F) Özel hükümler
Madde 653 - (1) Çeşitli kıymetli evraka ilişkin özel hükümler sak lıdır. İKİNCİ KISIM Nama Yazılı Senetler A) Tanımı
F) Özel hükümler
Madde 653 - (1) Çeşitli kıymetli evraka ilişkin özel hükümler sak lıdır. İKİNCİ KISIM Nama Yazılı Senetler A) Tanımı
Akademik Değerlendirme
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) Üçüncü Kitabı, "Kıymetli Evrak" başlığını taşımakta olup, bu kitabın Birinci Kısmı "Genel Hükümler" (m. 645-653) adı altında kıymetli evrak hukukunun temel dogmatiğini inşa etmektedir [1, 2]. İsviçre Borçlar Kanunu (İsv. BK) m. 965 ve devamı hükümlerinden iktibas edilen bu genel hükümler [3], kıymetli evrakın tanımını, borcun ifasını, senetlerin devrini ve iptalini genel soyut kurallara bağlamıştır [1-3].
İnceleme konusu olan TTK m. 653 hükmü, "Özel hükümler" yan başlığı altında, bu genel kısmın son ve kapanış maddesini teşkil eder [4]. Madde metni son derece veciz olup, "Çeşitli kıymetli evraka ilişkin özel hükümler saklıdır." kuralını içermektedir [4, 5].
Hukuk metodolojisinde "özel hükmün genel hükme üstünlüğü" (lex specialis derogat legi generali) ilkesinin kıymetli evrak hukukundaki normatif tezahürü olan bu madde, kıymetli evrak tiplerine (kambiyo senetleri, pay senetleri, emtia senetleri) özgülenen özel rejimlerin, TTK m. 645-652 arasındaki genel rejimden öncelikli olarak tatbik edileceğini emreder. Kıymetli evrak hukukunun son derece şekilci (formalist) yapısı gereğince, kanun koyucu poliçe, bono, çek, makbuz senedi, varant, hisse senedi gibi farklı senet türleri için nev'ine şahsına münhasır (sui generis) ihdas, devir, ibraz ve iptal kuralları öngörmüştür [1, 6]. TTK m. 653, işte bu spesifik düzenlemelerin özerkliğini koruyan sistematik bir "çatışma çözücü" norm işlevi görmektedir.
Kıymetli evrak, TTK m. 645'te, "içerdikleri hak, senetten ayrı olarak ileri sürülemediği gibi başkalarına da devredilemez" prensibiyle tanımlanmıştır [2]. Ancak kıymetli evrak tek tip bir hukuki varlık değildir; içerdiği hakkın türüne göre (alacak senetleri, pay senetleri, ayni hak/emtia senetleri) ve devir şekillerine göre (nama, emre, hamiline) geniş bir tipolojiye ayrılır [3, 7].
TTK m. 653'te zikredilen "çeşitli kıymetli evrak" kavramı, TTK'nın devam eden kısımlarında ve özel kanunlarda düzenlenen spesifik senet tiplerini ifade eder. Bunlar; poliçe, bono ve çekten oluşan "kambiyo senetleri" [6, 8], umumi mağazalar tarafından çıkarılan makbuz senedi ve varant gibi "emtia senetleri" [9, 10], anonim ortaklık "pay senetleri" (ilmühaberler dâhil) [11] ve Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında ihraç edilen diğer menkul kıymetlerdir. Her bir kıymetli evrakın ihdas amacı, ekonomik işlevi ve sirkülasyon (tedavül) hızı birbirinden farklı olduğu için, her biri kendi "çeşitli" yapısına uygun özel kurallara tabi kılınmıştır.
"Özel hükümlerin saklı tutulması" ifadesi, bir hukuki uyuşmazlığın çözümünde öncelikle senedin nev'ine (örneğin bonoya veya çeke) ait özel kuralların uygulanacağını, genel hükümlere (TTK m. 645-652) ise ancak bu özel kurallarda bir boşluk (lacuna) bulunması hâlinde "tamamlayıcı" olarak başvurulabileceğini ifade eder [1, 2].
Örneğin, TTK m. 647 kıymetli evrakın devri için zilyetliğin geçirilmesinin genel geçerli şart olduğunu belirtirken, emre yazılı senetler (poliçe, bono) için kambiyo senetleri faslındaki özel ciro kuralları devreye girer [12, 13]. Benzer şekilde, kıymetli evrakın zıyaı ve iptalinde TTK m. 651 ve 652 genel usulü belirlerken, TTK m. 653 ve m. 652/2 delaletiyle poliçenin iptaline ilişkin m. 757-765 kuralları, poliçe, bono ve çeke özel bir iptal prosedürü olarak genel kuralların yerini alır [14-16].
Bu maddenin, özellikle Medeni Hukuk ve Ticaret Hukuku doktrini içerisinde geniş bir uygulama bağlantısı bulunmaktadır:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 11. ile 12. Hukuk Dairelerinin istikrar kazanmış kararlarında, TTK m. 653 bağlamında şekillenen "özel hükümlerin önceliği" prensibi titizlikle uygulanmaktadır.
Yargıtay uygulamasına göre, bilhassa "kambiyo senetlerinin iptali" ve "kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip" uyuşmazlıklarında, TTK'nın kıymetli evrak genel hükümleri değil, senedin nev'ine özgü özel kurallar dar (münhasır) yorum yöntemiyle tatbik edilir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, poliçe, bono veya çekin iptalinde veya zamanaşımı sürelerinin hesabında doğrudan doğruya kambiyo senedine özgü kuralların dikkate alınması gerektiğini; kambiyo senetleri hukuku alanındaki bir zıya durumunda, eğer TTK m. 757-765 kapsamında çözüme ulaşılabiliyorsa, TTK m. 651 vd. hükümlerine dönülemeyeceğini açıkça belirtmektedir.
