Türk Medeni Kanunu (TMK)

TMK Madde 75

Kişiler Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

b. Olağanüstü toplantı


Madde 75 - Genel kurul, yönetim veya denetim kurulunun gere kli gördüğü hâllerde veya dernek üyelerinden beşte birinin yazılı başvurusu üzerine, yönetim kurulunca olağanüstü toplantıya çağrılır. Yönetim kurulu, genel kurulu toplantıya çağırmazsa; üyelerden birinin başvurusu üzerine, sulh hâkimi, üç üyeyi genel kuru lu toplantıya çağırmakla görevlendirir.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Sistematik

Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci kısmın "Dernekler" bölümünde, "Genel kurul" üst başlığı altında "Olağanüstü toplantı" alt başlığıyla yer alan 75. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 65. maddesinden esinlenerek hukukumuza dâhil edilmiştir. Hükmün amacı (ratio legis) derneklerin rutin işleyişi dışında ortaya çıkan acil, hayati ve kriz niteliğindeki durumlarda, en yetkili karar organı olan genel kurulun derhâl devreye sokulabilmesi için bir "acil demokratik müdahale mekanizması" kurmaktır. Derneklerde genel kurulun tüzükte yazılı periyotlarla olağan toplanması esassa da, değişen hukuki, sosyal veya mali şartlar karşısında tüzel kişiliğin süratle reaksiyon alabilmesi için bu istisnai toplantı usulü kanunla emredici şekilde güvence altına alınmıştır.

Olağan ve olağanüstü toplantı arasındaki sistemik gerilim, temelde dernek içi iktidarı elinde bulunduran yönetim organı ile tabanı oluşturan üyeler arasındaki güç dengesinin yansımasıdır. Yönetim kurulları, kendi aleyhlerine olabilecek olağanüstü çağrıları (örneğin yolsuzluk iddiaları, güvensizlik oylamaları veya erken seçim talepleri) ertelemek veya göz ardı etmek eğiliminde olabileceklerinden, yasa koyucu beşte bir (1/5) oranındaki üye grubuna ve denetim kuruluna zorlayıcı çağrı yetkisi tanıyarak sivil toplumda katılımcı demokrasiyi ve "azınlık haklarını" mutlak bir koruma altına almıştır.

2. Kavramlar

Olağanüstü toplantı: Derneğin tüzüğünde önceden belirlenmiş olan periyodik olağan genel kurul takviminin dışında, derneğin ertelenemez ve acil kararlar almasını gerektiren özel durumların ortaya çıkması üzerine belirli bir gündemle yapılan genel kurul toplantısıdır. Bu toplantılar, olağan toplantı yerine geçmez (TMK m. 76) ve kural olarak sadece çağrıya konu edilen acil maddeler görüşülerek karara bağlanır.

Yönetim veya denetim kurulunun çağrı yetkisi: Derneğin icrai organı olan yönetim kurulunun ya da iç denetimini sağlayan denetim kurulunun, derneğin mali veya hukuki durumu açısından olağan genel kurulu beklemeyi sakıncalı ve tehlikeli buldukları her durumda kendi inisiyatifleriyle kullanabildikleri toplantıya davet yetkisidir. Bilhassa denetim kurulunun bu yetkisi, yönetim kurulunun yasa dışı veya tüzüğe aykırı işlemlerine karşı dernek tabanını acilen uyarmak için öngörülmüş güçlü bir fren ve denge aracıdır.

Beşte bir üye başvurusu: Derneğe hukuken kayıtlı asıl üyelerin en az yüzde yirmisinin (1/5) belirli bir gündemi görüşmek üzere kendi aralarında yazılı bir metin (veya ıslak imza) oluşturarak yönetim kuruluna yaptıkları zorlayıcı nitelikteki toplantı çağrısı talebidir. Bu mekanizma, azınlık haklarının korunması bağlamında hayati öneme sahip olup, muhalif veya endişeli üye gruplarının dernek yönetimini demokratik bir platformda hesaplaşmaya zorlamasını ifade eder.

Yönetim kurulunun çağrıyı reddetmesi: Kanunun aradığı usul ve sayı şartlarına uygun olarak yapılan beşte birlik yazılı başvuruya rağmen, yönetim kurulunun çağrı yükümlülüğünü yerine getirmekten kaçınması, talebi keyfi nedenlerle sürüncemede bırakması veya açıkça reddetmesidir. Yönetimin bu eylemi, kanunun emredici kuralının ihlali anlamına gelip, uyuşmazlığın idari alandan yargısal alana taşınmasının ve mahkeme müdahalesinin doğmasının yegâne hukuki ön şartıdır.

