1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 675. maddesi, kambiyo senetleri hukuku sistematiğinde "poliçenin kabulü ve ödenmesi" ile ilgili genel hükümler arasında, poliçeye konulacak "faiz şartını" (kapital faizi) düzenlemektedir [1]. Kambiyo senetlerinde geçerli olan "belirlilik" ve "şekli sıkılık" ilkeleri gereğince, senet üzerinde yer alan bedelin kayıtsız şartsız ve belirli olması esastır. Bu temel ilkenin bir sonucu olarak, kural olarak poliçe veya bonolarda faiz şartı öngörülmesi, senet bedelinin muayyenliği ilkesi ile çelişme riski barındırır.
Ancak kanun koyucu, TTK m. 675 hükmü ile ticari hayatın gerekliliklerini ve kambiyo senetlerinin bir kredi vasıtası olma işlevini göz önünde bulundurarak, ödeme tarihi düzenlenme anında kesin olarak bilinemeyen vade türleri için istisnai bir düzenleme ihdas etmiştir [1-3]. Bu çerçevede, yalnızca "görüldüğünde" ve "görüldükten belirli bir süre sonra" ödenmesi şart kılınan poliçelerde (ve TTK m. 778/2-b yollamasıyla bonolarda) anapara faizi öngörülmesine hukuki geçerlilik tanınmıştır [1, 4]. Diğer vade türlerinde ise (belirli bir günde veya düzenlenme gününden belirli bir süre sonra), faiz tutarının önceden hesaplanıp doğrudan senet bedeline (anaparaya) eklenmesi mümkün olduğundan, bu senetlere ayrıca faiz şartı konulması kanunen anlamsız görülmüş ve konulan faiz şartının "yazılmamış sayılacağı" (yok hükmünde olacağı) kabul edilmiştir [1-3, 5].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Faiz Şartının Konulabileceği Vade Türleri
TTK m. 675/1 hükmü, faiz şartının yalnızca iki vade türü için geçerli olabileceğini tahdidi (sınırlı) olarak belirlemiştir: "Görüldüğünde" (ibrazında) ve "görüldükten belirli bir süre sonra" [1]. Bu vade türlerinin ortak özelliği, poliçenin veya bononun düzenlendiği an itibarıyla, muhataba veya düzenleyene ne zaman ibraz edileceğinin kesin olarak bilinememesidir [2, 3]. Vadenin (ödeme gününün) meçhul olması, vadeye kadar işleyecek kapital faizinin önceden hesaplanıp senedin anaparasına dahil edilmesini imkânsız kılmaktadır. Bu pratik zorunluluk nedeniyle, kanun koyucu poliçe üzerinde ayrıca bir faiz oranının gösterilmesine cevaz vermiştir [2, 3, 6].
2.2. Faiz Şartının "Yazılmamış Sayılması" Yaptırımı
TTK m. 675/1'in ikinci cümlesi uyarınca, "belirli bir günde" veya "düzenlenme gününden belirli bir süre sonra" vadeli senetlerde öngörülen faiz kayıtları yazılmamış sayılır [1, 5]. Yazılmamış sayılma (yokluk/hükümsüzlük) yaptırımı, senedin tamamının veya kambiyo vasfının geçersizliği sonucunu doğurmaz. Senet, faiz kaydı hiç yazılmamış gibi geçerliliğini korur ve sadece senet üzerinde yazılı anapara bedeli üzerinden talep hakkı verir [5].
Aynı şekilde TTK m. 675/2 gereğince, faiz şartı konulmasına izin verilen vade türlerinde dahi, eğer "faiz oranı" rakamsal veya oransal olarak poliçede gösterilmemişse, faiz şartı yine yazılmamış sayılacaktır [1, 6]. Oranın belli olmaması, senedin belirli bir bedeli içermesi ilkesini ihlal edeceğinden, kanun koyucu oranı tarafların yorumuna veya piyasa teamüllerine bırakmamış, açıkça senet üzerinde gösterilmesini emretmiştir [1].
2.3. Kapital Faizi ve Temerrüt Faizi Ayrımı
Doktrinde ve uygulamada sıklıkla karıştırılan bir husus, TTK m. 675'te düzenlenen faizin niteliğidir. Bu maddede bahsi geçen faiz, "kapital (anapara) faizi"dir, yani senedin vadesine kadar işleyecek olan sözleşmesel faizdir [2, 3, 7]. Vadenin gelmesi ve senedin ödenmemesi durumunda ortaya çıkan faiz ise "temerrüt faizi" olup, TTK m. 725 vd. hükümlerine tabidir. Temerrüt faizi talebi için TTK m. 675 kapsamında senede bir şart konulmasına gerek yoktur; yasa gereği temerrüt faizi doğar [7, 8].