Bunun yanı sıra Yargıtay, hamiline yazılı senedin rıza dışı elden çıkması halinde dahi (TMK m. 990), kambiyo senedi niteliğindeki hamiline çekler söz konusu olduğunda, MK veya genel TTK hükümlerinden ziyade TTK'daki çek iptali ile ödemeden men prosedürünün öncelikli olduğunu benimser [21, 22]. Bu, TTK m. 653'ün koruduğu lex specialis kurgusunun tam bir ispatıdır.
Olay 1 (Kambiyo Senedinin İptali Talebinde Çatışma): Hamil A'nın zilyetliğinde bulunan emre yazılı bir bono çalınmıştır. A, bononun iptali için yetkili Asliye Ticaret Mahkemesinde TTK m. 651 ve m. 652 genel hükümlerini ileri sürerek basit ve seri bir usulle mahkemeden karar verilmesini, ilan yapılmaksızın doğrudan borçluya karşı alacak hakkını senetsiz ispat etmeyi talep etmektedir. Hukuki analiz: TTK m. 653 açıkça senedin niteliğine göre özel hükümlerin saklı olduğunu belirtmektedir. TTK m. 778/1-ı bendi yollamasıyla bonolar hakkında poliçelerin iptaline ilişkin TTK m. 757-765 hükümleri (özel hükümler) uygulanmak zorundadır [15, 19]. Mahkemece, TTK m. 651'deki genel kurallara dayanılarak doğrudan senetsiz hak talebi kararı verilemez; TTK m. 760 vd. uyarınca Ticaret Sicili Gazetesinde ilan usulüne (üç ilan) ve bekleme sürelerine riayet edilmesi gereklidir.
Olay 2 (Nama Yazılı Senetlerde Def'ilerin İleri Sürülmesi): Tüketici B, bir satıcı firmaya taksitli satış sözleşmesi kapsamında TTK m. 654'e göre nama yazılı bir senet düzenleyip vermiştir. Satıcı firma senedi tedarikçi C'ye alacağın temliki hükümleriyle devretmiştir. Satılan mal ayıplı çıkmış olup, B bu "ayıp defi"ni (şahsi defi) senedi devralan C'ye karşı ileri sürmektedir. Hukuki analiz: Emre yazılı senetlere ilişkin TTK m. 687/1'deki katı "def'ilerin sınırlandırılması" kuralı [23, 24], TTK m. 653'ün açtığı yolla nama yazılı senetlerin tabi olduğu özel rejimde (alacağın temliki prensipleri, TBK m. 188) uygulanmaz. Nama yazılı senedin hukuki tabiatı gereği, B sahip olduğu ayıp defini iyiniyetli dahi olsa devralan C'ye karşı ileri sürebilecektir [25]. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 4/5 hükmünün senedin tüketici yönünden geçersizliğine ilişkin öngördüğü kural da [26], TTK m. 653'ün "özel hüküm" saklı tutma iradesinin farklı bir kanun bağlamındaki doğal teyididir.
Ticaret hukuku doktrininde (örneğin; Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Fırat Öztan, Mehmet Bahtiyar, Hasan Pulaşlı [31-33]) TTK'nın kıymetli evrak kitabının kurgusu genellikle takdir edilmekle birlikte, TTK m. 653'ün ve benzer şekilde m. 652/2'nin varlığının normatif zorunluluğu sıkça tartışılmıştır.
Bir görüşe göre; hukuk metodolojisinin temel kaidesi olan "özel kuralın genel kurala üstünlüğü" veya "özel kanunun genel kanunu ilga etmesi" zaten hukukun genel bir prensibidir. Dolayısıyla TTK m. 653 gibi bir maddenin kanun metnine derç edilmesi, malumun ilamı (tekrardan ibaret) niteliğinde olup lafzi bir gereklilik taşımamaktadır. Nitekim TTK m. 652 fıkra 2'de iptal konusunda "kıymetli evrakın çeşitli türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır" denildikten hemen sonra m. 653'te "Çeşitli kıymetli evraka ilişkin özel hükümler saklıdır" ibaresinin yer alması mükerrer ve gereksiz bir kodifikasyon olarak nitelendirilmektedir [14].
Ancak mukabil görüşe (kıymetli evrakın yüksek şekilcilik barındıran doğasını savunan görüşe) göre; "kıymetli evrak", alacaklılık ve zilyetlik kavramlarının eşsiz bir biçimde kaynaştığı (inkorporasyon) teknik bir alandır. Senet çeşitleri (nama, emre, hamiline) arasındaki uçurumlar ve kambiyo hukukunun soyutluk/mücerretlik ilkesi [34, 35] gibi istisnai kurgular, kanun koyucuyu muhtemel herhangi bir "genel hükme kaçış" veya yorum boşluğunu peşinen kapatmaya itmiştir. Bu bakımdan TTK m. 653, uygulayıcıyı (hakimi) açık ve tartışmasız bir biçimde senedin ait olduğu sınıfın arka planındaki zorlu özel yasa kurallarını bulup uygulamaya "icbar eden" dogmatik bir uyarı levhası niteliğindedir.
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.