1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) "Kıymetli Evrak" başlıklı dördüncü kitabında, poliçeye ilişkin hükümler arasında yer alan 704. madde, kambiyo senetlerinde öngörülen dört temel vade türünden biri olan "görüldüğünde ödenecek" (ibrazında ödenecek) vade türünü ve buna bağlanan hukuki sonuçları düzenlemektedir [1, 2]. Madde, poliçenin ödeme amacıyla ibraz sürelerini, bu sürelerin poliçe ilgilileri (düzenleyen ve cirantalar) tarafından ne şekilde değiştirilebileceğini ve ibraz yasağı konulabilmesi imkânını kurala bağlamaktadır [2].
Kambiyo senetleri hukuku, tedavül güvenliği ve sürati üzerine inşa edilmiştir. Bu bağlamda, vadenin kesin olarak bilinmediği "görüldüğünde ödenecek" senetlerde, borçlunun belirsiz bir süre boyunca ödeme tehdidi altında kalmasını engellemek amacıyla kanun koyucu bir yıllık azami bir kanuni ibraz süresi ihdas etmiştir [2, 3]. TTK m. 778/1-b bendinin yaptığı açık yollama uyarınca, poliçeler için öngörülen TTK m. 704 hükmü, niteliğine aykırı düşmediği sürece bonolar (emre yazılı senetler) hakkında da aynen uygulanma kabiliyetini haizdir [4].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Görüldüğünde Ödenme (İbrazında Ödenme) Kuralı
Kambiyo senetlerinde vade, alacağın muaccel olduğu, bir başka deyişle borçludan ifanın talep edilebileceği tarihi ifade eder [3]. TTK m. 704/1 uyarınca, "görüldüğünde ödenmek üzere düzenlenen poliçe ibrazında ödenir" [2]. Bu vade türünde, senet metninde takvime bağlı kesin bir tarih yer almaz; senedin muhataba (veya bonoda düzenleyene) ibraz edildiği gün, aynı zamanda vadenin geldiği gün (muacceliyet tarihi) olarak kabul edilir [5]. Senedin muacceliyeti tamamen hamilin ibraz iradesine bağlanmış durumdadır [6].
2.2. Bir Yıllık Kanuni İbraz Süresi
Görüldüğünde ödenecek poliçe veya bonoların, düzenlenme (keşide) tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde ödenmek üzere muhataba/borçluya ibraz edilmesi yasal bir zorunluluktur [2, 7]. Bu bir yıllık süre, hak düşürücü nitelikte bir süredir. Sürenin başlangıç anı, senedin üzerinde yazılı olan "düzenlenme tarihi"dir [5, 8]. Bu sürenin geçirilmesi, senedin kambiyo senedi vasfını doğrudan ortadan kaldırmamakla birlikte, hamilin müracaat borçlularına (cirantalar ve düzenleyen) karşı sahip olduğu başvuru (rücu) haklarının düşmesine sebebiyet verir [9, 10].
2.3. İbraz Süresinin Değiştirilmesi (Uzatma ve Kısaltma)
TTK m. 704/1, poliçe ilişkisinin taraflarına sürelere müdahale imkânı tanımıştır. Buna göre senedin asli kurucusu olan düzenleyen (keşideci), bir yıllık kanuni süreyi kısaltabileceği gibi, daha uzun bir süre (örneğin iki yıl) olarak da belirleyebilir [2]. Buna karşılık senedi ciro yoluyla devreden cirantalar, sadece kendi sorumluluk sürelerini daraltmak amacıyla bu süreyi kısaltabilirler; uzatma yetkileri yoktur [2]. Zira cirantanın süreyi uzatması, kendisinden önce gelen borçluların risk süresini onların iradesi dışında uzatmak anlamına geleceğinden kanun koyucu buna cevaz vermemiştir.
2.4. İbraz Yasağı (Belirli Bir Günden Önce İbraz Edilmeme Şartı)
TTK m. 704/2 uyarınca düzenleyen, görüldüğünde ödenecek senedin belirli bir tarihten önce ödenmek üzere ibraz edilmesini engelleyen bir şart (ibraz yasağı) koyabilir [2]. Örneğin düzenlenme tarihi 01.01.2023 olan bir senede "01.06.2023 tarihinden önce ibraz edilemez" kaydı konulabilir [11]. Bu durumda kanuni bir yıllık ibraz süresi, senedin düzenlenme tarihinden değil, ibraz yasağının bittiği tarihten (örnekte 01.06.2023) itibaren işlemeye başlar [2, 12]. Bu hüküm, ticari hayatta nakit akışını planlayan borçluya hukuki bir koruma kalkanı sağlamaktadır.
