Resmi Metin

**II

  • Sürelerin hesabı
  1. Genel olarak**

Madde 706 - (1) Düzenlenme gününden veya görüldükten bir veya birkaç ay sonra ödenmek üzere düzenlenen bir poliçenin vadesi, ödemenin yapılması gereken ayın o günün karşılığı olan gününde gelmiş olur. Karşılığı olan gün bulunmadığı takdirde vade o ayın son günü gelmiş olur. (2) Bir poliçe, düzenlenme gününden veya görüldükten bir buçuk ay veya birkaç ay veya yarım ay so nra ödenmek üzere düzenlendiği takdirde, ilk önce tam aylar hesap edilir. (3) Vade olarak bir ayın başı, ortası veya sonu gösterilmişse, bunlardan ayın birinci, onbeşinci ve sonuncu günleri anlaşılır. (4) “Sekiz gün” veya “onbeş gün” ibarelerinden bir veya iki hafta değil, gerçek olarak sekiz veya onbeş günlük bir süre anlaşılır. (5) “Yarım ay” ibaresi onbeş günlük bir süreyi ifade eder.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 706. maddesi, kambiyo senetleri hukukunda poliçelerin ve atıf yoluyla bonoların (TTK m. 778/1-d) ödeme vadelerinin hesaplanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen temel bir normdur [1]. Poliçe ve bonolarda ödeme vadesi, senedin tedavül kabiliyetini, ibraz sürelerini, ödememe protestosu çekilme zamanını ve zamanaşımı sürelerinin başlangıcını doğrudan etkileyen en kritik unsurlardan biridir [2, 3].

Kanun koyucu, TTK m. 703/1 hükmüyle kambiyo senetlerinde kabul edilebilir vade türlerini "görüldüğünde", "görüldükten belirli bir süre sonra", "düzenlenme gününden belirli bir süre sonra" ve "belirli bir günde" olmak üzere tahdidi (sınırlı sayı ilkesine tabi) olarak belirlemiştir [4, 5]. TTK m. 706 hükmü, işte bu vade türlerinden "düzenlenme gününden belirli bir süre sonra" ve "görüldükten belirli bir süre sonra" ödenecek senetlerde, tarafların iradesi ile takvim gerçeklikleri arasında doğabilecek uyumsuzlukları gidermek ve senedin geçerliliğini ayakta tutmak amacıyla ihdas edilmiştir [6, 7].

Kambiyo senetlerinde şekil sıkılığı (katı şekilcilik) ilkesi geçerli olduğundan, vadeye ilişkin muğlaklıkların ortadan kaldırılması zorunludur. TTK m. 706, "ay", "buçuk ay", "yarım ay", "sekiz gün", "onbeş gün" gibi ticari hayatta sıkça kullanılan zaman ölçütlerini objektif matematiksel kurallara bağlayarak, kambiyo senetlerinde hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini tesis etmiştir [8, 9].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Ay Hesabında "Karşılık Gelen Gün" Kuralı (TTK m. 706/1)

Madde metninin birinci fıkrası uyarınca, vade bir veya birkaç ay sonra olarak belirlenmişse, vadenin saptanmasında "ayın karşılığı olan gün" (mukabil gün) esas alınır [7]. Örneğin, 15 Ocak tarihinde düzenlenen ve "düzenlenme tarihinden 2 ay sonra" vadeli bir senedin vadesi 15 Mart'tır. Ancak takvimlerin her ay eşit çekmemesi nedeniyle karşılığı olan gün bulunmadığı takdirde, kanun koyucu vadenin "o ayın son günü" gelmiş sayılacağını emredici olarak düzenlemiştir [7]. Örneğin, 31 Ocak tarihinde düzenlenen ve 1 ay sonra vadeli olan senedin vadesi, şubat ayının 31 çekmemesi sebebiyle şubat ayının son günüdür (artık yıllara göre 28 veya 29 Şubat) [6, 10].

