Türk Medeni Kanunu (TMK)

TMK Madde 84

Kişiler Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

**III. Yönetim kurulu

  1. Oluşumu**

Madde 84 - Yönetim kurulu, beş asıl ve beş yed ek üyeden az olmamak üzere dernek tü züğünde belirtilen sayıda üyeden oluşur. Yönetim kurulu üy e say ısı, boşalmalar sebebiyle üye tamsayısının yarısının altına düşerse; genel kurul, kalan yönetim kurulu üyeleri veya denetim kurulu tarafından bir ay içinde toplantıya çağrılır. Çağrı yapılmazsa, üyelerden birinin istemi üzerine, sulh hâkimi, üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Sistematik

Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci kısmın "Dernekler" bölümünde, "Yönetim kurulu" üst başlığı altında "Oluşumu" kenar başlığıyla yer alan 84. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 69. maddesinden esinlenerek hukukumuza kazandırılmıştır. Hükmün amacı (ratio legis) dernek tüzel kişiliğinin yürütme ve dış temsil işlevini üstlenen asli organı olan yönetim kurulunun, asgari kurumsal ve demokratik yapısını güvence altına almaktır. Kanun koyucu, tüzel kişiliğin iradesini hayata geçirecek bu yaşamsal organın asgari üye sayısını belirleyerek, dernek yönetiminin yetersiz kadrolarla işlemesini, tek adamlığa dönüşmesini veya dar bir oligarşik yapının elinde toplanmasını engellemeyi hedeflemiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen yedek üye sistemi ve boşalma hâllerine ilişkin usul kuralları, tüzel kişiliğin idari kriz anlarında sahipsiz (organsız) kalmasını önleyen temel bir emniyet sübabıdır. Yönetim kurulu asıl üye sayısının tehlikeli bir sınırın (tamsayının yarısının) altına düşmesi durumunda, kurumsal iradenin meşruiyetini yitireceği kabul edilmiş ve derhal en yetkili organ olan genel kurula gidilmesi emredilmiştir. Bu mekanizma, sivil toplumda demokratik temsilin kesintisiz biçimde sürdürülmesini ve derinleşen yönetim krizlerinin doğrudan doğruya dernek tabanının kolektif iradesiyle çözülmesini sağlamaktadır.

2. Kavramlar

2.1 Asgari 5 asıl + 5 yedek üye: Dernek yönetim kurulunun hukuken geçerli bir şekilde teşekkül edebilmesi ve faaliyet yürütebilmesi için kanun koyucu tarafından öngörülen, dernek tüzüğüyle dahi aşağıya çekilemeyen (azaltılamayan) mutlak alt sınırdır. Dernekler, tüzük serbestisi ilkesi çerçevesinde bu sayıyı derneğin ihtiyaçlarına göre örneğin 7 asıl 7 yedek veya 11 asıl 11 yedek şeklinde artırabilirler; ancak beşi asıl olmak üzere on kişinin altına düşürecek bir tüzük düzenlemesi mutlak surette geçersizdir.

2.2 Yedek üye sistemi: Yönetim kurulu asıl üyeliklerinde ölüm, istifa, görevden alınma, ihraç veya diğer yasal nedenlerle bir boşalma meydana geldiğinde, genel kurul tarafından daha önce seçilmiş olan yedek üyelerin sırasıyla ve kendiliğinden asıl üyeliğe geçmesini sağlayan kurumsal devamlılık aracıdır. Bu sistem, yönetim organında yaşanan her bir ferdi eksilmede derneğin yeniden maliyetli ve zahmetli bir olağanüstü genel kurul sürecine girmesini engelleyen temel bir usul ekonomisi unsurudur.

2.3 Yarı boşalma sınırı: Yönetim kurulu asıl üye tamsayısının, yedek üyelerin tamamının sırayla göreve çağrılmasına rağmen (veya yedek üye kalmaması, istifa etmeleri sebebiyle) kanuni veya tüzüksel tam sayının yarısının altına inmesi (düşmesi) hâlidir. Bu kritik matematiksel eşik aşıldığında, mevcut yönetim kurulu derneği meşru şekilde temsil etme ve rutin icrai kararlar alma yetkisini demokratik olarak kaybeder.

2.4 Bir aylık çağrı süresi: Yarı boşalma sınırının altına düşülmesi hâlinde, görevde kalan (sayısı yarıdan aza inmiş) mevcut yönetim kurulu üyelerine veya derneğin iç denetimini sağlayan denetim kuruluna, genel kurulu yeni bir seçim yapmak üzere olağanüstü toplantıya çağırmaları için kanun tarafından tanınan emredici azami zaman dilimidir. Bu süre, tüzel kişiliğin organsızlık girdabında sürüncemede kalmasını engelleyen emredici bir idari mecburiyettir.

