Türk Medeni Kanunu (TMK)

TMK Madde 66

Kişiler Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

2. Çıkma ile


Madde 66 - Hiç kimse, dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Her üye (...) 8 yazılı olarak bildirmek kaydıyla, dernekten çıkma hakkına sahiptir. 3. Çıkarılma ile Ma dde 6 7 - Tüzükte üyelerin çıkarılma sebepleri gösterilebilir. Tüzükte çıkarma sebepleri gösterilmişse, çıkarma kararına bu sebeplerin haklı sayılamayacağı iddiası yla itiraz edilemez. Tüzükte çıkarma düzenlenmemişse üye, ancak haklı sebeple çıkarılabilir. Bu çıka rma k ararına, haklı sebep bulunmadığı ileri sürülerek itiraz edilebilir.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Sistematik

Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" kısmının "Dernekler" bölümünde, "Üyeliğin sona ermesi" alt başlığı altında yer alan 66. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 70. maddesinin birinci fıkrasından mehaz alınmıştır. Hükmün ratio legis'i (amacı) Anayasa ile güvence altına alınan negatif örgütlenme özgürlüğünün üye boyutunu düzenlemek ve kişinin hiçbir sivil toplum örgütünde iradesi hilafına tutulamayacağını mutlak bir kural olarak tesis etmektir. Dernekler, kişilerin serbest iradeleriyle bir araya geldikleri topluluklar olduğundan, bu toplulukta kalma iradesinin de sürekli ve kesintisiz olması yasa koyucu tarafından aranmış, bu iradenin ortadan kalktığı an itibarıyla hukuki bağın da zorlamasız bir şekilde koparılması güvence altına alınmıştır.

TMK m. 66 hükmü, aslında TMK m. 63'te düzenlenen "hiç kimse bir derneğe üye olmaya zorlanamaz" şeklindeki giriş serbestisinin (gönüllülük ilkesinin) mantıksal ve zorunlu bir uzantısıdır. Kişinin derneğe üye olmama hakkı ne denli temel bir hak ise, üye olduğu bir dernekten dilediği an çıkma (istifa) hakkı da o denli devredilmez ve vazgeçilmez bir haktır. Anayasa'nın 33. maddesinde açıkça vurgulanan "hiç kimse dernekte üye kalmaya zorlanamaz" ilkesi, özel hukuk alanında TMK m. 66 ile somutlaşmış ve bu hakkın kullanımının önündeki her türlü idari, tüzüksel veya sözleşmesel engelin baştan itibaren geçersiz olduğu sisteme yerleştirilmiştir.

2. Kavramlar

2.1 Çıkma (istifa) hakkı: Üyenin dernekteki üyeliğini sona erdirmek amacıyla yönelttiği tek taraflı, irade beyanı niteliğinde ve karşı tarafın kabulünü gerektirmeyen bozucu yenilik doğuran bir haktır. Bu hak kullanıldığı anda, üye ile dernek arasındaki hukuki statü yönetim kurulunun onayına veya herhangi bir dernek organının iznine tabi olmaksızın sona erer. Dernek yönetiminin bu istifayı işleme almaması veya reddetmesi hukuken hiçbir değer taşımaz ve üyeliğin devam ettiği sonucunu doğurmaz.

2.2 Yazılı şekil: Çıkma iradesinin hukuken geçerli olabilmesi ve ispatlanabilirliğinin sağlanması amacıyla TMK m. 66 tarafından emredici olarak öngörülen geçerlilik şeklidir. Üyenin sadece sözlü olarak dernekten ayrıldığını beyan etmesi veya fiilen dernek faaliyetlerine katılmayı bırakması (örneğin toplantılara gelmemesi ve aidat ödememesi) çıkma hakkının kullanıldığı anlamına gelmez. Yazılılık şartı, dernek kayıtlarının düzenli tutulması ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bitişinin kesin bir tarihle sınırlandırılabilmesi açısından vazgeçilmezdir.

