Resmi Metin

Madde 776


Madde 776 - (1) Bono veya emre yazılı senet; a) Senet metnin de “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, c) Vadeyi, d) Ödeme yerini, e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, f) Düzenlenme tarihini ve yerini, g) Düzenleyenin imzasını, içerir.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) Dördüncü Kısmı, "Kıymetli Evrak" başlığını taşımakta olup, poliçe, bono ve çeke ilişkin düzenlemeler bu kısımda yer almaktadır [1, 2]. TTK m. 776, bononun (emre yazılı senedin) geçerli bir kambiyo senedi olarak doğabilmesi için taşıması gereken zorunlu şekil şartlarını numerus clausus (sınırlı sayı) ilkesine uygun olarak kazuistik bir yöntemle saymaktadır [3, 4].

Kambiyo senetleri hukuku, tedavül güvenliğini ve hukuki görünüşe itimadı sağlamak amacıyla "sıkı şekilcilik" (şekle sıkı sıkıya bağlılık) ilkesi üzerine inşa edilmiştir [5-7]. Bu ilkenin doğal bir sonucu olarak, kanun koyucu TTK m. 776'da sayılan unsurların senedin üzerinde açıkça bulunmasını şart koşmuş; bu unsurlardan kanunun istisna tanıdığı alternatif zorunlu şartlar (TTK m. 777) dışındaki herhangi bir eksiklik, senedin kambiyo vasfını yitirmesine (adi senede veya ispat aracına dönüşmesine) neden olacak bir müeyyideye bağlanmıştır [3, 7, 8].

Bono, yapısı itibarıyla ikili bir ilişki (düzenleyen ve lehtar) barındırır ve poliçedeki havale (ödeme emri) yetkisinden farklı olarak, doğrudan doğruya düzenleyenin "ödeme vaadini" (soyut borç ikrarını) ihtiva eder [9-12]. TTK m. 776, bu soyut borç ikrarının hukuki bir form kazanarak mücerretlik (soyutluk) zırhına bürünmesinin asgari sınırlarını çizmektedir [13, 14].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Senet Metninde "Bono" veya "Emre Yazılı Senet" Kelimesi

Kambiyo senedinin niteliğini belirten "bono" veya "emre yazılı senet" ibaresinin senet metni (gövdesi) içinde geçmesi mutlak zorunlu bir şekil şartıdır [3, 4]. Senet farklı bir dilde yazılmışsa, o dildeki hukuki karşılığının kullanılması şarttır [3, 4]. Sadece senedin başlığında bu ifadenin yer alması yeterli görülmemekte, bizzat vaadi içeren cümle yapısının içinde (örneğin "İşbu bono mukabilinde...") geçmesi aranmaktadır [15]. Bu ibareleri taşımamakla birlikte açıkça "emre yazılı" olarak düzenlenen senetler, TTK m. 830 uyarınca "emre yazılı ödeme vaadi" sayılarak kısmi bir korumadan yararlansa da, teknik anlamda tam teşekküllü bir bono hükmünde kabul edilmez [16, 17].

2.2. Kayıtsız ve Şartsız Belirli Bir Bedeli Ödemek Vaadi

Bononun temel işlevi, para borcunun ifasıdır. Bu vaadin "kayıtsız ve şartsız" olması, senedin mücerretlik (soyutluk) ilkesinin doğrudan bir yansımasıdır [18-20]. Senet bedelinin ödenmesinin herhangi bir olayın gerçekleşmesine (örneğin "mal teslim edildiğinde", "inşaat bitiminde") bağlanması, senedin kambiyo vasfını kesin olarak ortadan kaldırır [21, 22]. Bedel, belirli (muayyen) olmalıdır. Bedelin yazı ve rakamla birbirinden farklı gösterilmesi durumunda, TTK m. 778 yollamasıyla m. 676 uyarınca yazı ile gösterilen bedel geçerli sayılır [23-25]. Farklı para birimlerinin alternatifli ("250 Dolar veya 100 Sterlin") yazılması gibi belirsizlik yaratan durumlar da senedi geçersiz kılar [26].

