2. Kayın hısımlığı
Madde 18 - Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısı mları , aynı tür ve dereceden kayın hısımları olur. Kayın hısımlığı, kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz.
2. Kayın hısımlığı
Madde 18 - Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısı mları , aynı tür ve dereceden kayın hısımları olur. Kayın hısımlığı, kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz.
Akademik Değerlendirme
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Hısımlık" alt başlığı altında yer alan 18. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 21. maddesine tekabül etmektedir. Kuralın ratio legis'i, evlilik akdi ile kurulan sıhri bağın (kayın hısımlığının) niteliğini ve derecesini belirlemek; evlilik birliği herhangi bir sebeple sona erse dahi bu hukuki bağın devam edeceği ilkesini güvence altına almaktır.
2.1 Kayın hısımlığı (sıhri hısımlık) tanımı: Mülga 743 sayılı Kanun'da "sıhri hısımlık" olarak ifade edilen bu kurum, 4721 sayılı TMK ile "kayın hısımlığı" adını almıştır; eşlerden biri ile diğerinin kan hısımları arasında evlenme yoluyla karşılıklı olarak kurulan hukuki bağdır. 2.2 Tür ve derece denkliği: Bir eşin kan hısımları, diğer eşin aynı tür ve dereceden kayın hısmı kabul edilir. Örneğin; kadının annesi (1. derece üstsoy kan hısmı) kocanın da 1. derece üstsoy kayın hısmı (kayınvalidesi) olur. Benzer şekilde eşin kardeşi, diğer eşin 2. derece yansoy kayın hısmıdır. 2.3 Evliliğin sona ermesinin etkisizliği: Kayın hısımlığını kuran evlilik birliği ölüm, boşanma veya butlan kararı gibi nedenlerle sona erse bile, kazanılmış olan kayın hısımlığı statüsü ortadan kalkmaz. 2.4 Eşler arası bağ vs. kayın hısımlığı farkı: Eşler, birbirlerinin ne kan hısmı ne de kayın hısmıdır; TMK m. 18'deki tanımlama çerçevesinde eşleri birbirine karşı sıhri hısım olarak nitelendirmek hukuken mümkün değildir. Eşler arasındaki bağ sadece evlilik (eşlik) bağıdır.
scraper'dan karar yok, ileride güncelle
Kayın hısımlığının evlilik sona erdikten sonra dahi devam etmesi kuralı (TMK m. 18/2) modern aile yapılarında pratik anlamı oldukça zayıflamış bir düzenlemedir. Öğretide Dural/Öğüz ve Akıntürk/Ateş Karaman gibi yazarların sistematiğinde de ele alındığı üzere, boşanma ile eşler arasındaki her türlü hukuki ve duygusal bağ kesilirken, eşlerin aileleri (kayın hısımları) ile aralarındaki hukuki statünün devam ettirilmesi sosyolojik gerçeklikle örtüşmemektedir. Sadece belirli evlenme yasaklarını (TMK m. 129/2) korumak veya usul hukukundaki tanıklıktan çekinme müesseselerini ayakta tutmak amacıyla hısımlığın külliyen devam ettiğinin varsayılması, Sulhi Tekinay'ın yaklaşımında da eleştirilebileceği üzere katı bir fiksiyondur. Karşılaştırmalı hukukta ve modern doktrinde, evlilik bağının kopmasıyla özellikle yansoy kayın hısımlığının ortadan kalkması gerektiği, şahsi ilişkilerin bittiği noktada hukuki bağın zorla ayakta tutulmasının gereksiz bir şekilcilik olduğu savunulmaktadır. Ayrıca, Öztan'ın (Aile Hukuku) eserlerinde temas edildiği üzere, hukuk düzeninin eşleri birbirinin hısmı saymayıp eşlerin akrabalarını birbirine hısım sayması da kendi içinde kavramsal bir paradoks yaratmaktadır.
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 18. madde metnine dayanır.
Görüş: Kayın hısımlığının evlilik sonrası devam eden bağı, evlenme yasakları gibi kamu düzenini ilgilendiren konularda korunması; ancak miras, nafaka gibi alanlarda bağımsız sonuçlar doğurmaması yerinde bir denge sağlamaktadır.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.