Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
  • Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 102.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 140. madde metnine dayanır.

Görüş: Evlendirme memurunun 6 ay sonra törenin yapılamayacağına ilişkin durumu taraflara önceden hatırlatması; koşulların sonradan ortaya çıkmasında memurun süratle başvuru yenilenmesi için rehberlik etmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir.

Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.