2.2. Tam Aylar ve Yarım Aylar ile İlgili Hesaplama Usulü (TTK m. 706/2 ve 5)

Maddenin ikinci fıkrası, "bir buçuk ay" veya "yarım ay" gibi ifadelerin kullanıldığı poliçe ve bonolarda hesaba nereden başlanacağını gösterir. Hükme göre, bu tür vadelerde ilk önce tam aylar hesaplanmalı, ardından kalan küsurat (yarım ay) eklenmelidir [7, 10]. Beşinci fıkra ise, ticari hayatta muğlaklığa yol açmaması adına "yarım ay" ibaresinin mutlak surette "onbeş günlük" bir süreyi ifade ettiğini belirlemiştir [9, 11]. Örneğin, "üç buçuk ay" şeklindeki bir vadede, öncelikle 3 tam ay ileriye gidilecek, bulunan tarihin üzerine 15 gün daha eklenecektir [10, 12].

2.3. Ayın Başı, Ortası ve Sonu Kavramları (TTK m. 706/3)

Türk Ticaret Kanunu, kambiyo ilişkilerinde geleneksel ticari terimlerin kullanımına cevaz verirken bu terimlerin anlamını da mutlak bir şekilde sabitlemiştir. Madde uyarınca vade olarak;

  • "Ayın başı" gösterilmişse, ayın birinci (1.) günü,
  • "Ayın ortası" gösterilmişse, ayın onbeşinci (15.) günü,
  • "Ayın sonu" gösterilmişse, o ayın çekeceği güne göre sonuncu (28., 29., 30. veya 31.) günü anlaşılır [8, 9, 13].
2.4. Hafta Hesabının Dışlanması (TTK m. 706/4)

Dördüncü fıkra, "sekiz gün" veya "onbeş gün" ibarelerinin, genel dilde sıklıkla bir veya iki haftayı (7 veya 14 gün) ifade etmek maksadıyla yuvarlanarak kullanılmasının önüne geçmektedir. Kambiyo senedine "sekiz gün" veya "onbeş gün" yazıldığında, yasa koyucu bunun bir veya iki hafta olarak algılanamayacağını, mutlaka "gerçek olarak sekiz veya onbeş gün" hesaplanması gerektiğini açıkça emretmiştir [8, 9, 13].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 778/1-d: Kambiyo senetlerinin en yaygın türü olan bonolarda (emre yazılı senetler), poliçenin vade ve sürelerin hesaplanmasına dair hükümlerinin niteliğine aykırı düşmedikçe aynen uygulanacağını hüküm altına alır. Bu atıf maddesi sayesinde TTK m. 706, doğrudan bonolarda da uygulama alanı bulur [1].
  • TTK m. 703: Poliçe ve bonolara konulabilecek yasal vade türlerini gösterir. Bu maddede belirlenen dört temel vade dışındaki, vade bağlamında takvim yaprağıyla örtüşmeyen, gerçekleşmesi meşkûk ("bayramda", "eylülde" gibi) veya çifte vade (iki farklı tarih) içeren senetler batıldır [14, 15]. TTK m. 706, TTK m. 703'te yasal kılınan vade türlerinin matematiksel icrasını sağlar.
  • TTK m. 753: Kambiyo senetleri hukukunda süreler hesap edilirken, sürenin başladığı (işlemin yapıldığı) ilk gün hesaba katılmaz [16]. Yani düzenlenme gününden belirli bir süre sonra ibaresi olan senette, düzenlenme günü sıfır kabul edilerek ertesi günden itibaren sayım başlar [17, 18].
  • TTK m. 752: Vade gününün (veya ödeme günü ile işlem sürelerinin) pazara yahut diğer bir resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, vadenin takip eden ilk iş gününe uzayacağını düzenler [2, 16, 19, 20]. Bu madde, TTK m. 706 uyarınca takvime göre hesaplanan vadenin tatil gününe denk gelmesi durumunda tamamlayıcı olarak devreye girer.
  • TBK m. 92: Türk Borçlar Kanunu'nda sürelerin hesabına ilişkin genel kurallar, kambiyo senetleri hukukunda TTK'nın özel düzenlemeleri (lex specialis) karşısında ikincil plandadır. Ancak kavramsal uyum açısından, TBK ile TTK süre hesaplama mantıkları genellikle birbirini tamamlar niteliktedir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Kambiyo senetlerinde sürelerin hesabı ve vadeye ilişkin hataların senedin geçerliliğine (kambiyo vasfına) etkisi, Yargıtay İçtihatlarında istikrar kazanmış kurallara bağlanmıştır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, TTK m. 706/1'de belirtilen mantık çerçevesinde, vade tarihinin takvimde gerçekte olmayan bir gün olarak yazılması (örneğin "31.06.2006" veya "30 Şubat") senedi otomatik olarak batıl kılmaz. Yargıtay (Y. 12. HD, 09.03.2007 - E. 2007/1118, K. 2007/4394 sayılı kararı ve YHGK'nın 21.06.2000 tarihli, 2000/12-1011 E. kararı), senedin vade tarihinin maddi bir yanılgı ile örneğin "31 Haziran" şeklinde gösterildiği hallerde, bu vadenin ilgili ayın (Haziran) son günü (30 Haziran) olarak kabul edilmesi gerektiğine hükmetmiştir [21-24]. Yargıtay, gerçekte var olmayan bir günün vade olarak yazılması durumunda, bunu geçersizlik (iptal) sebebi saymanın alacaklının hakkının zayi olmasına sebep olacağını, kanunun ruhuna (TTK m. 706/1 ayın son günü kuralı kıyasen uygulanarak) uygun bir şekilde ayın son günü olarak yorumlanmasını şart koşmuştur [24].