2.3 Çıkma hakkından feragatin yasaklığı: Dernek tüzüğüne veya üyelik giriş beyannamesine konulan "üye en az 10 yıl dernekten ayrılamaz" veya "çıkma hakkından feragat edilmiştir" şeklindeki kısıtlayıcı hükümlerin hukuken geçersiz olmasıdır. TMK m. 23/2 uyarınca hiç kimse özgürlüklerinden vazgeçemeyeceği ve onları hukuka veya ahlaka aykırı olarak sınırlayamayacağı için, anayasal temeli olan çıkma hakkını ortadan kaldıran her türlü ön anlaşma mutlak butlanla batıldır.

2.4 Çıkmanın hüküm anı: Yazılı istifa beyanının dernek tüzel kişiliğine (yetkili organlarına veya dernek merkezine) ulaştığı anda çıkma işleminin hukuki sonuçlarını doğurmasıdır. Doktrinde bazı eski yaklaşımlar yönetim kurulunun defterden silme (tespit) kararını arasa da, modern hukukta ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen temel kural, çıkma iradesinin "ulaşma" (varma) teorisine tabi olduğudur. Yazılı beyan derneğin hakimiyet alanına girdiği saniye üyelik bağı kesilir.

2.5 Mali yükümlülüklerin devamı: Üyenin dernekten ayrılmasıyla birlikte üyeliğe sıkı sıkıya bağlı şahsi hak ve borçları sona erse de, çıkma iradesinin ulaştığı anına kadar tahakkuk etmiş olan aidat ve sair mali borçlarının Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) genel kuralları çerçevesinde devam etmesidir. Çıkma hakkının kullanılması geçmişe etkili (makable şamil) olmadığından, üye dernekte kaldığı döneme ait birikmiş borçlarını ifa etmekle yükümlüdür ve dernek bu borçlar için icra takibi yapabilir.

2.6 TMK m. 65 ile farkı: TMK m. 65'te düzenlenen kendiliğinden sona erme, üyenin fiil ehliyetini yitirmesi veya tüzükte aranan ikametgah/meslek gibi objektif (nesnel) bir niteliği kaybetmesiyle otomatik gerçekleşir. Buna karşılık TMK m. 66'daki çıkma hakkı, tamamen üyenin sübjektif (öznel) iradesine dayalıdır ve herhangi bir nitelik kaybı şartı aranmaksızın her an, salt yazılı bir beyanla kullanılabilen bir iradi serbestidir.

3. Sistematik İlişkiler

  • TMK m. 63 (Hiç kimsenin derneğe üye olmaya zorlanamayacağı ve dernek özerkliği).
  • TMK m. 65 (Üyelik niteliklerinin yitirilmesiyle üyeliğin kendiliğinden sona ermesi).
  • TMK m. 67 (Tüzükte öngörülen sebeplerle veya haklı sebeple dernek iradesiyle çıkarılma/ihraç süreci).
  • TMK m. 23 (Kişiliğin korunması kapsamında özgürlüklerden vazgeçme yasağı).
  • AY m. 33 (Dernek kurma, üye olma ve üyelikten çıkma hürriyetinin anayasal çerçevesi).
  • AİHS m. 11 (Toplanma ve örgütlenme özgürlüğü ile AİHM'in Young, James and Webster içtihadı bağlamında negatif boyut koruması).