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 672/2 (Vadesi Gösterilmeyen Poliçe): TTK sistematiğinde bir senedin hiç vade içermemesi onu geçersiz kılmaz; vadesi gösterilmeyen poliçe (veya bono) kanun gereği "görüldüğünde ödenecek" vadeli sayılır [1, 13]. Dolayısıyla TTK m. 704 hükümleri, sadece üzerinde "görüldüğünde ödenir" yazan senetlere değil, vade kısmı boş bırakılmış açık (beyaz) senet haricindeki vadesiz senetlere de kıyasen değil, doğrudan uygulanır [14, 15].
- TTK m. 730/1-a (Müracaat Hakkının Düşmesi): Hamil, kanuni veya iradi ibraz süresi içinde senedi ödeme için ibraz etmezse; kabul eden kişi (veya bonoda asıl borçlu olan düzenleyen) hariç olmak üzere, cirantalara, poliçe düzenleyenine ve bunların avalistlerine karşı müracaat hakkını kaybeder [9, 10]. TTK m. 704 ile TTK m. 730 arasındaki bu illiyet bağı, senedin kambiyo vasfının değil, kambiyo hukukuna özgü takip imkânının müracaat borçluları yönünden yitirilmesini ifade eder.
- TTK m. 714/3 (Protesto Süresi): Görüldüğünde ödenecek poliçelerde ödememe durumunun tespiti (protesto), senedin ibraz süresi (bir yıl) içinde yapılmalıdır. İbraz son gün yapılmışsa protesto ertesi iş günü de çekilebilir [16].
- TTK m. 690/1 (Gecikmiş Ciro): Protestonun düzenlenmesi için öngörülmüş sürenin (TTK m. 704 bağlamında bir yıllık sürenin) geçmesinden sonra yapılan ciro, gecikmiş ciro niteliğindedir ve sadece alacağın temliki hükümlerini doğurur [17, 18].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, TTK m. 704'ün kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe etkisi sıklıkla incelenmiştir. Yargıtay 12. HD, 14.12.2017 tarihli, E. 2016/24991, K. 2017/15604 sayılı kararında; vade unsuru taşımayan bir bononun TTK m. 672/2 gereği "görüldüğünde ödenecek bono" vasfında olduğunu, bu senedin düzenlenme tarihinden itibaren TTK m. 704 gereğince 1 yıllık ibraz müddeti içinde takibe konulmasının, ibraz yerine geçtiğini ve süresinde yapılmış bir icra takibi ile müracaat hakkının düşmeyeceğini hükme bağlamıştır [15].
Yargıtay içtihatlarına göre, görüldüğünde ödenecek senedin bir yıl içinde icra dairesine verilerek takip başlatılması, doğrudan borçluya "ibraz" niteliğindedir. Ancak, icra takibi bir yıl geçtikten sonra başlatılırsa, hamilin müracaat borçlularına (cirantalara) karşı müracaat hakkı düşmüş olacağından, bu kişilere karşı kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılamaz [7, 15].
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (İbraz Süresinin Geçirilmesi ve Müracaat Hakkı):
Bursa'da yerleşik (A), ticari bir alım-satım ilişkisine istinaden (B) emrine 15.03.2024 düzenlenme tarihli, üzerinde herhangi bir vade tarihi yazılı olmayan bir bono keşide etmiştir. (B) senedi (C)'ye, (C) de (D)'ye ciro etmiştir. Hamil (D), senedi ancak 20.05.2025 tarihinde ödenmek üzere (A)'ya ibraz etmiş, ödenmemesi üzerine (C) ve (B)'ye müracaat etmek istemiştir.
Hukuki analiz: Senedin üzerinde vade tarihi bulunmadığından TTK m. 672/2 uyarınca "görüldüğünde ödenecek" bono hükmündedir. TTK m. 704/1 gereğince düzenlenme tarihi olan 15.03.2024'ten itibaren bir yıl içinde (en geç 15.03.2025 tarihine kadar) ibraz edilmesi gerekirdi. Hamil (D), 20.05.2025 tarihinde ibrazda bulunarak kanuni süreyi kaçırmıştır. TTK m. 730/1-a gereği müracaat hakkı düşmüş olup, (D) cirantalar (B) ve (C)'ye karşı kambiyo hukukundan doğan başvuru hakkını kullanamaz. Asıl borçlu (A)'ya karşı ise zamanaşımı süresi dolmadığı sürece talep hakkı devam eder.