2.5 Sulh hâkimi müdahalesi: Kalan yönetim kurulu üyelerinin veya denetim kurulunun bir aylık kanuni süre içinde genel kurulu toplantıya çağırma görevini ihmal etmeleri veya kasten sürüncemede bırakmaları durumunda, TMK m. 75 hükmüne paralel olarak, herhangi bir dernek üyesinin mahkemeye başvurarak dernek içinden üç kişinin çağrı heyeti olarak atanmasını talep etmesini ifade eden yargısal güvence (çekişmesiz yargı) mekanizmasıdır.

3. Sistematik İlişkiler

  • TMK m. 72 (derneğin karar, yürütme ve denetimden oluşan zorunlu organları)
  • TMK m. 73-83 (genel kurulun oluşumu, toplantı usulü ve yönetim kurulunu seçme münhasır yetkisi)
  • TMK m. 85 (yönetim kurulunun derneği temsil ve idari yürütme görevleri)
  • TMK m. 86 (denetleme kurulu ve yönetimi her zaman denetleme işlevi)
  • TMK m. 87/d (tüzük gereğince yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hâle gelmesinin kendiliğinden fesih, infisah sebebi sayılması)
  • 5253 sayılı Dernekler Kanunu m. 11-12 (görevden uzaklaştırma, idari yaptırımlar ve organ değişikliklerinin bildirimi)

4. Yargıtay İçtihadı

"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Beş asıl ve beş yedek üyeden oluşan bir mahalli dernek yönetim kurulunda, aralarında çıkan bir mali anlaşmazlık sonucu üç asıl üye ve tüm yedek üyeler aynı gün noter ihtarnamesiyle dernekten istifa etmiş, yönetim kurulunda sadece iki asıl üye kalmıştır. Hukuki Analiz: Somut olayda yedek üyeler kalmadığı için asıl üye sayısı olan beşin yarısının (2.5'un) altına inilmiş ve yönetim kurulu iki kişiyle yasal sınırın altına düşmüştür. TMK m. 84 hükmü gereğince, yarı boşalma sınırı aşıldığından yönetim kurulu derneği ilgilendiren yeni icrai kararlar alma ehliyetini (meşruiyetini) kaybetmiştir. Geriye kalan iki asıl üyenin veya dernek denetim kurulunun, derhal eyleme geçerek en geç bir ay içinde genel kurulu olağanüstü seçim gündemiyle toplantıya çağırması kanuni bir zorunluluktur. Bu emredici kurala uyulmaması hâlinde dernek, organsız kalarak TMK m. 87 uyarınca kendiliğinden sona erme (infisah) tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.

Olay 2: Yönetim kurulu üye sayısı istifalar nedeniyle tamsayının yarısının altına düşen bir mesleki dayanışma derneğinde, geriye kalan yöneticiler ve denetim kurulu üyeleri tüzük değişikliğini engellemek amacıyla bir ay geçmesine rağmen bilerek genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmamış, bunun üzerine muhalif bir dernek üyesi sulh hukuk mahkemesine başvurmuştur. Hukuki Analiz: TMK m. 84/2'nin son cümlesindeki amir hüküm, dernek organlarının kasten veya ihmalen hareketsiz kalması durumunda kurumsal işleyişi korumak üzere yargısal bir müdahale yolu öngörmüştür. Üyenin başvurusu üzerine sulh hâkimi, yapacağı basit bir dosya incelemesiyle yarı boşalma şartının gerçekleştiğini tespit edip, dernek üyeleri arasından (genellikle muhalif üyelerden veya tarafsız kişilerden) üç kişiyi "çağrı heyeti (kayyım)" olarak atayacaktır. Atanan bu üç üye, geriye kalan eski yönetimin yetkilerini devralarak yalnızca genel kurulu acilen toplamak ve seçimi gerçekleştirmek üzere yetkilendirilmiş olacak, böylece dernek içi demokrasi yargı eliyle yeniden işletilecektir.

6. Pratik Notlar

  • Yedek üyelerin boşalan asıl üyeliklere geçiş sıralaması, kural olarak genel kurulda aldıkları oy çokluğuna göre (en çok oy alandan başlayarak) belirlenir; oy eşitliği veya blok liste usulü seçimlerde ise tüzükte ya da listedeki yazılı sıraya itibar edilir.
  • Boşalmalar sebebiyle "yarısının altına düşme" hesabı yapılırken, yasadaki asgari beş rakamı değil, dernek tüzüğünde açıkça öngörülen yönetim kurulu asıl üye tamsayısı (örneğin tüzükte dokuz asıl üye varsa, beşe düşmesi hâli) matematiksel olarak esas alınır.
  • Yönetim kurulu üyeliğinde "boşalma" sebepleri sadece kendi isteğiyle istifadan ibaret değildir; üyenin ölümü, ayırt etme gücünü kaybetmesi, dernek disiplin kurulunca üyelikten çıkarılması veya haklı sebeple görevden alınması da derhal boşalma yaratır.
  • Sulh hâkimi tarafından genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirilen üç kişilik heyet, derneğin normal yönetim kurulu statüsünde olmayıp, tasarruf işlemi yapamayan, yalnızca seçim sürecini idare etmekle yetkilendirilmiş olağanüstü ve geçici bir idari yapıdır.
  • Kanunun asgari beş asıl ve beş yedek üye şartı koşması, Türk hukukunda en az yedi kişiyle kurulabilen dernekler açısından kuruluş aşamasında büyük bir pratik çelişki yaratmakta; denetim kurulu da eklendiğinde derneğin kurulur kurulmaz organlarını doldurmakta sayısal zorluk çekmesine neden olmaktadır.