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 778/2-b (Bonolara Uygulanabilirlik): TTK m. 675, yapısal olarak poliçeler kısmında düzenlenmiş olmakla birlikte, TTK m. 778/2-b hükmündeki açık yollama ("Faiz şartına dair 675 inci... maddeler hükümleri bonolar hakkında da geçerlidir") sayesinde bonolar (emre muharrer senetler) bakımından da birebir uygulanır [4].
- TTK m. 786 (Çeklerde Faiz Yasağı): Çek, yapısal olarak bir kredi aracı değil, bir "ödeme aracı"dır. Bu sebeple çeklerde kapital faizi şartı konulması yasaklanmıştır. TTK m. 786 hükmü uyarınca çek üzerine konulan herhangi bir (kapital) faiz şartı yazılmamış sayılır [7-9]. Ancak bu yasak da kapital faizine ilişkindir; çekin süresinde ibraz edilip ödenmemesi halinde, yasal ibraz tarihinden itibaren temerrüt faizi işlemesine hiçbir hukuki engel yoktur [7, 8].
- TTK m. 703 (Vade Türleri): TTK m. 675, doğrudan TTK m. 703'te tahdidi olarak sayılan vade türleri ile bağlantılıdır. Senede bu dört kanuni vade türünden başkasının konulması (veya birden fazla vade konulması) zaten senedi baştan batıl kılar (TTK m. 703/2) [10, 11].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerinin (özellikle 11., 12. ve 19. Hukuk Daireleri) yerleşik içtihatlarında, TTK m. 675'in dar ve lafzi yorumu benimsenmektedir. Yargıtay kararlarında ısrarla vurgulanan temel ilke şudur: Kambiyo senetlerinin taşıdığı kamu güveni ve mücerretlik niteliği gereğince, senet metninde yer alan kayıtların herkes tarafından aynı şekilde anlaşılabilir ve hesaplanabilir olması zorunludur.
Yargıtay içtihatlarına göre; "belirli bir günde" ödenmesi kararlaştırılan bir bononun ön veya arka yüzüne "vadeye kadar aylık %2 faiz işletilecektir" şeklinde bir ibare konulması, bono vasfını (kambiyo senedi niteliğini) ortadan kaldırmaz. Sadece ve münhasıran bu faiz şartı yazılmamış sayılır (yok hükmündedir) [5]. Alacaklı, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapacağı takipte yalnızca senet üzerinde yazılı anapara bedelini ve vadeden itibaren işleyecek temerrüt faizini talep edebilir; senede eklenen kapital faizini talep edemez [2, 3]. Ayrıca Yargıtay, TTK m. 675/2 uyarınca, "faiz işletilecektir" denilmesine rağmen oran gösterilmemişse, faizin TBK veya ticari temerrüt oranlarına göre "tamamlanamayacağını", kaydın doğrudan geçersiz sayılacağını hüküm altına almaktadır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1:
Bir ticari alım-satım ilişkisi kapsamında, borçlu A A.Ş., alacaklı B Ticaret Ltd. Şti. emrine 15.11.2023 vadeli, 500.000 TL bedelli bir bono düzenlemiştir. Bononun ön yüzüne, metnin altına "İşbu senedin düzenlenme tarihinden vade tarihine kadar yıllık %15 faiz işletilecektir" şeklinde bir ibare eklenmiş ve imzalanmıştır.
Hukuki analiz: Senedin vadesi "belirli bir gün" (15.11.2023) olarak tespit edilmiştir. TTK m. 675/1 ve TTK m. 778/2-b hükümleri müştereken değerlendirildiğinde, belirli bir günde ödenmesi şart kılınan bonolara konulan faiz şartı yazılmamış sayılır [1, 4, 5]. Dolayısıyla B Ticaret Ltd. Şti., vade geldiğinde borçludan yalnızca 500.000 TL anapara talep edebilir. Sözleşmesel kapital faizi talebi kambiyo hukukuna göre reddedilir.
