II. Genel k urul kararı ile
Madde 88 - Genel kurul, her zaman derneğin feshine karar verebilir.
II. Genel k urul kararı ile
Madde 88 - Genel kurul, her zaman derneğin feshine karar verebilir.
Akademik Değerlendirme
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci
kısmın "Dernekler" bölümünde, "Sona erme" üst başlığı altında "Genel kurul
kararı ile" kenar başlığıyla yer alan 88. madde, mehaz İsviçre Medeni
Kanunu'nun (ZGB) 76/2. maddesinden esinlenerek hukukumuza kazandırılmıştır.
Hükmün amacı (ratio legis) anayasal bir hak olan dernek kurma ve örgütlenme
özgürlüğünün yalnızca derneği kurarken değil, derneğin hukuki varlığına son
verirken de sivil toplum üyelerinin mutlak tasarrufunda olması gerektiğini
vurgulamak ve dernek tabanının tüzel kişilik üzerindeki iradî ve egemen fesih
hakkını hiçbir kısıtlamaya tabi olmaksızın güvence altına almaktır . Bir derneğin kendi varlığına genel kurul kararıyla dilediği an son verebileceği esası, örgütlenme özgürlüğünün negatif yönünü yansıtmaktadır .
Derneklerin hukuken sona ermesi bağlamında Türk Medeni Kanunu üç temel yol
öngörmüştür: Yasada öngörülen objektif şartların varlığı halinde derneğin
"kendiliğinden" sona ermesi (TMK m. 87) Cumhuriyet savcısı veya ilgililerin
başvurusu üzerine mahkeme kararıyla kapatılması (TMK m. 89) ve genel kurul
kararıyla iradî fesih (TMK m. 88) , . İradî sona erme (fesih) tüzel
kişiliğin anayasası sayılan genel kurul iradesinin dışarıdan hiçbir idari veya
yargısal müdahale gerektirmeksizin bizzat kendi hayatına son verdiği, dernek
özerkliğinin en üst düzeyde tecelli ettiği spesifik ve bağımsız bir sona erme
yöntemidir.
İradî fesih: Dernek tüzel kişiliğinin, mahkeme kararına veya kanun hükmüne (kendiliğinden sona erme sebebine) dayanmaksızın, doğrudan doğruya derneğin en yetkili organı olan genel kurulun serbest iradesiyle aldığı karar neticesinde tüzel kişiliğin faaliyetlerine son vermesi ve tasfiye aşamasına geçilmesi işlemidir ``.
"Her zaman" karar verebilme: Kanun koyucunun fesih yetkisini herhangi bir ön koşula, süre sınırına, belirli bir amacın gerçekleşmesine veya haklı sebebin varlığına bağlamaması; genel kurulun tüzükte belirlenen olağan toplantılarda veya usulünce çağrılmış olağanüstü toplantılarda zaman sınırı olmaksızın derneği feshetme hakkına sahip olmasıdır ``.
2/3 çoğunluk şartı: TMK m. 88 "her zaman" fesih kararı alınabileceğini
belirtse de, bu kararın alınabilmesi için TMK m. 81 uyarınca toplantıya katılan
dernek üyelerinin en az üçte iki (2/3) nitelikli çoğunluğunun olumlu oyunun
(kabulünün) aranması kuralıdır , . Derneğin varlığını ortadan
kaldıran bu ağır tasarruf, basit çoğunluğun anlık kararlarına terk
edilmemiştir.
Fesih kararının sonuçları: Fesih kararının genel kurulca usulüne uygun
şekilde alınmasıyla birlikte derneğin olağan fiil ehliyeti sona erer ve dernek
doğrudan tasfiye sürecine girer. Ancak TMK m. 52 uyarınca, sona eren tüzel
kişinin kişiliği ve ehliyeti, tasfiye işlemleri tamamen sonuçlanıncaya kadar
"tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere" devam eder , .
Malvarlığının özgülenmesi: İradî fesih kararı sonrasında borçlar ödendikten
ve alacaklar tahsil edildikten sonra (TMK m. 53) arta kalan dernek
malvarlığının, kanunda, dernek tüzüğünde veya genel kurulun fesih kararında
aksine bir hüküm bulunmadıkça TMK m. 54 uyarınca en yakın amacı güden kamu
kurum veya kuruluşuna devredilmesi (geçmesi) işlemidir , .
, ., , ``., ., ."scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
Olay 1: Çevreyi koruma amacıyla faaliyet gösteren A Derneği, amaçlarını benzer
alanda çalışan daha büyük bütçeli B Vakfı çatısı altında birleşerek daha etkin
gerçekleştirebileceğine kanaat getirmiştir. Dernek genel kurulu usulünce
toplanmış ve katılan üyelerin 2/3 çoğunluğuyla derneğin feshine ve tüm aktif
malvarlığının tasfiye sonrası B Vakfına devredilmesine karar vermiştir.
Hukuki Analiz: TMK m. 88 uyarınca genel kurul hiçbir dış zorunluluk bulunmasa
dahi "her zaman" kendi iradesiyle fesih kararı alabilir . Fesih kararı için TMK m. 81'de öngörülen nitelikli çoğunluk (2/3) sağlanmıştır . Fesih
kararıyla birlikte TMK m. 54 bağlamında genel kurul, yetkili organ sıfatıyla
malvarlığının nereye özgüleneceğine de bizzat karar verme hakkına sahip
olduğundan , alınan fesih ve devir kararları hukuka tamamen uygundur. Derneğin tüzel kişiliği, B Vakfına devir işlemleri (tasfiye) tamamlanana kadar sınırlı ehliyetle devam edecektir , ``.
