1. Sistematik
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun İkinci Kitap Aile Hukuku bölümünde, boşanma
davası usulünün temel taşlarını oluşturan 167, 168 ve 169. maddeler, mehaz
İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 116, 117 ve 137. maddelerine dayanmaktadır. Bu
üç temel maddenin ratio legis'i, davacı tarafa evliliği tamamen bitirme veya
belirli bir süre askıya alma konusunda bir seçim serbestisi sunmak (m. 167)
yetkili mahkemeyi eşlerin yaşam merkezlerine yakın tutarak adalete erişimi
kolaylaştırmak (m. 168) ve uzun sürebilecek çekişmeli dava süresince eşlerin
ve çocukların barınma, geçim gibi temel ihtiyaçlarını acil koruma altına
almaktır (m. 169). Kanun koyucu, bu üçlü yapı ile dava öncesi tercihi, dava
yerini ve dava sırasındaki fiili durumu entegre bir koruma şemsiyesi altına
almıştır.
Türk hukuk sisteminde "ayrılık", evlilik bağını hukuken ortadan kaldırmadan
eşlere ortak yaşamdan uzaklaşma ve evliliği gözden geçirme fırsatı tanıyan bir
kurumdur. Ancak boşanma ile ayrılık arasındaki bu ikili sistemde, Türkiye'deki
sosyolojik gerçeklikler, uyuşmazlıkların derinliği ve onarım ihtimalinin
zayıflığı nedeniyle ayrılık davası açma veya mahkemelerin boşanma yerine
ayrılığa hükmetme oranı pratikte son derece düşüktür.
2. Kavramlar
Boşanma veya ayrılık seçeneği (m. 167)
Boşanma davası açmaya hakkı olan eşin, evlilik birliğini kesin olarak sona
erdirmek yerine, dilerse sadece ortak yaşama ara verilmesini sağlayan ayrılık
kararı talep edebilmesi hakkıdır. Kanun, davacıya bu hususta bir seçim hakkı
tanımış olup; yalnızca ayrılığa ilişkin dava açılmışsa mahkemenin re'sen
boşanmaya karar veremeyeceğini, ancak boşanma davası açılmışsa ortak hayatın
yeniden kurulma olasılığının varlığı halinde hâkimin boşanma yerine ayrılığa
hükmedebileceğini öngörmüştür.
Ayrılık kurumu
Eşlerin evlilik bağını (statüsünü) hukuken muhafaza ettikleri ancak bir ila üç
yıl arasında değişen belirli bir süre boyunca mahkeme kararıyla birlikte yaşama
yükümlülüğünden muaf tutuldukları hukuki kurumdur. Bu kurum, eşlere çatışmalı
ortamdan uzaklaşarak evliliği kurtarma ve düşünme payı verme amacı güder. Süre
sonunda barışma sağlanamazsa eşler yeniden boşanma davası açabilirler.
Yetkili mahkeme (m. 168)
Boşanma veya ayrılık davasının coğrafi olarak hangi yerdeki mahkemede
açılacağını belirleyen, davacıya iki farklı alternatif sunan yer yönünden yetki
kuralıdır. Davacı, davasını kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri
mahkemesinde açabileceği gibi, davadan önce son defa altı aydan beri birlikte
oturdukları yer mahkemesinde de açma hakkına sahiptir. Bu kural, kamu düzenine
ilişkin kesin bir yetki kuralı olmayıp ilk itiraz mahiyetindedir.
Aile mahkemesinin münhasır yetkisi
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair
Kanun uyarınca, TMK'nın İkinci Kitabından kaynaklanan boşanma ve ayrılık
davalarının genel mahkemelerde (Asliye Hukuk) değil, ihtisaslaşmış özel
mahkemeler olan Aile Mahkemelerinde görülmesi kuralıdır. Aile mahkemesi
bulunmayan yerlerde ise bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemeleri bu davalara
bakmakla görevlidir.
