1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun kişiler hukukuna ilişkin kitabında, "Kişiliğin
Korunması" başlığı altında yer alan ilk hüküm olan 23. madde, mehaz İsviçre
Medeni Kanunu'nun (ZGB) 27. maddesinden alınmıştır. Hükmün ratio legis'i
(amacı) kişinin hak ve fiil ehliyeti gibi kişiliğinin temel taşlarından
vazgeçmesini engellemek ve bireyi bizzat kendi fiil ve eylemlerine
(sözleşmelerine) karşı koruyarak özgürlüklerin orantılı ve insan onuruna
yaraşır bir şekilde kullanılmasını güvence altına almaktır. Bu düzenleme,
kişiliğin "içe karşı" korunması prensibinin yasal temelidir.
2. Kavramlar
2.1 Hak ehliyetinden vazgeçilemezliği: Bireyin haklara ve borçlara ehil
olabilme yeteneğinden tamamen veya kısmen vazgeçmesi mümkün değildir; zira bu
ehliyet insan olmanın doğrudan bir sonucudur.
2.2 Fiil ehliyetinden vazgeçilemezliği: Kişinin kendi iradi eylemleriyle haklar
kazanabilme ve borç altına girebilme yetkisi olan fiil ehliyetinden feragat
edilemez veya bu ehliyet sözleşmeyle tamamen devredilemez.
2.3 Özgürlüklerden vazgeçme yasağı: İkinci fıkra uyarınca, hiç kimse
özgürlüklerinden külliyen vazgeçemez. Bu, kişinin kendini adeta köleleştirecek
nitelikteki taahhütlerini kesin olarak engelleyen mutlak bir yasaktır.
2.4 Aşırı sınırlama yasağı: Özgürlüklerin hukuka veya ahlâka aykırı olarak
sınırlanması yasaktır. Kişi, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde (TBK m. 27
sınırları dâhilinde) haklarını belirli oranda sınırlayabilir; ancak bu
sınırlama ahlâka aykırı boyutlara ulaşırsa kısmi yasak devreye girer.
2.5 Biyolojik madde verme istisnası: Üçüncü fıkra, insan kökenli biyolojik
maddelerin (organ, doku vb.) alınmasını, aşılanmasını ve naklini, vericinin
"yazılı rızası" bulunması şartına bağlamıştır. Kanun koyucu, biyolojik
madde verme sözverisinde (taahhüdünde) bulunan kişinin ifaya zorlanamayacağını
ve cayması hâlinde maddi-manevi tazminat ödemekle yükümlü tutulamayacağını
emredici şekilde düzenlemiştir.
3. Sistematik İlişkiler
- TMK m. 8 (hak ehliyetinin tanımı ve genelliği).
- TMK m. 9-10 (fiil ehliyetinin kapsamı ve koşulları).
- TMK m. 24-25 (kişiliğin dışarıdan gelecek saldırılara karşı korunması ve
koruyucu davalar).
- TBK m. 27 (sözleşmenin içeriğinin kanunun emredici hükümlerine, ahlâka ve
kişilik haklarına aykırı olmaması - kesin hükümsüzlük).
- AY m. 17 (herkesin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı, vücut bütünlüğünün
dokunulmazlığı).
- 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun.
4. Yargıtay İçtihadı
scraper'dan karar yok, ileride güncelle
5. Pratik Örnek Olaylar
- Olay 1: Bir spor kulübü oyuncusu veya bir ticari şirket çalışanı,
sözleşmesinin bitiminden sonra dahi "ömür boyu sadece bu kulüpte oynayacağım/bu
şirkette çalışacağım" yahut "aynı alanda faaliyet gösteren hiçbir rakip firmada
çalışmayacağım" şeklinde bir sözleşme imzalarsa, bu anlaşma TMK m. 23 ve TBK m.
27 uyarınca ekonomik özgürlüğün aşırı sınırlanması ve bir nevi "kelepçeleme
sözleşmesi" niteliğinde olduğundan geçersiz sayılır.
