Türk Medeni Kanunu (TMK)

TMK Madde 77

Kişiler Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

3. Toplantıya çağrı


Madde 77 - Genel kurul, yönetim kurulunca, en a z onbeş gün önceden toplantıya çağrılır. Bu amaçla toplantının günü, saati, yeri ve gündemi, (. ..) 9 üyelere (...) 9 bildirilir. Toplantıya çağrı usulü ve toplantının ertelenmesine ilişkin konular, yönetmelik le düzenlenir.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Sistematik

Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında, "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci kısmın "Dernekler" bölümünde, "Genel kurul" üst başlığı altında "Toplantıya çağrı" kenar başlığıyla yer alan 77. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 64. maddesinin üçüncü fıkrasından esinlenerek hukukumuza kazandırılmıştır. Hükmün ratio legis'i (amacı) derneğin en yetkili organı olan genel kurulun sağlıklı ve demokratik bir biçimde irade oluşturabilmesi için, üyelerin toplantıdan yeterli bir süre önce haberdar edilerek tartışılacak konulara (gündeme) fikren ve madden hazırlanmalarını güvence altına almaktır. Üyelerin genel kurula etkin katılım hakkı, ancak usulüne uygun ve şeffaf bir çağrı mekanizmasının işletilmesiyle hayat bulabilir.

Maddenin ikinci fıkrası, toplantıya çağrı usulü ve toplantının ertelenmesine ilişkin pratik ve idari detayları kanun metninde boğmamak adına doğrudan doğruya ikincil mevzuata, yani Dernekler Yönetmeliği'ne bırakmıştır. Tarihsel süreçte TMK m. 77'nin ilk halinde yer alan "yerel bir gazete ile ilân edilir ve aynı zamanda üyelere bir yazıyla bildirilir" şeklindeki ağır ve masraflı mecburiyet, 2004 tarihli 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 38. maddesiyle mülga edilerek madde metninden çıkarılmış ve yerini sadece "üyelere bildirilir" şeklindeki daha esnek, modern ve teknolojiye uyumlu bir yaklaşıma bırakmıştır.

2. Kavramlar

15 günlük asgari süre: Yönetim kurulunun, genel kurul toplantısının yapılacağı tarihten en az on beş gün önce üyelere çağrı bildirimini ulaştırmak zorunda olduğu emredici yasal zaman dilimidir. Bu süre, üyelerin toplantı gününü kendi takvimlerine göre ayarlayabilmeleri, tüzük değişikliği veya bilanço gibi konuları inceleyebilmeleri ve varsa muhalif bir liste veya önerge hazırlayabilmeleri için öngörülmüş asgari bir demokratik hazırlık hakkıdır.

Bildirim içeriği: Kanun koyucunun, çağrının geçerli olabilmesi için bildirimde mutlak surette yer almasını emrettiği; toplantının günü, saati, yeri ve gündemi ile çoğunluk sağlanamaması halinde ikinci toplantının detaylarını kapsayan zorunlu unsurlardır. Bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği, çağrının hukuki sıhhatini sakatlayarak alınacak kararların iptali riskini doğurur.

Gündem ilkesi: Toplantıya çağrı bildiriminde yer almayan hiçbir konunun genel kurulda kendiliğinden tartışılamayacağı ve karara bağlanamayacağı kuralıdır. TMK m. 79 ile desteklenen bu ilke, gündemi önceden bilmeyen ve ilgisini çekmediği veya sakınca görmediği için toplantıya katılmayan üyelerin, sürpriz ve emrivaki kararlarla (örneğin derneğin aniden feshedilmesi) karşılaşmasını önleyen dogmatik bir kalkandır.

Yönetmelikle düzenleme: TMK m. 77'nin açık atfıyla, çağrı yöntemlerinin (gazete, posta, elektronik posta vs.) ve toplantı ertelenmesi durumunda izlenecek adımların çerçevesinin Dernekler Yönetmeliği tarafından çizilmesidir. Kanun sadece temel felsefeyi ve asgari süreyi koyarken, idari işleyişin günün şartlarına göre yönetmelikle güncellenebilmesine olanak tanımıştır.

Bildirim aracı: Dernekler Yönetmeliği m. 14 uyarınca, üyeleri toplantıya davet etmek için kullanılabilecek olan; mahalli gazete ilanı, internet sayfası duyurusu, yazılı tebligat, üyenin bildirdiği e-posta adresine mail veya iletişim numarasına SMS gönderme gibi iletişim yöntemleridir. Dernek yönetim kurulu, bu araçlardan en az birini tüzüğüne uygun olarak seçmek ve kullanmakla görevlidir.

