Resmi Metin

**V

  • Başvurma hakkının kap samı
  1. Hamilin hakkı**

Madde 725 - (1) Hamil başvurma yoluyla; a) Poliçenin kabul edilmemiş veya ödenmemiş olan bedelini ve şart kılınmışsa işlemiş faizi, b) Vadenin gelmesinden itibaren işleyecek faizi, c) Protestonun ve hamil tarafından tebliğ olunan ihbar ların giderleriyle diğer giderleri ve d) Poliçe bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini, isteyebilir. (2) Başvurma hakkı vadenin gelmesinden önce kullanılırsa, poliçe bedelinden bir iskonto yapılır. Bu iskonto başvurma tarihinde hamilin yerl eşim yerinde geçerli olan resmî iskonto oranına göre hesap edilir.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 725, kambiyo senetleri hukukunda poliçe ve -TTK m. 778/1-d yollamasıyla- bono bakımından hamilin müracaat (başvuru) hakkının maddi kapsamını düzenleyen temel normdur [1], [2], [3]. Kambiyo senetlerinde asıl borçlunun senedi vadesinde ödememesi veya poliçelerde kabulden kaçınması hallerinde, yasal şartları (ibraz ve protesto gibi) yerine getiren hamil, müracaat borçlularına (cirantalar, düzenleyen, avalistler) başvurma hakkı kazanır [4], [5].

Madde metni, başvuru hakkını kullanan hamilin, müracaat borçlularından senet bedeli dışında neleri talep edebileceğini tahdidi (sınırlı) olmamakla birlikte kalem kalem sayarak belirlemiştir [6], [3], [7]. İlgili hükmün amacı, senedin ödenmemesi sebebiyle hamilin uğradığı zararı, genel hükümlere (örneğin Türk Borçlar Kanunu'nun temerrüt veya tazminat kurallarına) başvurmaya gerek kalmaksızın, kambiyo hukukunun hızı ve kesinliği içinde standardize etmektir [8]. Ayrıca maddenin ikinci fıkrası, vadeden önce başvuru hakkının doğduğu istisnai durumlarda (örneğin muhatabın iflası veya kabulden kaçınması), erken tahsilat sebebiyle haksız zenginleşmeyi önlemek adına yapılacak iskonto işlemini düzenlemektedir [7], [9].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Poliçenin Kabul Edilmemiş veya Ödenmemiş Bedeli ve İşlemiş Faiz (m. 725/1-a)

Hamilin ilk ve temel talebi, senedin ödenmemiş olan anapara (kapital) tutarıdır [6], [3]. Eğer senette geçerli bir anapara faizi (kapital faiz) şartı öngörülmüşse, bu faiz de vadeye kadar hesaplanarak asıl alacağa eklenir [8], [3]. Ancak önemle belirtilmelidir ki, anapara (kapital) faizi şartı yalnızca "görüldüğünde" veya "görüldükten belli bir süre sonra" ödenecek vadeli senetlerde geçerlidir [8]. Diğer vade türlerinde (örneğin belirli bir günde ödenecek senetlerde) senet üzerine yazılan anapara faizi şartı yazılmamış sayılır ve bu bent kapsamında talep edilemez [8].

2.2. Vadeden İtibaren İşleyecek Temerrüt Faizi (m. 725/1-b)

Maddenin (b) bendi uyarınca hamil, vadenin gelmesinden itibaren işleyecek faizi talep edebilir [3]. Hukuki niteliği itibarıyla bu faiz, bir "temerrüt faizi"dir [8]. Kambiyo senetlerinde temerrüt, senedin vadesinde ödenmemesi ve yasal yollarla (protesto vb.) tespiti ile kendiliğinden gerçekleşir; başkaca bir ihtara gerek yoktur. Taraflar temerrüt faiz oranını kararlaştırmamışlarsa, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faizi (temerrüt faizi) oranları dikkate alınır [10], [11].

2.3. Protesto ve İhbar Giderleri ile Diğer Giderler (m. 725/1-c)

Kambiyo hukukunda müracaat hakkının korunabilmesi için hamilin kural olarak protesto çekmesi ve senedin ödenmediğini ihbar etmesi (TTK m. 714, m. 723) gerekmektedir [12], [13]. Hamilin bu işlemleri yaparken katlandığı noter masrafları, posta/tebligat giderleri ve yasal takip bağlamındaki "diğer giderler", borçlunun temerrüdünün doğrudan bir sonucu olduğundan müracaat hakkının kapsamına dâhildir [14], [3].

