Resmi Metin

**II

  • Makbuz istemek hakkı**

Madde 709 - (1) Muhatap, poliçeyi öderken hamil tarafından bir ibra şerhi yazılarak poliçenin kendisine verilmesini isteyebilir. (2) Hamil kısmi ödemeyi reddedemez. (3) Kısm i ödeme hâlinde muhatap bu ödemenin poliçe üzerine yazılmasını ve kendisine bir makbuz verilmesini isteyebilir.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 709. maddesi, poliçe başta olmak üzere kambiyo senetleri hukukunda ödeme kurumunun en temel sonuçlarını ve ödemenin ispatı ile kısmi ödeme (kısmi ifa) müessesesini düzenlemektedir [1, 2]. Poliçelere ilişkin olarak düzenlenen bu madde, TTK m. 778/1-d yollamasıyla bonolara, TTK m. 818/1-h yollamasıyla ise çeklere de uygulanma kabiliyetini haizdir [3].

Kambiyo senetlerinde ödeme, kural olarak poliçe veya bononun ibrazı karşılığında yapılır. Senedin soyut ve tedavül edilebilir niteliği, borcun ifasında da özel ispat kurallarının benimsenmesini zorunlu kılmıştır. TTK m. 709, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) ifa kurallarına kıyasla kambiyo senetleri hukukunun ihtiyaçlarına özgü iki önemli sapma veya özel düzenleme barındırır: Birincisi, ödemenin ispatının senet üzerindeki şerh ve senedin iadesiyle sağlanması; ikincisi ise alacaklının (hamilin) kısmi ödemeyi reddetme hakkının elinden alınmış olmasıdır [4, 5].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. İbra Şerhi ve Senedin İadesini İsteme Hakkı (TTK m. 709/1)

Maddenin birinci fıkrasına göre; "Muhatap, poliçeyi öderken hamil tarafından bir ibra şerhi yazılarak poliçenin kendisine verilmesini isteyebilir" [1, 2]. Kıymetli evrak hukukunun temel ilkelerinden olan "hakkın senede bağlılığı" kuralı gereği, borçlu ancak senedin iadesi karşılığında ödeme yapmakla yükümlüdür. Zira bedeli tamamen ödeyen borçlu, senedi fiziken geri almadığı takdirde, senedin iyiniyetli üçüncü kişilere devredilmesi tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.

Tam ödeme yapılması halinde borçlu, hem hamil tarafından senedin üzerine bir "ibra şerhi" (ödemenin yapıldığını gösteren bir beyan) düşülmesini hem de senedin zilyetliğinin kendisine devredilmesini (iadesini) isteme hakkına mutlak olarak sahiptir [1, 2]. İbra şerhi, kambiyo ilişkisini sona erdiren maddi hukuka ilişkin bir makbuz niteliği de taşır.

2.2. Kısmi Ödemenin Reddedilememesi (TTK m. 709/2)

Maddenin ikinci fıkrası, "Hamil kısmi ödemeyi reddedemez" şeklindeki emredici kuralı içermektedir [4, 5]. TBK m. 84 uyarınca kural olarak borçlu, borcun tamamı muaccel iken kısmi ödemede bulunamaz; alacaklı bunu reddedebilir. Ancak kambiyo hukukunda poliçede veya bonoda birden çok borçlu (cirantalar, avalistler, düzenleyen vb.) teselsül esasına göre sorumludur.

Doktrindeki hâkim görüşe (Poroy/Tekinalp, Öztan vb.) göre, hamilin kısmi ödemeyi reddetme yasağının temel rasyosu, müracaat borçlularının himaye edilmesidir. Kısmi ödeme yapan asıl borçlu veya bir müracaat borçlusu, en azından ödediği miktar oranında diğer müracaat borçlularının sorumluluk yükünü hafifletmektedir [6]. Şayet hamil bu kısmi ödemeyi kabul etmezse, müracaat hakkını, reddettiği ödeme miktarı oranında kaybedecektir [6].