Geçici önlemler (m. 169)
Boşanma veya ayrılık davası açılmasıyla birlikte, davanın devamı süresince
eşlerin barınması, geçimi, mallarının yönetimi ve çocukların bakım ile
korunmasına ilişkin olarak hâkimin herhangi bir talep beklemeksizin
kendiliğinden (re'sen) aldığı tedbirlerdir. Bu önlemler, tarafların davadaki
kusur durumuna bakılmaksızın ve davanın en başında derhal uygulanması gereken,
zayıf tarafı ekonomik ve sosyal yönden destekleyen koruyucu kararlardır.
3. Sistematik İlişkiler
- TMK m. 166 (boşanma sebepleri — m. 167'deki seçeneğin maddi dayanağı)
- TMK m. 170-171 (ayrılık kararı ve süresi — mahkemenin ayrılığa karar verme
yetkisi)
- TMK m. 182 (velayetin düzenlenmesi — m. 169 kapsamındaki çocukların bakımı ve
geçici velayet önlemi ile ilişki)
- TMK m. 186-188 (ortak konut — m. 169 kapsamındaki barınma tedbiri)
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanun
(uzman psikolog/pedagog raporlarının alınması)
- HMK m. 389 (ihtiyati tedbir — m. 169'un genel usul hukukundaki yapısal
paraleli)
- 6284 sayılı Kanun (müşterek konuttan uzaklaştırma gibi koruma kararları ile
m. 169 kapsamındaki aile konutunun bir eşe tahsisi tedbirlerinin koordinasyonu).
4. Yargıtay İçtihadı
"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Ankara'da beş yıl birlikte oturan çiftten erkek eş, üç ay önce ortak
konutu terk ederek İstanbul'a yerleşmiş ve yeni bir yasal ikametgâh
oluşturmuştur. TMK m. 168'in sunduğu alternatifli yetki kuralı gereği, davacı
kadın boşanma davasını kendi yerleşim yeri olan Ankara'da veya davalının yeni
yerleşim yeri olan İstanbul'da açabileceği gibi, davadan önce "son defa altı
aydan beri birlikte oturdukları" Ankara mahkemelerinde de açma hakkına sahiptir. Bu kural, eşi terk eden tarafın diğer eşi uzak bir mahkemede dava açmaya
zorlamasını engelleyen ve davacının adalete erişimini kolaylaştıran koruyucu
bir işleve sahiptir. Davalı yetkisizlik itirazında bulunsa dahi, Ankara
mahkemesi son ortak yerleşim yeri olması sıfatıyla yetkili kabul edilecektir.
Olay 2: Şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan bir boşanma davasında, davacı
kadın dilekçesinde sadece boşanma talep etmiş, nafaka veya çocukların
velayetine ilişkin açık bir talepte bulunmamıştır. TMK m. 169'un emredici ve
kamu düzenine ilişkin "re'sen önlem alma" kuralı uyarınca, aile mahkemesi
hâkimi tarafların talebini beklemeden ve o aşamada kusur durumunu araştırmadan,
müşterek çocuğun geçici velayetini anneye bırakmak ve hem anne hem çocuk lehine
uygun bir geçici tedbir nafakasına hükmetmek zorundadır. Hâkim, bu geçici
önlemleri alırken tasarruf ilkesiyle (taleple) bağlı değildir, zira ihmali
durumunda telafisi güç zararlar doğacaktır.
6. Pratik Notlar
- Ayrılık yerine boşanma talebinin tercih edilme oranı pratikte çok düşüktür;
zira eşler davanın yıpratıcı sürecinin ardından evliliğe ek bir "ayrılık
süresi" tanımak yerine doğrudan bağları koparmayı hedeflemektedir.
- Altı aylık ortak oturma şartının hesabı, davanın açıldığı tarihten geriye
doğru kesintisiz bir fiili ve hukuki birlikteliği gerektirdiğinden, geçici
tatiller veya kısa iş seyahatleri bu altı aylık süreyi kesmez.
- Geçici önlemlere karşı itiraz kurumu, HMK'daki ihtiyati tedbire itiraz
mekanizmalarına paralel olarak işler ve mahkemece genellikle dosya üzerinden
veya tensip zaptıyla hızlıca değerlendirilir.