2.3. Vade

Vade, TTK m. 776'da sayılmakla birlikte mutlak zorunlu değil, "alternatifli" bir şekil şartıdır. Vadesi gösterilmeyen bono, TTK m. 777/2 uyarınca "görüldüğünde ödenmesi şart olan" (ibrazında ödenecek) bono kabul edilir [3, 27, 28]. Vade türleri TTK m. 703'te numerus clausus olarak dört (belirli bir günde, düzenlendikten belirli bir süre sonra, görüldüğünde, görüldükten belirli bir süre sonra) tiple sınırlandırılmıştır [27, 29]. Birbirini takip eden (taksitli) vadeler veya kanunda öngörülmeyen "bayramda", "Eylül'de" gibi vadeler senedi batıl kılar [30-32].

2.4. Ödeme Yeri

Ödeme yeri de alternatif zorunlu bir şekil şartıdır. TTK m. 777/3 uyarınca, ödeme yeri açıkça belirtilmemişse, senedin düzenlendiği yer aynı zamanda ödeme yeri ve düzenleyenin yerleşim yeri sayılır [3, 8, 33]. Hem ödeme yerinin hem de düzenleme yerinin bulunmaması halinde senet bono vasfını kaybeder [33, 34].

2.5. Lehtarın Adı (Kime veya Kimin Emrine Ödenecek İse Onun Adı)

Bono, kanunen emre yazılı senet niteliğinde olduğundan, bir "ilk alacaklı" (lehtar) barındırmak zorundadır. TTK m. 776/1-e uyarınca lehtarın adının (gerçek kişilerde ad-soyad, tüzel kişilerde ticaret unvanı) senette yazılı olması mutlak zorunludur [3, 33, 35]. "Hamiline" veya lehtar kısmı boş bırakılarak düzenlenen bir bono, kambiyo senedi niteliği kazanamaz [36, 37].

2.6. Düzenlenme Tarihi ve Yeri

Düzenlenme tarihi, senedin tedavüle çıkış anını, düzenleyenin ehliyetini ve süreleri hesaplamak bakımından hayati öneme sahip "mutlak zorunlu" bir unsurdur [38-40]. Düzenlenme yeri ise "alternatif zorunlu" unsurdur. Eğer ayrıca bir düzenlenme yeri belirtilmemişse, düzenleyenin isminin yanında yazılı olan yer, düzenlenme yeri sayılır (TTK m. 777/4) [3, 41]. Yargıtay ve doktrin, düzenlenme yerinin il, ilçe, bucak veya köy gibi bağımsız bir "idari birim" olması gerektiğini, sadece mahalle veya semt isminin yazılmasının senedi geçersiz kılacağını katı bir biçimde uygulamaktadır [41-43].

2.7. Düzenleyenin İmzası

Bono borcunun doğumu için kurucu unsur, düzenleyenin (keşidecinin) imzasıdır [44, 45]. İmzanın mutlaka senedin ön yüzünde ve el yazısı ile (ıslak imza) atılması şarttır [46, 47]. TTK m. 1526/1 gereğince, kambiyo senetlerinde güvenli elektronik imza kullanımı açıkça yasaklanmıştır [46, 48]. İmza yerine geçecek mühür, parmak izi veya mekanik araçlar da geçerli kabul edilmez [47, 49].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 777 (Unsurların Bulunmaması): Madde 776'da sayılan unsurların eksikliği halinde devreye giren yedek ve kurtarıcı hükümdür. Vadenin, ödeme yerinin veya düzenleme yerinin yokluğunda kanuni karinelerin işleterek senedi ayakta tutar [3, 8].
  • TTK m. 778 (Poliçe Hükümlerine Atıf): Bononun niteliğine aykırı düşmedikçe ciro, aval, ödeme, zamanaşımı ve müracaat haklarına ilişkin poliçe hükümleri (m. 671 vd.) bonoya da kıyasen uygulanır [9, 50].
  • TTK m. 680 (Açık Poliçe / Bono): 776. maddede aranan unsurlar baştan eksik bırakılarak (açık bono şeklinde) senedin tedavüle çıkarılmasına cevaz verir. Bu eksiklikler, senedin ibrazına kadar "aradaki doldurma anlaşmasına uygun olarak" sonradan tamamlanabilir [51-55].
  • TTK m. 677 (İmzaların Bağımsızlığı): TTK m. 776'daki "düzenleyenin imzası" sahte, ehliyetsiz birine ait veya bir şirketi temsile yetkisiz bir kimse tarafından atılmış olsa bile, ciro zincirindeki diğer kişilerin (ciranta, avalist) geçerli imzaları kendilerini bağlamaya devam eder [56-59].
  • TBK m. 16: İmzanın şekline ve el yazısıyla atılması zorunluluğuna dair genel borçlar hukuku normu olup, TTK m. 776/1-g bendini tamamlar [47, 49].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay kararlarında TTK m. 776 unsurları büyük bir hassasiyetle ele alınmaktadır:

  • İmkânsız Vade Tarihleri (Yargıtay 12. HD, 09.03.2007 T.): Bonoya "31.06.2006" gibi takvimde bulunmayan bir tarihin yazılması halinde Yargıtay, senedin geçersizliğine hükmetmek yerine hakkın zayiini engellemek adına bu tarihi ilgili ayın son günü (30 Haziran) olarak kabul ederek senedi ayakta tutan istikrar kazanmış bir içtihadı benimsemiştir [60, 61].
  • Çifte Vade (Yargıtay 12. HD, 28.09.2010 T.): Vadenin rakamla "30.09.2008", yazı ile "30 Eylül 2009" şeklinde farklı gösterildiği durumlarda Yargıtay, bu durumu TTK m. 676 kapsamında (yazının rakama üstünlüğü) değil, "birbirini takip eden iki ayrı vade" (TTK m. 703/2) kapsamında batıl olarak nitelendirmiş ve senedin kambiyo vasfını yitirdiğine hükmetmiştir [30, 32].
  • Çifte İmza ve Aval Sorumluluğu (Yargıtay HGK, 05.10.2011 T.): Sıkça karşılaşılan bir uyuşmazlıkta Hukuk Genel Kurulu; bir şirketi temsile yetkili kişinin şirket kaşesi üzerine attığı imzanın şirketi bağladığına, ancak kaşe dışına (açığa) attığı ikinci imzanın TTK m. 701 uyarınca bizzat kendi şahsı adına "aval" şerhi mahiyetinde olduğuna ve yetkiliyi şahsen müteselsil borçlu kıldığına karar vermiştir [62-66].
  • Teminat Kayıtlarının Mücerretliğe Etkisi (Yargıtay HGK, 29.06.2004 T.): Bono üzerinde salt "Teminat senedidir" yazması, TTK m. 776/1-b'deki kayıtsız şartsız borç vaadi unsurunu bozmaz. Yargıtay'a göre, teminatın hangi sözleşmenin ve hangi şartların teminatı olduğu ayrı ve kesin bir belgeyle kanıtlanmadıkça, soyut ibareler senedin kambiyo vasfını etkilemez [67-69].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: A (düzenleyen), B'ye (lehtar) aralarındaki ticari bir mal alım satımı sebebiyle bir bono düzenleyip teslim etmiştir. Ancak senedin düzenlenme tarihi ve vade kısmı bilerek boş bırakılmıştır. Daha sonra malların tesliminde yaşanan uyuşmazlık üzerine B, anlaşmaya aykırı olarak vadiyi ve düzenlenme tarihini bugünün tarihi olarak doldurmuş ve senedi icraya koymuştur. Hukuki Analiz: TTK m. 680 gereğince, düzenlenme tarihi boş bırakılarak "açık bono" düzenlenmesi hukuken mümkündür ve senet ibraza kadar doldurulabilir [39, 51, 53, 54]. Ancak TTK m. 680 ve TTK m. 776 çerçevesinde, borçlu A, senedin doldurma anlaşmasına (aralarındaki protokole) aykırı olarak doldurulduğunu bir "şahsi def'i" olarak lehtar B'ye karşı ileri sürebilir. İspat yükü kural olarak senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden borçlu A'nın üzerindedir ve bu iddia yazılı delille kanıtlanmalıdır [70, 71].