2.3. Kısmi Ödeme Hâlinde Makbuz ve Senet Üzerine Kayıt (TTK m. 709/3)

Maddenin üçüncü fıkrası uyarınca; "Kısmi ödeme hâlinde muhatap bu ödemenin poliçe üzerine yazılmasını ve kendisine bir makbuz verilmesini isteyebilir" [4, 5]. Tam ödemeden farklı olarak, kısmi ödemede bulunan borçlu, senedin aslının kendisine iadesini talep edemez; zira hamil, alacağının bakiye (ödenmeyen) kısmı için senedi elinde tutmaya devam etmekte haklıdır ve müracaat hakkını bu senet üzerinden kullanacaktır [7].

Bunun yerine borçluya, yapılan kısmi ödemenin senet üzerine şerh edilmesi ve kendisine ayrıca bir makbuz verilmesini talep hakkı tanınmıştır [8, 9]. Senet üzerine bedelin kısmen ödendiğine dair bu kaydın düşülmesi, borçlunun, sonradan senedi iktisap edecek olan herkese karşı "kısmi ifa" şahsi defini (veya senet metninden anlaşılan def'iyi) mutlak olarak ileri sürebilmesini sağlar [9].

3. Sistematik İlişkiler

Bu maddenin, kıymetli evrak ve borçlar hukukunun çeşitli hükümleri ile çok sıkı dogmatik bağlantıları bulunmaktadır:

  • TTK m. 778/1-d: Poliçelere ilişkin olan TTK m. 709'un bonolara (emre yazılı senetlere) kıyasen uygulanmasını amir olan yollama hükmüdür [10].
  • TTK m. 818/1-h: Makbuz istemek hakkına ve kısmen ödemeye dair 709. maddenin çekler hakkında da uygulanmasını sağlayan yollama hükmüdür [3].
  • TTK m. 783/2 ve Çek Kanunu m. 3/6: Çekte, muhatap bankanın kısmi karşılığı hamile ödemek zorunda olduğuna ve hamilin de kısmi ödemeyi reddedemeyeceğine ilişkin tamamlayıcı hükümlerdir [11, 12].
  • TBK m. 84: Borçlar hukukunda genel kural olan "kısmi ödemenin reddedilebilirliği" ilkesini ifade eder. TTK m. 709/2, bu kuralın kambiyo senetleri hukukundaki açık ve emredici istisnasıdır.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Dairelerinin (özellikle 11. HD, 12. HD, 19. HD) yerleşik içtihatlarına göre, kambiyo senetlerinde borcun kısmen veya tamamen ödendiği itirazı, genel hükümlere değil, kambiyo hukukuna özgü katı ispat kurallarına tabidir.