7. Eleştirel Değerlendirme

TMK m. 84'te öngörülen asgari beş asıl ve beş yedek üye kuralı, Dural/Öğüz ve Özsunay (Tüzel Kişiler) eserlerindeki sistematiğe göre değerlendirildiğinde, sivil toplum örgütlenmesinin önünde ciddi bir dogmatik çelişki ve sosyolojik engel yaratmaktadır. Kanun, bir derneğin en az yedi gerçek veya tüzel kişiyle kurulabileceğini (TMK m. 56) esnek bir biçimde kabul ederken, zorunlu organların yasal teşekkülü için yönetim kurulunda toplam on (beş asıl, beş yedek) denetim kurulunda ise toplam altı (üç asıl, üç yedek) kişiye ihtiyaç duyması, kuruluş anında toplam on altı kişiyi fiili bir zorunluluk hâline getirmektedir. Yedi kişiyle örgütlenme özgürlüğü tanıyan kanunun, organ oluşumu aşamasında gizli bir "on altı kişi" barajı kurması, mahalle veya köy ölçekli küçük derneklerin tüzel kişilik kazanmasını zorlaştıran, Anayasa'daki dernek kurma hürriyetini kâğıt üzerinde bürokratik sayılarla kısıtlayan problemli bir düzenlemedir.

Akyol'un hakkın kullanılması ve kurumsal yönetişim perspektifinden bakıldığında, "boşalmalar sebebiyle yarıdan aşağı düşme" durumunda otomatik olarak devreye giren yedek üye sistemi de teorik eleştirilere son derece açıktır. Yedek üyeler, genel kurulun yapıldığı tarihteki iradeyi yansıtan, çoğu zaman seçimi kazanan listenin alt sıralarına "dolgu malzemesi" olarak yazılan ikincil kişilerdir. Yönetim kurulunda yaşanan ciddi bir stratejik kriz, yolsuzluk iddiası veya ideolojik kopuş sebebiyle toplu istifalar yaşandığında, bu vasıfsız yedek üyelerin kendiliğinden asıl göreve gelmesi, genel kurulun mevcut ve güncel demokratik beklentileriyle uyuşmayan son derece zayıf bir yönetim oluşturabilmektedir. Oysa yönetim kurulunun yarıya yakınının istifa etmesi başlı başına bir "güvensizlik" ve iflas tablosu yarattığından, yedeklerle suni bir şekilde yola devam etmek yerine doğrudan erken seçime gidilmesini emreden daha katı bir de lege ferenda (olması gereken hukuk) kuralı sivil demokrasi felsefesine daha uygun düşecektir.

Son olarak, dijitalleşen ve sınır ötesi faaliyette bulunan yeni nesil sivil toplum dinamikleri karşısında TMK m. 84'teki klasik fiziki kurullar kurgusu yeniden tartışılmalıdır. Geleneksel yönetim kurullarının ayda bir dernek lokalinde toplanıp karar defterine ıslak imza atması üzerine inşa edilen bu madde, günümüzde yönetim kurulu üyelerinin farklı şehirlerde bulunduğu veya e-imza ile karar aldığı platform tabanlı dernekler için işlevini hızla yitirmektedir. Yönetim kurulu üye sayısının fiilen yarıya düşüp düşmediğinin tespiti veya yedek üyelerin asenkron iletişim ağlarından göreve dahil edilme süreçleri, mevcut kanun metnindeki statik çağrı mekanizmalarıyla çözülemez. Modern dernekçilik hukuku, yönetim kurullarının dijital iletişim kanallarıyla güvenli bir biçimde "sürekli toplanmış (online)" sayılabileceği hibrit idare modellerini Türk Medeni Kanunu'na entegre etmek zorundadır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
  • Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 84'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
  • Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
  • Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 69.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 84. madde metnine dayanır.

Görüş: 5 asıl + 5 yedek üye asgari şartının küçük dernekler için orantısız yük oluşturabileceği; yedek üye sisteminin boşalma güvencesi işlevini eksiksiz yerine getirmesi için sıralama kurallarının tüzükte açıkça belirlenmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir.

Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.