Ancak Yargıtay, "32", "33" gibi hiçbir ayda bulunması mümkün olmayan fiktif gün rakamlarının yazılmasını bu kapsamda görmeyerek senedin kambiyo vasfını yitireceği yönünde kararlar da tesis etmiştir [22]. Öte yandan çifte vade durumu kesin bir hükümsüzlük nedenidir. Senedin metninde birbirini tutmayan iki farklı vadenin (örneğin rakamla farklı, yazıyla farklı tarihler) bulunması, senedin kambiyo vasfını düşürür (Y. 12. HD, 26.11.2015, E. 2015/17551, K. 2015/29536) [15, 23].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): X A.Ş., tacir Y Ltd. Şti.'den tedarik ettiği ticari mallar karşılığında 31.01.2023 düzenlenme tarihli ve senedin metninde "Düzenlenme tarihinden 1 ay sonra ödeyiniz" şeklinde vade şerhi düşülmüş, emre yazılı bir poliçe düzenlemiş ve muhatap (B) Bankası'nın kabulüne sunmuştur. Hamil X A.Ş., senet bedelinin tahsili amacıyla 01.03.2023 tarihinde muhatap bankaya başvurmuş, ancak muhatap "vadenin şubat ayının 31'ine denk geldiği, takvimde böyle bir gün olmadığı için senedin batıl olduğunu" ileri sürerek ödemeden kaçınmıştır.

Hukuki analiz: Muhatap bankanın iddiası hukuken yersizdir. TTK m. 706/1 uyarınca, aydan aya yapılan hesaplamalarda vade, hedeflenen ayın o güne karşılık gelen gününe düşer. Eğer hedeflenen ayda böyle bir gün yoksa (şubat ayında 31. günün bulunmaması gibi), yasa koyucu vadenin "o ayın son günü gelmiş" sayılacağını emretmiştir [6, 7]. 2023 yılı şubat ayı 28 gün çektiğinden, senedin yasal vadesi 28 Şubat 2023 olarak tahakkuk edecektir. Senet geçerli bir kambiyo senedidir.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Tacir (A), tedarikçi (B) emrine 20 Şubat 2024 düzenlenme tarihli bir bono düzenlemiştir. Bononun üzerinde vade şartı olarak "Düzenlenme tarihinden üç buçuk ay sonra ödenecektir" yazmaktadır. Hamil (B), bu sürenin bitim gününü net olarak belirleyememiş ve protesto müddetini kaçırmamak için hesaplama kuralları bağlamında hukuki inceleme yapılmasını talep etmiştir.