3. Sistematik İlişkiler

  • TMK m. 73-76 (Genel kurulun niteliği, olağan ve olağanüstü toplantı halleri).
  • TMK m. 78 (Genel kurulun toplantı yeri ve toplantı yeter sayısına ilişkin kurallar, ikinci toplantıda nisabın aranmaması).
  • TMK m. 79 (Toplantıda sadece gündemdeki maddelerin görüşülebileceği ve onda bir üyenin talebiyle gündem maddesi eklenmesi kuralı).
  • TMK m. 83 (Kanuna veya tüzüğe (örneğin çağrı usulüne) aykırı alınan genel kurul kararlarının 1 ve 3 aylık sürelerde iptal davasına konu olması).
  • TMK m. 84 ve 85 (Yönetim kurulunun teşekkülü ve genel kurulu usulüne uygun şekilde toplantıya çağırma görevinin icrai sorumluluğu).
  • 5253 sayılı Dernekler Kanunu m. 14 ve Dernekler Yönetmeliği m. 14 (Toplantıya çağrı usulleri ve ilk toplantı ile ikinci toplantı arasındaki yasal süre sınırları).

4. Yargıtay İçtihadı

"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Bir yardım derneğinin yönetim kurulu, acil bir tüzük değişikliği ihtiyacı doğduğu gerekçesiyle olağanüstü genel kurulu toplanmaya karar vermiş; ancak toplantı çağrısını, toplantı gününden sadece 10 gün önce üyelere SMS yoluyla iletmiştir. Toplantı yapılmış ve tüzük değişikliği onaylanmıştır. Hukuki Analiz: TMK m. 77 uyarınca genel kurulun "en az onbeş gün önceden" toplantıya çağrılması emredici bir kanun hükmüdür. Yönetim kurulunun bu süreyi 10 güne indirmesi, çağrı usulünü açıkça sakatlar. Bu süre ihlali, üyelerin hazırlık ve katılım hakkını zedelediğinden, kanuna aykırı çağrıyla toplanan genel kurulda alınan tüzük değişikliği kararı hukuken sakat (iptal edilebilir) hale gelir. Toplantıya katılıp muhalefet eden veya toplantıya katılmayan herhangi bir üye, TMK m. 83 uyarınca süresi içinde (bir ve üç aylık süreler) dava açarak bu usulsüz çağrıya dayanan genel kurul kararlarının iptalini mahkemeden talep edebilir.

Olay 2: Sosyal bir derneğin yönetim kurulu tarafından usulüne uygun ve 15 gün önceden yapılan çağrı bildiriminde, gündem sadece "Faaliyet raporunun ibrası ve bütçe görüşmesi" olarak belirtilmiştir. Ancak toplantı sırasında, divan başkanının şifahi önerisiyle gündemde hiç yer almayan "Yeni yönetim kurulu seçimi" yapılmış ve mevcut yönetim değiştirilmiştir. Hukuki Analiz: TMK m. 77'nin emrettiği "gündemin bildirilmesi" yükümlülüğü ve TMK m. 79'daki "yalnız gündemde yer alan maddeler görüşülür" kuralı gereğince, çağrıda yer almayan bir konunun genel kurulda karara bağlanması kural olarak geçersizdir. Gündeme madde eklenebilmesi için, TMK m. 79 uyarınca toplantıda hazır bulunan üyelerin en az onda birinin (1/10) bu hususu yazılı olarak talep etmesi ve oylanması zorunludur. Bu yasal prosedür işletilmeden, divan başkanının keyfi kararıyla gündem dışı olarak gerçekleştirilen organ seçimi, kanuna aykırılık teşkil eder ve TMK m. 83 kapsamında iptal davasına konu edilerek mahkemece geçersiz kılınır.

6. Pratik Notlar

  • 15 günlük sürenin başlangıç anı hesaplanırken, genel usul hukuku kuralları gereği çağrının (bildirimin) yapıldığı gün ile toplantının yapılacağı gün hesaba katılmaz; aradaki net sürenin 15 gün olması tavsiye edilir.
  • E-posta veya SMS ile çağrı yapılması, Dernekler Yönetmeliği m. 14 kapsamında tamamen hukuka uygundur; ancak bu yöntemin geçerliliği için iletişim bilgilerinin (telefon/mail) bizzat üye tarafından derneğe yazılı olarak bildirilmiş olması şarttır.
  • Çağrı bildiriminde eksik gündem (örneğin tüzük değişikliğinin yazılmaması) bulunması, toplantının tamamını değil, yalnızca gündemde olmadığı halde usulsüz görüşülen o spesifik maddeye ilişkin kararın iptalini gerektiren bir usul hatası yaratır.
  • Gündem eklemesi için TMK m. 79'da aranan onda bir (1/10) üyenin yazılı talebi, gündemin her konusunu kapsamaz; tüzük değişikliği veya fesih gibi hayati konuların toplantı sırasında sürpriz şekilde gündeme eklenmesi doktrinde dürüstlük kuralına aykırı kabul edilir.
  • Çağrı usulündeki hatalar (örneğin 14 gün önceden bildirim yapılması) kural olarak mutlak butlan (yokluk) sebebi değil, iptal edilebilirlik (nispi butlan) sebebidir; dolayısıyla TMK m. 83 kapsamında süresinde dava açılmazsa karar geçerliliğini korur.
  • Yönetmelik m. 14 uyarınca çoğunluk sağlanamaması sebebiyle ilk toplantı ertelenirse, ikinci toplantı ilk toplantıdan en az 7 gün, en fazla 60 gün sonra yapılmalı ve bu ihtimal daha ilk çağrı metninde üyelere açıkça bildirilmiş olmalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