2.4. Komisyon Ücreti (m. 725/1-d)

Hamil, kambiyo senedinin vadesinde ödenmemesi nedeniyle katlandığı zahmet ve ticari mahrumiyetlerin maktu bir karşılığı olarak, poliçe/bono bedelinin binde üçünü (%0,3) aşmamak kaydıyla komisyon ücreti talep etme hakkına sahiptir [8], [2], [7]. Bu komisyon, hamilin ayrıca bir zararı ispat etmesine gerek kalmaksızın kanundan doğan mutlak bir haktır [2].

2.5. Vadeden Önce Başvuruda İskonto (m. 725/2)

Kambiyo senedinin vadesi gelmeden önce müracaat hakkının doğduğu hallerde (muhatabın iflası, ödemelerini tatil etmesi veya kabulden tamamen yahut kısmen kaçınması), hamil senedi erken tahsil edeceği için bir nevi sebepsiz zenginleşme doğacaktır. Kanun koyucu bu durumu önlemek adına, hamilin yerleşim yerindeki resmî iskonto oranına göre senet bedelinden bir indirim (iskonto) yapılmasını emretmektedir [7], [9].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 713 ve m. 730: Hamilin TTK m. 725'teki kalemleri talep edebilmesi için, TTK m. 713 uyarınca müracaat hakkının doğmuş olması ve TTK m. 730 uyarınca bu hakkın (süresinde ibraz etmeme veya protesto çekmeme gibi nedenlerle) düşmemiş olması şarttır [12], [4], [15].
  • TTK m. 724 (Müteselsil Sorumluluk): Müracaat hakkının kapsamındaki bedeller (TTK m. 725), senette imzası bulunan düzenleyen, cirantalar ve avalistlerden müteselsilen talep edilebilir. Hamil, borçluların sırasına bakmaksızın dilediğine başvurabilir [5].
  • TTK m. 726 (Ödeyen Kişinin Hakkı): TTK m. 725 uyarınca hamile ödeme yapmak zorunda kalan müracaat borçlusu, senedi devralarak kendi kendinden öncekilere rücu ettiğinde talebinin kapsamı TTK m. 726'ya göre belirlenir [6], [16]. Ödeyen borçlu, kendi ödediği tutara, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faize ve (binde ikiyi aşmamak üzere) kendi komisyonuna hak kazanır [16], [7], [9].
  • TTK m. 778/1-d ve m. 810: TTK m. 725 hükmü, TTK m. 778/1-d atfıyla bonolarda da aynen uygulanır [1], [2]. Çekler bakımından ise TTK m. 810 hükmü yürürlüktedir ancak içerik olarak TTK m. 725 ile son derece paralel bir kurguya sahiptir [10], [2].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili daireleri (özellikle 11., 12. ve 19. Hukuk Daireleri), TTK m. 725 uygulamasında katı bir şekilcilik ve yasal sınırlandırmaları gözetmektedir.

Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre;

  1. Kapital Faiz ve Temerrüt Faizi Ayrımı: Yargıtay, "belirli bir günde ödenecek" poliçe ve bonolarda yer alan anapara (kapital) faizi kayıtlarını "yazılmamış" kabul etmekte ve takibe konulamayacağına hükmetmektedir. Buna karşın, vadenin gelmesinden itibaren işleyecek temerrüt faizi talebi, ticari avans faiz oranları üzerinden tam kabul görmektedir.
  2. Komisyon Talebinin Sınırları: Yargıtay, TTK m. 725/1-d ve TTK m. 726/1-d bentlerinde yer alan "binde üç" (hamil için) ve "binde iki" (ödeyen müracaat borçlusu için) komisyon oranlarının yasal üst sınır olduğunu, takip taleplerinde bu sınırı aşan komisyon istemlerinin icra dairesince doğrudan reddedilmesi veya şikâyet yoluyla iptal edilmesi gerektiğini içtihat etmiştir.
  3. Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu: TTK m. 725 kapsamındaki alacak kalemleri, asıl senet bedeli ile birlikte fer'i nitelik taşıdığından İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 167 vd. uyarınca kambiyo senetlerine mahsus haciz veya iflas yoluyla takibe doğrudan konu edilebilir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Bir ticari alım satım ilişkisine istinaden keşide edilen 500.000 TL bedelli ve 15.09.2023 vadeli bono, vadesinde ödenmemiş ve hamil tarafından 16.09.2023 tarihinde süresinde ödememe protestosu keşide edilmiştir. Hamil, bonoyu düzenleyen ile birinci cirantaya karşı başlattığı icra takibinde; 500.000 TL asıl alacak, 15.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi, 2.500 TL noter protesto gideri ve %0,3 (1.500 TL) komisyon ücreti talep etmiştir. Hukuki analiz: Hamilin takibi ve talep ettiği kalemler TTK m. 725 ve m. 778 atfı uyarınca tamamen hukuka uygundur. Süresinde protesto çekilerek müracaat hakkı (TTK m. 714) korunmuş olup, hamil asıl borçlu ile birlikte cirantaya müteselsilen (TTK m. 724) başvurabilir. Talep edilen komisyon (binde üç) ve diğer fer'iler, maddenin lafzı ile tam bir uyum içindedir [6], [8], [2], [3], [7].