- 6284 sayılı Kanun kapsamında aile mahkemesince verilen uzaklaştırma (şiddet)
tedbiri ile TMK m. 169 uyarınca evin kadın eşe tahsisi kararları birbiriyle
çakıştığında, kamu hukuku niteliğindeki 6284 koruma tedbirinin ivediliği ve
emrediciliği esas alınır.
- Geçici (tedbir) nafaka miktarı belirlenirken eşlerin kimin daha kusurlu
olduğu değil, tamamen o anki ekonomik ihtiyaçları, sosyal durumları ve asgari
geçim şartları dikkate alınır.
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 167'de öngörülen "ayrılık kurumu", İsviçre hukuku kökenli olmasına
rağmen Türkiye'nin sosyo-kültürel pratiğinde neredeyse hiç kullanılmayan ve
işlevsiz kalmış ölü bir kuruma dönüşmüştür. Boşanma davalarının yerel mahkeme,
istinaf ve temyiz süreçleriyle birlikte ortalama üç ila beş yıl sürebildiği bir
yargı sisteminde, mahkemenin bir de taraflara "bir ila üç yıl arası" ek bir
ayrılık süresi (TMK m. 171) vermesi, fiili ayrılığı cezalandırıcı bir
kronolojik uzunluğa taşımaktadır. Evliliğin onarılması ve düşünme payı
verilmesi amacıyla getirilen bu kurum, yargılamanın kendi doğal yavaşlığı
içinde pratiklikten uzak olduğu için, hukuk uygulayıcıları ve taraflarca bir
barışma molası olarak değil, davayı gereksiz yere uzatan usuli bir zaman kaybı
olarak görülmektedir.
TMK m. 168'de düzenlenen alternatifli yetki kuralı (eşlerden birinin yerleşim
yeri veya son altı ay birlikte oturulan yer) özünde maddi gücü zayıf olan
davacı eşi koruma amacı taşısa da, uygulamada sıklıkla "forum shopping"
(kendine avantajlı mahkeme seçimi) manipülasyonlarına kapı aralamaktadır.
Özellikle boşanma davası açmadan hemen önce sırf davayı istediği ve kendine
avantaj sağlayacağını düşündüğü şehirde açabilmek için MERNİS (nüfus) kaydını
şeklen başka bir ile taşıyan kötü niyetli eşler, karşı tarafı uzak mesafelerde
yargılamaya katılmak zorunda bırakarak usuli bir baskı aracı yaratmaktadırlar.
Her ne kadar bu kural kesin yetki kuralı olmasa ve yetki itirazına tabi tutulsa
da, yerleşim yeri (TMK m. 19) tespiti aşamasındaki ispat güçlükleri davanın
esasına girilmesini aylarca geciktirmektedir.
TMK m. 169 kapsamında hâkimin "davanın devamı süresince gerekli önlemleri
re'sen alır" kuralının lafzındaki hız ve aciliyet, ne yazık ki mahkemelerin
yoğun iş yükü altında çoğu zaman erimektedir. Kanun koyucu, barınma ve geçim
gibi hayati meselelerde hâkimin dava açılır açılmaz derhal karar vermesini
beklerken; uygulamada mahkemelerin Sosyal İnceleme Raporu (SİR) almadan veya
ekonomik durum araştırması (SED) kolluk kuvvetlerince tamamlanmadan tedbir
nafakasına veya geçici velayete hükmetmekten çekinmeleri, mağdur eşlerin
davanın ilk aylarında ciddi ekonomik krizler yaşamasına neden olmaktadır.
Devletin UYAP, TAKBİS, SGK ve banka entegrasyonlarını kullanarak tarafların
mali durumunu saniyeler içinde tespit etme imkânı varken, hala kolluk tahkikatı
sonuçlarının beklenmesi TMK m. 169'un "acil ve geçici koruma" ruhuyla açıkça
çelişen bürokratik bir hantallıktır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
- Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 169'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
- Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 116-117 137.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 169. madde metnine dayanır.
Görüş: Ayrılık kurumunun daha aktif kullanılması için farkındalık artırılması gerektiği; yetkili mahkeme çift seçeneğinin forum shopping'e yol açabileceği; geçici önlemlerin hızlı ve etkin uygulanması için dijital tebligat altyapısının güçlendirilmesi yerinde olur.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.