4. Yargıtay İçtihadı

"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Bir mesleki dayanışma derneğinin tüzüğüne, dernek projelerinin uzun vadeli finansmanı gerekçe gösterilerek "Üyeliğe kabul edilenler en az 5 yıl boyunca dernekten istifa edemezler" şeklinde bir şart konulmuştur. Üyelerden biri 2. yılında yazılı olarak istifa dilekçesi sunmuş, ancak yönetim kurulu tüzük hükmünü gerekçe göstererek istifayı reddetmiş ve aidat işletmeye devam etmiştir. Hukuki Analiz: TMK m. 66 hükmü, "hiç kimse dernekte üye kalmaya zorlanamaz" diyerek çıkma hakkını emredici bir kurala bağlamıştır. Tüzükte yer alan ve üyeyi belirli bir süre dernekte kalmaya zorlayan (veya istifayı süreye bağlayan) bu tür sınırlamalar, TMK m. 23/2'deki "özgürlüklerden vazgeçilemez" kuralına açıkça aykırıdır. Bu nedenle söz konusu tüzük hükmü kesin hükümsüzdür (mutlak butlanla batıldır). Üyenin yazılı istifa dilekçesi derneğe ulaştığı anda, bozucu yenilik doğuran bir hak olarak derhal hüküm ve sonuç doğurur. Yönetim kurulunun bu dilekçeyi reddetme yetkisi hukuken mevcut olmadığından, üyenin aidat yükümlülüğü dilekçenin ulaştığı gün itibarıyla kesin olarak sona ermiştir ve sonraki aidatları ödemekle yükümlü değildir.

Olay 2: Sosyal bir derneğin üyesi, yönetim kuruluyla yaşadığı fikir ayrılığı nedeniyle noter aracılığıyla derneğe yazılı istifanamesini göndermiştir. İstifa derneğe ulaştıktan bir hafta sonra yönetim kurulu toplanarak, bu kişinin "dernek itibarını zedeleyici davranışları" nedeniyle tüzük uyarınca dernekten ihraç edilmesine karar vermiş ve bunu tüm üyelere ilan etmiştir. Hukuki Analiz: Çıkma hakkı tek taraflı irade beyanı niteliğinde olup, yazılı beyanın derneğe ulaşmasıyla birlikte üyelik statüsü derhal ve geçmişe etkili olmaksızın ortadan kalkar. İstifanın derneğe ulaştığı andan itibaren bu kişi hukuken dernek üyesi sıfatını taşımamaktadır. Dernek yönetim kurulunun, artık üye olmayan ve bağını koparmış bir kişi hakkında TMK m. 67 kapsamında bir "çıkarılma (ihraç)" disiplin kararı alması hukuken imkânsızdır ve bu karar yok hükmündedir. Üstelik kendi isteğiyle istifa etmiş bir kişinin, dernekten onur kırıcı bir gerekçeyle "ihraç edilmiş" gibi diğer üyelere ilan edilmesi, o kişinin şeref ve haysiyetine açık bir saldırı teşkil eder. İlgili kişi, TMK m. 24 uyarınca kişilik haklarının ihlali nedeniyle dernek tüzel kişiliğine karşı manevi tazminat davası açabileceği gibi, ihraç kararının yokluğunun tespitini de talep edebilir.

6. Pratik Notlar

  • Yazılı şeklin elektronik imzayla sağlanabilmesi: TMK m. 66'nın aradığı yazılı şekil şartı, günümüzde 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında güvenli e-imza ile veya Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) üzerinden derneğe gönderilen bildirimlerle geçerli biçimde yerine getirilebilir.
  • Bildirim formunun muhatabı: İstifa (çıkma) bildirimi bizzat dernek tüzel kişiliğine yöneltilmesi gereken bir beyan olduğundan, beyanın dernek başkanına, yönetim kuruluna veya dernek evrak kaydına teslim edilmesi hukuki sonucun doğması (ulaşma teorisi) için yeterlidir.
  • Çıkma anının hukuki etkileri: İstifa beyanı derneğe ulaştığı saniye kişi üyelik sıfatını yitirdiğinden, derneğin genel kurullarında oy kullanma hakkı ile varsa yönetim veya denetim kurulu gibi organlardaki üyelikleri de otomatik olarak düşer.
  • Aidat ve sair mali yükümlülükler: Dernekten çıkma hakkının kullanılması bir ibra (aklanma) sağlamaz; üye, çıkma iradesinin derneğe ulaştığı tarihe kadar tahakkuk etmiş olan geçmiş dönem aidatlarını ödemek zorundadır.
  • Tekrar üye olabilme durumu: Çıkma hakkını kullanarak ayrılan bir üye, tüzükte ayrılanların bir daha alınmayacağına dair özel ve geçerli bir yasak yoksa, TMK m. 64 uyarınca şartları taşıyorsa yeniden üyelik başvurusunda bulunarak eski derneğine dönebilir.
  • Özel kanun rejimleri: Siyasi partilerde ve sendikalarda üyelikten çıkma (çekilme) süreçleri e-Devlet üzerinden yürütülen kendi özel kanun rejimlerine tabiyken, Türk Medeni Kanunu'na tabi klasik derneklerde bildirimlerin doğrudan derneğe yapılması esastır.