Olay 2: Belirli bir vade günü (30.10.2023) taşıyan bir poliçede düzenleyen, senet metnine "Vadeye kadar aylık %2 anapara faizi işleyecektir" kaydını koymuştur. Poliçe vadesinde ödenmemiş ve hamil takibe geçerek asıl bedel ile birlikte vadeye kadar birikmiş olan %2 anapara faizini ve vadeden sonraki temerrüt faizini talep etmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 675 ve 725/1-a hükümleri uyarınca, "belirli bir günde ödenecek" poliçelerde anapara (kapital) faizi şartı konulamaz; konulsa dahi yazılmamış sayılır [8]. Bu nedenle hamil, vadeye kadar biriken %2'lik kapital faizi talep edemez. Hamilin hakkı, yalnızca asıl bedel, vadeden itibaren işleyecek temerrüt faizi (m. 725/1-b), masraflar ve binde üç komisyon ile sınırlıdır [8], [3].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Hamil, müracaat hakkının doğduğunu ve düşmediğini (örneğin poliçeyi/bonoyu yasal süresi içinde ibraz ettiğini ve protesto çektiğini) ispat yükü altındadır [12]. Protesto veya ihbar giderlerini talep edebilmesi için bunlara ilişkin makbuz/noter belgelerini ibraz etmelidir.
  • Zamanaşımı / Süreler: Hamilin cirantalara ve düzenleyene karşı müracaat hakkı bağlamındaki talepleri (TTK m. 725), süresinde çekilen protesto tarihinden (veya "gidersiz iade olunacaktır" kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten) itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m. 749/2) [17]. Asıl borçluya (poliçede kabul eden, bonoda düzenleyen) karşı başvuru süresi ise vadeden itibaren üç yıldır [12], [17].
  • Görevli/yetkili mahkeme: TTK m. 4 uyarınca kambiyo senetlerinden doğan davalar mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise genel yetki kurallarına ve İİK hükümlerine göre ödeme yeri veya borçlunun yerleşim yeri mahkemesi/icra dairesidir.
  • Yaygın uygulama hataları: Uygulamada en sık karşılaşılan hatalardan biri, belirli gün vadeli poliçe/bonolarda senede yazılan anapara faizlerinin hukuken geçerli sanılarak icra takibine konu edilmesidir [8]. Ayrıca, hamilin binde üçlük komisyon hakkının doğrudan kanundan doğduğu gözden kaçırılarak, takip taleplerinde talep edilmesinin unutulması uygulamada sıklıkla hak kaybına yol açmaktadır [2].

7. Eleştirel Değerlendirme

TTK m. 725'te düzenlenen müracaat hakkının kapsamı, İsviçre ve Cenevre Yeknesak Kanunu'nun katı kurallarının doğrudan bir yansımasıdır. Doktrinde eleştirilen hususların başında, kanunda öngörülen komisyon ücretlerinin (binde üç ve binde iki) günümüz finansal ve ticari işlem hacimleri ile reel enflasyon oranları karşısında oldukça sembolik kalması gelmektedir.

Ayrıca, uzun bir ciro zincirinin bulunduğu hallerde hamilin müracaat borçlularından birine (örneğin 5. cirantaya) başvurması ve TTK m. 725 uyarınca tahsilat yapması; bu 5. cirantanın da TTK m. 726 uyarınca kendi ödediği faizli tutara yeniden faiz işleterek ve kendi binde ikilik komisyonunu da ekleyerek kendinden öncekilere (örneğin 4. cirantaya) rücu etmesi, zincirin sonuna (düzenleyene) gidildikçe faize faiz işletilmesi (bileşik faiz etkisi) ve masrafların çığ gibi büyümesi sonucunu doğurmaktadır [14]. Bu ardışık rücu silsilesinde yasal mekanizma, kambiyo senetlerinin tedavül gücünü korumak maksadıyla her ne kadar müracaat borçlusunu korusa da, nihai tahlilde asıl borçlu üzerinde yıkıcı bir finansal yük (katlamalı masraf ve komisyonlar) bırakmaktadır. Bu yapısal sorunun, temerrüt faiz oranlarının yüksek olduğu ülkelerde hakkaniyete daha uygun, oransal bir sınırlandırma ile modernize edilmesi gerektiği doktrinde tartışılmaktadır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.