Olay 2: Mali sıkıntılar çeken bir yardımlaşma derneğinin genel kurulu
toplanarak derneğin feshine karar vermiş ve tasfiye memuru tayin edilen yönetim
kurulu, henüz derneğin piyasaya olan elektrik, kira ve kırtasiye borçlarını
ödemeden, bankadaki tüm nakdi dernek tüzüğünde yazılı olan Kızılay'a devretmek
istemiştir.
Hukuki Analiz: TMK m. 88 kapsamında genel kurulun fesih kararı alması geçerli
olmakla birlikte, tüzel kişiliğin sona ermesi borçları ortadan kaldırmaz. TMK
m. 53 uyarınca tüzel kişinin malvarlığının tasfiyesi terekenin resmi
tasfiyesine ilişkin hükümlere tabidir . Tasfiye sürecinde öncelik, derneğin üçüncü kişilere (alacaklılara) olan muaccel ve müeccel borçlarının ödenmesidir. Alacaklıların tatmini tam olarak sağlanmadan, dernek varlıklarının TMK m. 54 kapsamında başka bir kuruma (Kızılay'a) özgülenmesi (geçmesi) kanuna aykırıdır . Alacaklılar bu devir işleminin durdurulmasını tasfiye
memurlarından ve gerektiğinde mahkemeden talep edebilirler.
, .TMK m. 88 metninde yer alan genel kurulun "her zaman" derneğin feshine karar verebileceği yönündeki geniş ibare, Dural/Öğüz ve Özsunay (Tüzel Kişiler) tarafından sivil demokrasi açısından temel bir hak olarak övülse de, hakkın kötüye kullanılması yasağı bağlamında ciddi dogmatik riskler taşımaktadır. Uygulamada, dernek içi iktidarı elinde tutan ancak ciddi bir muhalif azınlıkla mücadele eden yönetimlerin, kendi destekçilerini organize ederek 2/3 çoğunlukla derneği kasıtlı olarak feshettikleri ve malvarlığını kendi kontrollerindeki yeni bir tüzel kişiliğe aktararak (muhalif üyeleri dışarıda bırakıp) ertesi gün aynı isimle yeni bir dernek kurdukları görülmektedir. Fesih yetkisinin "her zaman" ve "şartsız" kullanılabilmesi, azınlığın dernek üyeliğinden doğan haklarını dolaylı yoldan gasp etme aracına dönüşebilmektedir. Sivil yargının, mutlak fesih iradesinin arkasındaki bu tür şemsiye tasfiyeleri "hakkın kötüye kullanılması" (TBK m. 2) çerçevesinde iptal edebilecek güçlü içtihatlar geliştirmesi zorunludur.
Öte yandan, Akyol'un tüzel kişiler sistematiği ve hakkın kullanılması prensipleri ışığında incelendiğinde; derneklerin feshi kurumunun, Türk sivil toplum hukukunda "birleşme (merger)" ve "bölünme (spin-off)" alternatiflerinin ticaret şirketlerinde (TTK) olduğu gibi detaylı düzenlenmemiş olmasının yarattığı boşluğu doldurmak için dolambaçlı bir yol olarak kullanıldığı görülmektedir. Aynı amacı güden iki dernek, doğrudan hukuki birleşme yapamadıkları için, bir dernek TMK m. 88 uyarınca kendini feshetmekte ve malvarlığını diğer derneğe devretmektedir. Bu dolaylı (ve fesih/tasfiye prosedürleriyle dolu) süreç, derneklerin bürokratik maliyetlerini artırmakta ve sivil toplumun ölçek büyütmesini zorlaştırmaktadır. TMK'nın, derneklerin kendilerini "feshetmeden" doğrudan başka bir derneğe veya vakfa kül halinde devrolabilmelerini sağlayan esnek birleşme rejimlerini de lege ferenda (olması gereken hukuk) olarak sisteme entegre etmesi kaçınılmazdır.
Son olarak, iradî fesih durumunda dernek mirasının (legacy) korunmasına ilişkin
hukuki boşluk, sivil toplumun tarihsel belleğini zedelemektedir. TMK m. 53 ve
54 uyarınca fesih sonrası tasfiye, sadece derneğin kasasındaki nakdin veya
gayrimenkullerinin tereke mantığıyla devredilmesini (maddi tasfiyeyi)
düzenlemektedir , . Ancak uzun yıllar faaliyet göstermiş bir
derneğin "know-how'ı", geliştirdiği uluslararası projeler, sahip olduğu üye
ağı, marka değeri (isim hakkı) ve arşivlerinin nasıl tasfiye edileceği,
korunacağı veya en yakın kuruma entegre edileceğine dair sivil bir norm
bulunmamaktadır. Derneği salt maddi bir "malvarlığı ve borçlar havuzu" olarak
gören 20. yüzyılın bu klasik tasfiye anlayışının aşılarak, fikrî ve kurumsal
mirasın kamu yararına sürdürülebilirliğini temin edecek gayrimaddi tasfiye
rejimlerinin oluşturulması modern dernekçilik için elzemdir.
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 88. madde metnine dayanır.
Görüş: Fesih kararının azınlığı dışlamak amacıyla kötüye kullanılmasına karşı güvenceler tüzükte pekiştirilmeli; Türk hukukundaki dernek birleşme ve devir mekanizmasının eksikliğinin kapatılması fesih yerine alternatif çözümler sunacaktır.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.