Hukuki analiz: Vadesi aylar ve yarım aylar şeklinde belirlenen poliçe/bonolarda, TTK m. 706/2 ve m. 706/5 hükümleri bir arada uygulanmalıdır. Madde metni emredici şekilde "ilk önce tam aylar hesap edilir" demektedir. Buna göre 20 Şubat tarihinden 3 tam ay ileriye gidilir; varılan tarih 20 Mayıs'tır. Ardından "buçuk (yarım)" ay hesabı devreye girer. Beşinci fıkra gereği yarım ay tam olarak 15 gün kabul edilir [10]. 20 Mayıs tarihine 15 gün eklendiğinde, varılan tarih (Mayıs ayı 31 çektiğinden) 4 Haziran 2024 tarihi olacaktır. Senedin kesin vadesi 4 Haziran 2024'tür [12].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Senedin vadesi senet metninden net olarak anlaşılmalıdır. Eğer senedin vadesinde (veya düzenlenme tarihinde) tahrifat (değişiklik) yapıldığı iddia ediliyorsa, TTK m. 748/1 gereği değişiklikten önce imza atanlar eski metne (tarihe), sonra imza atanlar yeni tarihe göre sorumludur [25, 26]. Tahrifat veya geçersiz bir vade itirazının ispat yükü, senedi bu sebeple ödemekten kaçınan borçluya aittir.
  • Zamanaşımı / Süreler: Kambiyo senetlerinde müracaat haklarının kullanımı ve zamanaşımı sürelerinin (asıl borçlu için 3 yıl, cirantalar için protestodan itibaren 1 yıl vb.) işletilebilmesi için vadenin tam ve doğru tespiti elzemdir [3]. TTK m. 706'ya göre tespit edilen vadenin gelmesinden itibaren ibraz süreleri (ve akabindeki 2 iş günlük protesto süresi) işlemeye başlar [27, 28].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Kambiyo senetlerinden doğan ihtilaflar mutlak ticari dava niteliğindedir (TTK m. 4). Bu sebeple vadenin hesabı yahut geçerliliğine ilişkin menfi tespit veya istirdat davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir [29, 30]. Ancak senedin vadesinin gelmediği yahut vade ibaresinin senedi kambiyo vasfından çıkardığı yönündeki şikâyetler (örneğin çifte vade nedeniyle iptal talepleri), Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Takip içinde İcra Hukuk Mahkemeleri'nde İİK m. 170/a uyarınca şikâyet konusu yapılabilir [23].
  • Yaygın uygulama hataları: Ticaret hayatında senetlerin üzerine vade olarak "Harman sonu", "Mahsul bitimi" gibi subjektif tarihler yazılması ya da "1 hafta" gibi kanunda tanımlanmamış belirsiz ifadeler kullanılması sıkça rastlanan ancak senedin kambiyo vasfını (geçerliliğini) ortadan kaldıran hatalardır [14]. Yasa koyucu bu sebeple "sekiz gün" veya "onbeş gün" ifadelerinin haftayı temsil etmediğini vurgulamak zorunda kalmıştır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Ticaret Kanunu m. 706, mehaz Cenevre Yeknesak Kanunu'nun (CYK) lafzına sadık kalınarak hazırlanmış, modern ticaret hayatının ihtiyaç duyduğu "şekil sıkılığı" ve "hukuki güvenlik" ilkelerini güvence altına almıştır. Doktrinde kıymetli evrak hukukunun duayenleri Reha Poroy ve Ünal Tekinalp, poliçede "mücerretlik" (soyutluk) ve "tedavül kabiliyeti" işlevlerinin sekteye uğramaması adına senet üzerindeki kayıtların her türlü şüphe ve tefsirden uzak olması gerektiğini savunur. Bu noktada TTK m. 706'nın, emredici ve objektif zaman hesaplama şablonları koyması son derece isabetlidir.

Bununla birlikte doktrinde birtakım eleştiriler de mevcuttur. "Sekiz gün" veya "onbeş gün" ibarelerinin kullanılması durumunda bunun bir veya iki hafta anlamına gelmediğinin (TTK m. 706/4) kanunda açıkça yazılmasının modern bir kanunlaştırma tekniği olup olmadığı tartışılabilir. Tarihsel süreçte bu kural, eski ticari teamüllerde "1 hafta" süresinin halk arasında pazar kurulan günler arası (8. gün) olarak adlandırılmasından kaynaklı kafa karışıklığını gidermek için Cenevre Konvansiyonlarına, oradan da iç hukukumuza girmiştir. Modern ticaret koşullarında salt gün sayımının esas alınması yeterli olabileceği hâlde kanunun böyle bir pedantik açıklamaya yer vermesi kazuistik bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.

Yine, vadenin ayın son gününe kayması durumunda faiz hesabı veya iskonto hesaplarında ortaya çıkan 2-3 günlük matematiksel farkların, bankacılık ve faktoring uygulamalarında küçük çaplı pürüzlere yol açtığı bilinmektedir. Buna rağmen, TTK m. 706'nın ihdas ettiği kesin kural silsilesi, senedin hükümsüz kalıp alacaklının alacağına kavuşamaması riskini bertaraf etmesi yönüyle doktrin ve yargı tarafından tam destek görmektedir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.