Sulh hâkiminin müdahalesi: Yönetim kurulunun çağrı görevini ihmal etmesi üzerine, talepte bulunan 1/5 üyeden sadece birinin bile yargıya başvurması neticesinde, dernek merkezinin bulunduğu yerdeki görevli sulh hukuk hâkiminin, dernek içinden üç kişiyi "çağrı heyeti (kayyım)" olarak atayarak kurumsal direnci kırmasıdır. Bu yargısal çözüm, hukuka aykırı davranan icrai organı (yönetimi) bypass ederek dernek demokrasisinin tıkanan damarlarını devletin tarafsız yargı gücüyle açma işlevi görür.

3. Sistematik İlişkiler

  • TMK m. 73-74 (genel kurul niteliği ve olağan toplantı)
  • TMK m. 76-79 (çağrı usulü, toplantı yeri, yeter sayı)
  • TMK m. 83 (genel kurul kararlarının iptali)
  • TMK m. 84 (yönetim kurulu sorumluluğu)
  • HMK m. 382 vd. (çekişmesiz yargı — sulh hâkimi yetkisi)
  • 5253 sayılı Dernekler Kanunu m. 15

4. Yargıtay İçtihadı

"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Bir mesleki dayanışma derneği üyeleri, yönetim kurulunun dernek bütçesinden usulsüz ihaleler yaptığı yönünde ciddi bulgulara ulaşmış ve dernek kayıtlı üyelerinin beşte birinin imzasını taşıyan yazılı bir dilekçeyle "yönetim kurulunun azli ve erken seçim" gündemiyle olağanüstü genel kurul talep etmiştir. Yönetim kurulu bu talebi "asılsız iddialar" gerekçesiyle reddetmiş ve toplantı çağrısı yapmamıştır. Hukuki Analiz: TMK m. 75 uyarınca, üyelerin beşte birinin yazılı başvurusu hâlinde yönetim kurulunun çağrı yapması bağlı ve mecburi bir yetki olup, yönetimin bu talebin yerindeliğini veya iddiaların doğruluğunu önceden denetleme (reddetme) hakkı yoktur. Yönetimin bu kanuni borcunu ifa etmemesi üzerine, imza veren üyelerden yalnızca birinin sulh hukuk mahkemesine başvurması yeterlidir. Mahkeme, iddiaların esasına (yolsuzluk olup olmadığına) girmeksizin, sadece 1/5 şekil şartının sağlanıp sağlanmadığını dosya üzerinden inceleyerek dernekten üç üyeyi derhâl genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir. Bu heyet, yönetim organının yetkilerini bu özel toplantı için hukuken devralmış olur.

Olay 2: Sosyal bir derneğin iç denetim kurulu, periyodik mali incelemeleri sırasında derneğin borç ödemede acze düşmek üzere olduğunu ve dernek lokalinin haciz riski taşıdığını tespit etmiştir. Denetim kurulu, bütçenin yeniden değerlendirilmesi ve acil tedbirler alınması için kendi kararıyla derneği olağanüstü genel kurula çağırmıştır. Hukuki Analiz: TMK m. 75/1 hükmü, denetim kuruluna gerekli gördüğü acil hâllerde derneği olağanüstü toplantıya çağırması hususunda bağımsız, asli ve doğrudan bir yetki tanımıştır. Denetim kurulu, bu denetsel müdahale yetkisini kullanmak için yönetim kurulunun onayına, iznine veya 1/5 üyenin imzasına muhtaç değildir; bizzat üyeleri toplantıya davet etme işlemlerini yürütebilir. Bu durum, tüzel kişiler hukukundaki fren ve denge (checks and balances) mekanizmasının sivil toplumda sağlıklı işlediğinin göstergesi olup, üyelerin derneğin mali çöküşüne karşı zamanında bilgilendirilmesini ve karara dâhil edilmesini sağlar.

6. Pratik Notlar

  • Beşte bir hesabının üye defterine göre yapılması: Olağanüstü toplantı talep eden imzacılardaki yüzde yirmilik oranın tespiti, başvurunun yapıldığı tarihteki resmî üye kayıt kütüğündeki asıl üye sayısına göre yapılır; aidat borcu nedeniyle ödemede geciken üyeler, üyelikleri tüzük gereği resmen düşürülmedikçe bu hesaba dâhil edilir.
  • Yazılı başvuru şartı ve içeriği: Olağanüstü toplantı talebinin geçerliliği mutlak surette yazılı şekle (ıslak imza veya güvenli e-imza) tabidir ve dilekçede olağanüstü toplantıyı haklı kılan somut "gündem" maddelerinin şeffaf bir biçimde belirtilmesi zorunludur.
  • Yönetim kurulunun toplantıyı engelleme yaptırımı: Yönetim kurulu üyelerinin usulüne uygun beşte bir başvurusunu bilerek işleme koymaması, üyelik haklarının ihlali niteliğinde olup, görevi kötüye kullanma bağlamında dernek içi disiplin sorumluluğu ile genel kurulda ibrasızlık (aklanmama) ve tazminat davası açılmasına zemin hazırlar.
  • Sulh hâkimine başvuru usulü ve süresi: Yönetim kuruluna başvuru yapılıp makul bir süre içinde çağrı işlemi başlatılmazsa, üyeler görevli sulh hukuk mahkemesine başvururlar; HMK kapsamında uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi kamu düzenine ilişkin emredici bir usul kuralıdır.
  • Olağanüstü toplantı gündemi: Olağanüstü toplantılarda kural olarak yalnızca toplantıya çağrı gerekçesi olan gündem maddeleri görüşülür ve karara bağlanır; toplantıda hazır bulunan onda bir üyenin teklifiyle yeni madde eklenmesi kuralı (TMK m. 79/2) olağanüstü genel kurulların acil niteliğiyle bağdaşmadığından burada genellikle dar yorumlanır.
  • Hâkim görevlendirmesinin masrafları: Sulh hâkimi tarafından genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirilen üç üyenin yapacağı ilan, davetiye kiralama ve tebligat gibi her türlü masraf, bizzat yönetim kurulundan değil doğrudan dernek tüzel kişiliğinin bütçesinden karşılanır.