7. Eleştirel Değerlendirme

TMK m. 66'da formüle edilen dernekten çıkma hakkının mutlak ve vazgeçilmez niteliği, Dural/Öğüz ve Özsunay (Tüzel Kişiler) sistematiğinde de vurgulandığı üzere, negatif dernek özgürlüğünün en güçlü sivil hukuk yansımasıdır. Anayasa m. 33 ve AİHS m. 11 ile güvence altına alınan örgütlenme hürriyeti, bireyin bir topluluğa katılma serbestisi kadar o toplulukta kalmama, ideolojik veya sosyal aidiyetini dilediği an sonlandırma hakkını da kapsar. Bu yönüyle TMK m. 66, sadece tüzel kişiler hukukunun teknik bir normu değil, aynı zamanda totaliter, sömürücü veya baskıcı gruplaşmalara karşı birey özerkliğini koruyan emredici bir insan hakları teminatıdır.

Doktrinde Akyol'un hakkın kullanılması ve dürüstlük kuralı bağlamındaki incelemeleri ışığında, dernek tüzükleriyle çıkma hakkına getirilen dolaylı kısıtlamaların yargısal denetimi büyük önem taşımaktadır. Doğrudan istifayı yasaklayan tüzük hükümleri TMK m. 23 çerçevesinde rahatça iptal edilebilse de, uygulamada çıkma hakkını fiilen kullanılamaz hale getiren gizli engeller (örneğin; çıkış anında derneğe fahiş bir "ayrılma tazminatı" ödenmesi, yüklü bir bağış zorunluluğu getirilmesi veya çıkışın yönetim kurulu ibra ve onayına bağlanması) karşımıza çıkabilmektedir. Özgürlüğü caydırıcı nitelikteki bu tür tüzük kurallarının veya ağır mali yaptırımların mutlak butlanla sakat kabul edilmesi, TMK m. 66'nın özgürlükçü ruhuna uygun yegâne dogmatik yaklaşımdır.

Modern sivil toplum dinamikleri ve dijitalleşme süreci bağlamında değerlendirildiğinde, TMK m. 66'daki "yazılı bildirim" şartının güncel teknolojik gelişmelere daha entegre bir biçimde yorumlanması gerekmektedir. Günümüzde birçok uluslararası organizasyon ve sivil toplum kuruluşu, üyelikten çıkış işlemlerini kendi web sitelerindeki kullanıcı panellerinden tek bir tıkla ("opt-out") mümkün kılmaktadır. Türkiye'de e-Devlet üzerinden siyasi parti istifalarının saniyeler içinde kolayca yapılabilmesi örneği göz önüne alındığında; derneklerden çıkma hakkının da fiziki bir kağıt dilekçe veya ıslak imza ritüeline hapsedilmeden, e-Devlet (DERBİS) üzerinden sunulan dijital istifa formlarıyla "sürtünmesiz bir negatif özgürlük" pratiğine dönüştürülmesi elzemdir. Bu dönüşüm, yasa koyucunun "hiç kimse dernekte kalmaya zorlanamaz" ilkesini 21. yüzyılın hızına uyduracak en pratik reform olacaktır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
  • Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 66'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
  • Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
  • Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 70/1.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 66. madde metnine dayanır.

Görüş: Çıkma hakkının vazgeçilmezliği TMK m. 23/2 ile birlikte mutlak koruma altındadır; tüzüksel mali engellere karşı yargısal denetimin sıkı uygulanması ve dijital istifa formlarının yaygınlaştırılması özgürlüğü güçlendirir.

Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.