Olay 2:
C, D'ye hitaben "İşbu poliçeyi görüldükten 60 gün sonra E'nin emrine 1.000.000 TL olarak ödeyiniz" metnini havi bir poliçe düzenlemiş ve senedin üzerine "Poliçenin düzenlenme tarihinden itibaren kanuni ticari faiz işletilecektir" şartını eklemiştir.
Hukuki analiz: Vade türü "görüldükten belirli bir süre sonra" olduğu için prensip olarak senede faiz şartı konulması TTK m. 675/1 uyarınca caizdir [1]. Ancak, TTK m. 675/2, faiz oranının açıkça rakamsal/oransal olarak senet üzerinde gösterilmesini emreder ("faiz oranının poliçede gösterilmesi gerekir") [1, 6]. Oran açıkça (örneğin %10, %20 gibi) belirtilmediği, yalnızca "kanuni ticari faiz" gibi değişken ve dışsal bir atıf yapıldığı için, bu faiz şartı da yazılmamış sayılır ve faiz talebi dinlenmez.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat yükü: Poliçedeki veya bonodaki faiz şartının geçerli olup olmadığı bizzat senedin metninden anlaşıldığından (senet metninden anlaşılan def'i), borçlu bu hususu (yazılmamış sayılma durumunu) herkese karşı (iyiniyetli hamillere dahi) mutlak def'i olarak ileri sürebilir. İspat, doğrudan senet metni ile yapılır.
- Zamanaşımı / Süreler: Geçerli şekilde senede yazılmış olan bir kapital faizi, anaparaya eklenmiş asıl alacağın bir parçası haline gelir. Dolayısıyla, faiz alacağı da poliçenin/bononun tabi olduğu üç yıllık, bir yıllık ve altı aylık kambiyo zamanaşımı sürelerine (TTK m. 749) tabidir.
- Görevli/yetkili mahkeme: TTK m. 4 bağlamında mutlak ticari dava niteliğindeki bu uyuşmazlıklarda, faize yönelik uyuşmazlıklar da Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girer. İcra takiplerinde ise faizin hesaplanması ve faiz şartının iptaline ilişkin itirazlar İcra Hukuk Mahkemesince senedin üzerinden şeklen incelenir.
- Yaygın uygulama hataları: Uygulamada tacirlerin matbu bono evrakları üzerine "aylık %5 faizlidir" yazıp vade kısmına da kesin bir tarih attıkları sıklıkla görülmektedir. Hukuken faiz kaydının bu şekilde yazılması, TTK m. 675/1 gereğince tamamen işlevsizdir [1, 5]. Vade belliyse, faizin anaparaya giydirilerek toplam tutarın "bedel" kısmına yazılması hukuki bir zorunluluktur [2, 3].
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk Ticaret Hukuku doktrininde (özellikle Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Mehmet Bahtiyar, Sabih Arkan ve Abuzer Kendigelen gibi otoriteler tarafından) TTK m. 675 hükmü, kıymetli evrak hukukunun "şekli sıkılık" (biçimsellik) ve "belirlilik" (muayyenlik) ilkelerinin en tipik tezahürlerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Doktrindeki hâkim ve yerleşik görüşe göre; kambiyo senedinin ekonomik fonksiyonu onun bir tedavül (dolaşım) ve kredi aracı olmasıdır. Tedavül kabiliyeti, senedi eline alan her zilyedin (hamilin) senede bakarak hak ve borcun kapsamını hiçbir dışsal araştırmaya mahal bırakmadan görebilmesine bağlıdır [12, 13]. Eğer belirli vadeli senetlere faiz şerhi konulmasına izin verilseydi, senedi devralan kişi vadeye kadar işleyecek faizi hesaplamak için fazladan matematiksel işlemler yapmak ve senedin asli bedeli hususunda tereddüt yaşamak zorunda kalırdı.
Bazı yazarlarca, TTK m. 675/2 hükmündeki "faiz oranının açıkça gösterilmemesi halinde yazılmamış sayılır" yaptırımı oldukça sert bir kural olarak eleştirilmiştir. Ticari ilişkilerde emredici nitelikteki TBK veya yasal faiz/temerrüt faizi oranlarının (Örn. 3095 s. Kanun) objektif olarak bilinebilir olduğu; dolayısıyla "kanuni faiz uygulanır" şeklindeki bir ibarenin geçerli sayılması gerektiği ileri sürülmüşse de, kıymetli evrakın kamu güveni (public trust) ilkesi karşısında bu görüş yasa koyucu tarafından kabul görmemiş ve mutlak belirlilik şartı korunmuştur.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.