Yargıtay kararlarında, senedin borçluda bulunması veya senet üzerinde ibra/ödeme şerhinin yer alması durumunda borcun ödendiği karinesinin doğacağı kabul edilmektedir. Öte yandan Yargıtay, TTK m. 709/3 (mülga TTK 621) uyarınca borçlunun kısmi ödeme yaptığını, kural olarak sadece senet üzerine yazılmış bir şerh ile ya da senede açıkça atıf yapan ve taraflarca imzalanmış muteber bir makbuz/yazılı delil ile ispatlayabileceğine hükmetmektedir. Banka aracılığıyla yapılan ödemelerde, havale dekontunda ilgili bononun tanzim ve vade tarihi ile miktarının açıkça zikredilmemesi halinde, söz konusu makbuz kambiyo senedine ilişkin bir kısmi ödeme belgesi olarak Yargıtay tarafından kabul görmemektedir. Borçlu, bu durumda senedin arkasına kayıt düşülmesini talep etmediği için ihmalinin sonuçlarına katlanmak durumundadır [9].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Keşideci (A)'nın, lehtar (B) lehine düzenlediği ve (C)'ye ciro edilen 500.000 TL bedelli bir poliçede muhatap (M), senedi vadesinde ödemek üzere kendisine ibraz eden hamil (C)'ye, nakit darlığı yaşadığını belirterek 200.000 TL kısmi ödeme yapmayı teklif eder. Hamil (C), alacağının bölüneceği ve protesto masraflarıyla uğraşmak istemediği gerekçesiyle kısmi ödemeyi reddederek senedin tamamı için ödememe protestosu çeker ve keşideci (A)'ya başvurur. Hukuki analiz: Hamil (C), TTK m. 709/2'nin emredici "Hamil kısmi ödemeyi reddedemez" kuralını ihlal etmiştir [4, 5]. Hamilin kısmi ödemeyi reddetmesi halinde, reddettiği tutar olan 200.000 TL için başvuru hakkı (müracaat hakkı) düşer [6]. Dolayısıyla (C), diğer müracaat borçlularına (örneğin A'ya) yalnızca bakiye 300.000 TL için başvurabilir.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Bonoda borçlu (D), hamil (H)'ye vadesinde 100.000 TL'lik borcunun 60.000 TL'sini ödemiştir. (D), borcun yarısından fazlasını ödediği gerekçesiyle senedin aslının kendisine verilmesini talep eder. Hamil (H) bu talebi reddeder ve 60.000 TL ödediğine dair harici bir A4 kağıdına imzasız bir not yazıp (D)'ye verir. Hukuki analiz: TTK m. 709/3 uyarınca, borçlunun kısmi ödeme anında senedin iadesini isteme hakkı yoktur [7]. Ancak borçlu (D), yaptığı ödemenin senedin bizzat üzerine yazılmasını ve kendisine imzalı, hukuken geçerli bir makbuz verilmesini talep etme hakkına mutlak surette sahiptir [4, 9]. Eğer hamil bu şerhi senedin üzerine yazmaktan kaçınırsa, borçlu (D) kısmi ödemeyi yapmaktan (ödemezlik def'i) haklı olarak imtina edebilir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Ödeme bir itiraz (borcu sona erdiren sebep) olduğundan, ödeme yaptığını ve ibra edildiğini ispat yükü senet borçlusuna aittir. Kısmi ödemelerin, müracaat edilen yeni hamillere karşı ileri sürülebilmesi için senedin (poliçenin/bononun) üzerine yazılmış olması şarttır [9].
  • Zamanaşımı / Süreler: İbra şerhinin yazılması veya senedin iadesine ilişkin hususlar, vadeden itibaren başlayan kambiyo zamanaşımı (TTK m. 749) süreleri içerisinde senedin ibrazıyla birlikte anında icra edilmesi gereken fiili usuli işlemlerdir.
  • Görevli/yetkili mahkeme: Kısmi ödeme veya ödemeye dayalı borçtan kurtulma (menfi tespit / istirdat) davalarında Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.
  • Yaygın uygulama hataları: Uygulamada borçluların, senet bedelinin bir kısmını banka aracılığıyla öderken dekonta senet vade ve tanzim tarihini yazmamaları ve senedin üzerine "kısmi ödeme şerhi" işletmemeleri sıklıkla görülmektedir. Bu eksiklik, senedin daha sonra tam meblağ üzerinden üçüncü bir şahsa cirolanması halinde borçlunun mükerrer ödeme yapması riskini doğurur [9].

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrinde Prof. Dr. Fırat Öztan ve Prof. Dr. Naci Kınacıoğlu gibi müelliflerce de işaret edildiği üzere, TTK m. 709/3 düzenlemesi, borçluya senedin üzerinde şerh düşülmesini isteme hakkı vermekle birlikte [9], uygulamada ticari güven ilkesi ile pratik hız bazen çatışmaktadır. Özellikle kısmi ödemeyi senet üzerine yazdırmayan bir borçlu, senedin devredildiği iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ağır mağduriyetler yaşamaktadır [9].

Kısmi ödemenin reddedilememesi (TTK m. 709/2) kambiyo senetleri hukukunun teselsül zincirindeki müracaat borçlularını korumak için çok başarılı ve dogmatik olarak tutarlı bir kural olsa da, özellikle teknolojik bankacılık işlemlerinde senet üzerinde fiziki şerh düşülmesinin (TTK m. 709/3) zorluğu dikkate alındığında, bu kuralın e-kambiyo senetleri (veya karekodlu çeklerdeki sistemsel bildirimler) mevzuatıyla entegre edilerek dijital kayıt mekanizmalarına yansıtılacak şekilde reforme edilmesi faydalı olacaktır. Zira senedin bizzat elden ibraz edilmediği ancak banka kanalıyla takas odalarından geçirildiği durumlarda, şerh düşme işleminin elektronik ortamda otomatikleştirilmesi hukuki güvenliği artıracaktır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.