- Olay 2: Bir kişi, hastanede yatan kardeşine canlı verici olarak böbreğini
vermek üzere yazılı rıza göstererek bağış taahhüdünde bulunur. Ancak ameliyat
günü korkarak rızasından dönerse; TMK m. 23/3 ve 2238 sayılı Kanun uyarınca,
hastane veya hasta kişi, organ bağışçısını bu edimini aynen ifaya (ameliyata
girmeye) zorlayamaz. Ayrıca organ bağışından cayılması sebebiyle yapılan
masraflar veya yaşanan acı için bağışçıdan hiçbir şekilde maddi veya manevi
tazminat talep edilemez.
6. Pratik Notlar
- Vazgeçme yasağının nispi ve mutlak boyutları: Hak ve fiil ehliyetinden
külliyen vazgeçme tamamen geçersizken, özgürlüklerin sınırlanması, sözleşmenin
niteliğine göre TBK m. 27 bağlamında "kısmi" ya da "mutlak" bir geçersizliğe
(hükümsüzlüğe) yol açar.
- Aşırı sınırlamanın ölçüsü (konu, süre, kapsam): Özgürlükleri kısıtlayan bir
taahhüdün aşırı olup olmadığı, sınırlamanın süresi (örneğin ömür boyu olması)
kapsamı ve kişinin hayatını idame ettirmesine bıraktığı alana göre objektif
olarak değerlendirilir.
- Kısmi geçersizlik: Aşırı kısıtlama içeren sözleşmelerde, TBK m. 27/2 uyarınca
sözleşmenin tamamı değil, yalnızca kişiliğe ve ahlâka aykırı (aşırı) kısımları
geçersiz kabul edilebilir.
- Biyolojik madde istisnasının özelliği: Rızanın varlığı kanunen ön şarttır;
ancak bu rıza, kişiyi hukuken ifa borcu altına sokmaz.
- Yazılı şekil zorunluluğu: Biyolojik madde alımı tıbbi zorunluluklar ve kanuni
şartlar haricinde mutlaka yazılı rıza ile gerçekleştirilmelidir.
- Tazminat yasağının mutlaklığı: Biyolojik madde tesliminden kaçınan kişiden
Borçlar Kanunu hükümlerine dayanılarak veya kararlaştırılmış bir cezai şart
gerekçe gösterilerek hiçbir ad altında tazminat alınamaz.
7. Eleştirel Değerlendirme
Modern dönemde, özel hukuk alanındaki en köklü tartışmalardan biri, insan
bedeninin ve kişinin mahrem alanının giderek ticarileşmesi sorunudur. Doktrinde
Dural/Öğüz ve Akıntürk/Ateş Karaman gibi yazarların sistematiği ekseninde ele
alındığı üzere; "vücut hakkı" ve "kişilik üzerinde tasarruf" olguları, kişinin
sadece kendisine karşı değil, ekonomik zorlamalara karşı da korunması
ihtiyacını doğurmaktadır. Günümüzde özellikle sosyal medya platformlarındaki
"influencer" veya içerik üreticisi sözleşmelerinde yer alan; kişinin tüm
gününü, ev hayatını, ailesiyle geçirdiği vakti canlı yayınlama yükümlülüğü veya
vücut görünümüne ilişkin katı fiziksel şartları koruma zorunluluğu öngören
anlaşmalar, TMK m. 23/2 bağlamında "aşırı sınırlama" riskini barındırmaktadır.
Bu tür uzun vadeli veya kişiyi ekonomik ve psikolojik tahakküm altına sokan
"kelepçeleme sözleşmeleri", modern hukukun sınırlarını test etmekte ve
irade özerkliği ile kişilik haklarının devredilmezliği arasındaki dengeyi
bulmada yargı makamlarına önemli bir rol yüklemektedir. Rekabet
yasağı içeren sözleşmeler de benzer şekilde kişinin mesleki ve iktisadi hareket
alanını tamamen yok edici boyutlara ulaştığında ahlâka aykırı sınırlama kabul
edilerek TMK m. 23'ün koruma kalkanına çarpmaktadır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
- Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 23'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
- Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 27.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 23. madde metnine dayanır.
Görüş: TMK m. 23'ün vazgeçme yasağının ve aşırı sınırlama yasağının dijital çağda influencer sözleşmeleri, rekabet yasağı klozları ve uzun süreli özel hayat paylaşım yükümlülükleri karşısında ölçülülük testiyle güçlendirilmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.