7. Eleştirel Değerlendirme

TMK m. 75'te düzenlenen beşte bir (%20) azınlık eşiği, Dural/Öğüz ve Akyol'un tüzel kişiler sistematiği bağlamında değerlendirildiğinde, sivil demokrasinin ve taban iradesinin korunması adına oldukça önemli bir dogmatik kazanımdır. Ancak, üye sayısı on binleri bulan ulusal ölçekli sivil toplum kuruluşlarında (örneğin büyük spor kulüpleri, meslek veya sendikal yapılı dev derneklerde) tabandaki muhalif bir grubun binlerce ıslak imza toplayarak bu eşiğe ulaşması fiziken, mali olarak ve lojistik açıdan neredeyse imkânsızdır. Kanun koyucunun, dernek üye sayısının büyüklüğüne göre kademeli (regresif) bir oran (örneğin 10.000 üyeden sonra binde bir veya sabit bir üst sınır) öngörmemiş olması, "beşte bir" şartını devasa dernekler için kullanılamaz, fiilen ölü bir yasa hükmü hâline getirmekte ve statükocu oligarşik yönetimlerin sarsılmazlığını pekiştirmektedir.

Öte yandan, olağanüstü toplantı mekanizmasının tıkanması hâlinde son çare olarak sunulan "sulh hâkiminin üç üyeyi görevlendirmesi" çözümü, Özsunay'ın da belirtebileceği üzere teorik olarak mükemmel bir yargısal güvence sunsa da pratik adalet açısından son derece yavaştır. Çekişmesiz yargı kapsamında ele alınmasına rağmen, mahkemelerin ağır iş yükü, taraf teşkili, tebligat süreçleri ve dernek defterlerinin bilirkişi incelemesine gönderilmesi gibi usuli adımlar aylar sürebilmektedir. Hâlbuki "olağanüstü" toplantının doğası gereği aciliyet barındırdığı göz önüne alındığında, yargısal sürecin yavaş işlemesi, çoğu zaman yönetimin kaçırmak istediği malvarlığı devirleri, taşınmaz satımları veya delil karartmaları için onlara ihtiyaç duydukları fiili zamanı fazlasıyla sunmaktadır.

Dijitalleşen modern sivil toplum dinamikleri (e-Devlet, DERBİS entegrasyonu) TMK m. 75'in katı ve kâğıt üzerindeki bürokratik işleyişine yepyeni bir de lege ferenda (olması gereken hukuk) ufku açmalıdır. Günümüzde on binlerce kişinin güvenli elektronik imzasıyla dakikalar içinde bir araya gelebildiği çevrimiçi platformlar ve akıllı kimlik doğrulama sistemleri mevcuttur. Dernekler mevzuatının, e-Devlet kapısı üzerinden üyelerin erişebileceği bir "olağanüstü toplantı talep ve imza modülü" oluşturması; beşte bir talebinin fiziki kâğıt üzerinde toplanıp mahkeme kapılarında zaman kaybetmesi yerine, algoritmik olarak doğrulanır doğrulanmaz otomatik ve mecburi bir çağrıya (dijital kayyıma) dönüşmesini sağlayacaktır. Bu tür modern dijital ve asenkron araçların hukuki sisteme entegre edilmesi, TMK m. 75'in sivil taban iradesini merkeze alan katılımcı felsefesini 21. yüzyıl gerçekliğiyle taçlandıracaktır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
  • Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 75'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
  • Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
  • Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 65.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 75. madde metnine dayanır.

Görüş: Beşte bir eşiğinin büyük derneklerde erişim güçlüğü yaratması nedeniyle bu oranın tüzükle düşürülmesi imkânının tanınması; dijital imza ile çevrimiçi talep mekanizmasının yasal zemine kavuşturulması azınlık haklarını güçlendirecektir.

Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.