Olay 2: XYZ Ticaret Ltd. Şti. müdürü M, şirket borcu için C (lehtar) lehine bir bono düzenler. Bono metninde düzenlenme yeri olarak "Şişli" yazmaktadır. M, şirket kaşesi üzerine tek bir imza atar. Vadesinde senet ödenmeyince C, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçer. Hukuki Analiz: Öncelikle, senedin geçerliliği TTK m. 776/1-f ve 777/4 çerçevesinde değerlendirilmelidir. "Şişli" bir ilçe (idari birim) olduğu için düzenlenme yeri geçerlidir (eğer sadece 'Mecidiyeköy' yazılsaydı Yargıtay içtihatlarına göre bono vasfı yitirilecekti) [41, 42]. Sorumluluk bakımından ise, M sadece şirket kaşesi üzerine tek bir imza atmıştır. TTK m. 776/1-g gereği bu imza şirketi bağlar. İkinci bir imza bulunmadığından, M'nin şahsi (avalist olarak) sorumluluğuna gidilemez ve M aleyhine başlatılan kişisel takip icra mahkemesince iptal edilir [63-66].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Bononun unsurlarında tahrifat yapıldığı veya açık bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki itirazlarda (bedelsizlik dahil) ispat yükü kural olarak borçlu tarafındadır. Bu hususlar miktar itibarıyla HMK m. 200 uyarınca "yazılı delille" ispatlanmak zorundadır [70-73]. Senette yer alan "bedeli malen/nakden alınmıştır" (bedel kaydı) ibaresinin aksini iddia eden taraf da bu iddiasını yazılı delille ispatlamak zorundadır [10, 74, 75].
  • Zamanaşımı / Süreler: Geçerli bir TTK m. 776 bonosunda, asıl borçlu olan düzenleyene (ve lehine aval verene) karşı zamanaşımı süresi, vadenin dolduğu tarihten itibaren 3 yıldır (TTK m. 749, TTK m. 778 yollamasıyla) [76-78]. Zamanaşımına uğrayan bono adi senede veya ispat aracına dönüşür, ancak koşulları varsa TTK m. 732 uyarınca 1 yıllık sebepsiz zenginleşme davasına konu edilebilir [77, 79-81].
  • Görevli/Yetkili Mahkeme: TTK m. 4 uyarınca kambiyo senetlerinden doğan davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. Görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir [82, 83]. Yetkili icra dairesi ve mahkeme ise, HMK'nın genel kurallarına ek olarak senedin ödeme yeri (veya ödeme yeri yoksa düzenleme yeri sayılan yer) olabilir [42].
  • Yaygın Uygulama Hataları: Şirket yetkililerinin şahsen sorumlu olmak istememelerine rağmen şirket kaşesi dışına ikinci bir imza atmaları, Yargıtay'ın katı içtihadı uyarınca aval niteliğinde sayılarak kişisel malvarlıklarına haciz gelmesine yol açan en yaygın hatalardan biridir [64, 65].

7. Eleştirel Değerlendirme

TTK m. 776'da vücut bulan şekle sıkı sıkıya bağlılık ilkesi, doktrinde Reha Poroy, Ünal Tekinalp ve Mehmet Bahtiyar gibi otoriteler tarafından haklı gerekçelerle savunulsa da; katı şekilciliğin zaman zaman ticari dolaşım hızına ve hakkaniyete zarar verdiği yönünde eleştiriler de yöneltilmektedir [5, 84, 85].

Özellikle düzenlenme yerinin mutlak surette "bağımsız bir idari birim" olması gerektiği yönündeki katı Yargıtay yorumu (örneğin "Kadıköy" yazıldığında geçerli, "Maslak" yazıldığında geçersiz sayılması), modern ticaretin esnekliği ile bağdaşmayan aşırı şekilci bir yaklaşımdır [41, 42]. Zira senedin düzenlenme yerinin temel esprisi, kanunlar ihtilafında tatbik edilecek hukuku veya yetkili icra dairesini belirlemektir.

Bununla birlikte, doktrinde Sabih Arkan ve diğer yazarların belirttiği üzere, senedin ihtiyari unsuru olan "bedel kayıtları" (malen/nakden ahzolunmuştur) TTK m. 776 metninde kanuni bir geçerlilik şartı olarak yer almamasına karşın, Yargıtay'ın ispat yükünün yer değiştirmesinde bu kayıtlara haddinden fazla hukuki sonuç atfetmesi, mücerretlik ilkesini teorik olarak zedelemektedir [10, 13, 74, 86]. Kıymetli evrakta esas olan soyutluk (mücerretlik) ilkesidir ve senedin taşıdığı alacağın, temel borç ilişkisinin sakatlıklarından uzak tutulması gerekir [13, 14, 87]. Teminat kayıtları ile bedel kayıtlarının yargı kararları eliyle adeta yarı-zorunlu şekil şartlarına dönüştürülmesi veya ispat hukukunda katı engeller yaratması, TTK'nın kambiyo senetleri rejimine yönelik sistematiğiyle tam bir uyum arz etmemekte olup, daha çağdaş, şekilcilik ile ticari kolaylık arasında denge kuran bir yoruma ihtiyaç duyulmaktadır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.