Olay 2 (İbraz Yasağı ve Sürenin İşlemesi):
Düzenleyen (X), lehtar (Y) lehine 10.01.2023 düzenlenme tarihli, "Görüldüğünde ödeyiniz" vadeli bir poliçe keşide etmiş ve senedin üzerine "01.09.2023 tarihinden önce ibraz edilemez" kaydını koymuştur. Hamil (Z), senedi 15.08.2024 tarihinde ödeme için muhatap bankaya ibraz etmiştir.
Hukuki analiz: TTK m. 704/2 uyarınca düzenleyenin belirli bir tarihten önce ibraz yasağı koyması geçerlidir. Bu durumda bir yıllık ibraz süresi düzenlenme tarihi olan 10.01.2023'ten değil, ibraz yasağının bittiği 01.09.2023 tarihinden itibaren başlar. Dolayısıyla hamil (Z)'nin ibraz için 01.09.2024 tarihine kadar süresi bulunmaktadır. 15.08.2024 tarihinde yapılan ibraz süresindedir ve hamil kambiyo hukukundan doğan tüm haklarını yasal olarak korumuştur.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat Yükü: Görüldüğünde ödenecek senedin bir yıllık sürede ibraz edildiğini (ve ödenmediğini) ispat yükü hamile aittir. Bu ispat, noter aracılığıyla çekilen ödememe protestosu ile kesin olarak sağlanır [19].
- Zamanaşımı / Süreler: Görüldüğünde ödenecek senetlerde asıl borçluya karşı zamanaşımı süresi (poliçede kabul eden muhatap, bonoda düzenleyen için 3 yıl) ibraz süresinin sonundan itibaren başlar. Zira alacak en geç bu bir yıllık sürenin sonunda muaccel hale gelmiş kabul edilir [5, 20].
- Görevli/yetkili mahkeme: Kambiyo senetlerinden doğan ihtilaflar TTK m. 4 kapsamında mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir [21].
- Yaygın Uygulama Hataları: Uygulamada en sık yapılan hata, vade tarihi unutulan (beyaz bono kastı taşımayan) senetlerin doğrudan geçersiz (batıl) olduğunun düşünülmesidir. Oysa bu senetler TTK m. 704 uyarınca geçerlidir ve hamil, düzenlenme tarihinden itibaren 1 yıl içinde senedi doğrudan icraya koyarak alacağını tahsil edebilir [15]. Diğer bir hata ise cirantaların ibraz süresini uzatmaya çalışmasıdır; TTK m. 704/1 lafzı açıkça cirantalara sadece süreyi kısaltma yetkisi tanımıştır [2].
7. Eleştirel Değerlendirme
Doktrinde, görüldüğünde ödenecek poliçelerin "kabul" müessesesi ile olan ilişkisi bakımından fikir ayrılıkları mevcuttur. R. Poroy / Ü. Tekinalp gibi hocaların savunduğu ve baskın olan görüşe göre; görüldüğünde ödenecek poliçeler özellikleri itibarıyla doğrudan ödenmek üzere ibraz edilirler, dolayısıyla "kabule arz" edilmeleri kural olarak hukuki mantığa uygun değildir [22]. Bu senetlerde kabul yerine doğrudan ödeme veya ödememe protestosu düzenlenmelidir. Bir diğer doktriner eleştiri ise, senedin düzenleyicisinin ticari bilgisizliği sebebiyle vadeyi yazmayı unutması halinde, kanunun bunu "görüldüğünde ödenecek" saymasının, borçluyu ağır ve ani bir ifa yükümlülüğü ile karşı karşıya bırakmasıdır. Ticari hayatta tarafların örneğin "6 ay sonrası" için anlaşıp senede vade yazmayı atlamaları, senedi alan kötüniyetli hamilin ertesi gün senedi takibe koymasına olanak tanımaktadır (açık poliçe iddiaları saklı kalmak kaydıyla) [23]. Kanunun şekli kesinlik ilkesi, burada zayıf tarafı mağdur edebilmektedir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.