TMK m. 77'de yer alan "en az onbeş gün önceden" toplantıya çağrı kuralı, Dural/Öğüz ve Özsunay (Tüzel Kişiler) sistematiği perspektifinden ele alındığında, sivil toplumda katılımcı demokrasinin tesisi için vazgeçilmez bir güvence mekanizmasıdır. Ancak bu sürenin, telgraf ve posta arabalarının kullanıldığı dönemin iletişim hızına göre dizayn edilmiş arkaik bir zaman dilimi olup olmadığı tartışmaya açıktır. Dijital çağda bilgi akışının saniyeler içinde gerçekleştiği, dernek üyelerinin WhatsApp grupları veya DERBİS entegreli e-posta ağları üzerinden anlık senkronizasyon sağlayabildiği bir ortamda, mutlak 15 günlük bekleme süresi, bazen sivil toplumun acil refleks vermesi gereken hallerde gereksiz bir bürokratik atalete dönüşebilmektedir. İhtiyaç halinde, (olağanüstü toplantılar için) üyelerin belirli bir nitelikli çoğunluğunun elektronik onayıyla bu asgari çağrı süresinin örneğin 7 güne indirilebilmesine olanak tanıyan esnek bir yasal düzenleme, modern dernekçilik pratiğine çok daha uygun düşecektir.

Akyol'un hakkın kullanılması ve dürüstlük kuralı bağlamındaki incelemeleri ışığında, "gündeme bağlılık ilkesinin" çağrı usulündeki katı yansıması da ikili bir karakter taşımaktadır. Bir yandan, toplantıya katılmayan üyelerin gıyabında derneğin amaçlarının değiştirilmesi gibi hak ihlallerini engelleyen mükemmel bir koruma sağlar. Öte yandan, toplantı esnasında ortaya çıkan ve derneğin menfaatine olan acil bir çözümün, sırf 15 gün önceki çağrı kâğıdında yazmıyor diye (ve onda bir üye imzası o telaşta toplanamadığı için) karara bağlanamaması, tüzel kişiliğin organ işleyişini kilitlemektedir. Yasa koyucunun, gündeme bağlılık kuralını esneten TMK m. 79/2 (onda bir üye talebi) istisnasını getirmiş olması isabetli olsa da; bu istisnanın tüzük değişikliği, organ seçimi veya gayrimenkul devri gibi "temel statü" kararlarında uygulanıp uygulanamayacağının kanunda netleştirilmemiş olması, uygulamada iptal davalarının sayısını haksız yere artırmakta ve sivil yargıyı meşgul etmektedir.

Son olarak, 2004 reformuyla gazetede ilan zorunluluğunun kaldırılarak (TMK m. 77/1'deki atfın temizlenmesi) çağrının "üyenin bildirdiği elektronik posta veya iletişim numarasına" (Yönetmelik m. 14) yapılabilmesinin önünün açılması devrim niteliğinde bir adımdır. Ne var ki, SMS veya standart e-posta ile yapılan çağrıların "hukuken ulaşıp ulaşmadığının ispatı", taraflar arasında uyuşmazlık çıktığında mahkemeler önünde ciddi bir ispat sorununa dönüşmektedir. Kötü niyetli yönetim kurulları, muhalif üyelere çağrı maillerini bilinçli olarak "spam/gereksiz" klasörüne düşecek şekilde tasarlayabilmekte veya sistem hatası mazeretine sığınabilmektedir. Bu nedenle, salt yönetmelik seviyesinde kalan dijital çağrı yöntemlerinin, Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) veya e-Devlet destekli doğrulanmış bildirim sistemleri üzerinden yapılmasını teşvik edecek biçimde TMK'nın kendi asli metnine şeffaf bir ispat güvencesi olarak derç edilmesi, de lege ferenda (olması gereken hukuk) bakımından kaçınılmazdır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
  • Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 77'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
  • Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
  • Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 64/3.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 77. madde metnine dayanır.

Görüş: 15 günlük asgari bildirimin dijital çağda e-posta ve SMS yoluyla anında yapılabilmesi süreci kolaylaştırmaktadır; gündem ilkesinin katılığının ise acil konuları kapsayacak esnek bir 'ek gündem' mekanizmasıyla dengelenmesi yerinde olur.

Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.