Resmi Metin

D) Protestodan ve ibraz süresinin geçmesinden sonraki ciro


Madde 793 - (1) Protest onun düzenlenmesinden veya aynı nitelikte bir belirlemeden veya ibraz süresinin geçmesinden sonra yapılan ciro, ancak alacağın temlikinin sonuçlarını doğurur. (2) Tarihsiz bir cironun, protesto veya aynı nitelikte bir belirlemeden veya ibraz süresinin geçm esinden önce yapıldığı, aksi sabit oluncaya kadar karinedir. ÜÇÜNCÜ AYIRIM Ödeme ve Ödememe A) Ödeme I - Aval


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 793. maddesi, çek hukukunda "gecikmiş ciro" (vadeden/ibrazdan sonraki ciro) müessesesini düzenlemektedir. Kıymetli evrak hukukunun temelini oluşturan tedavül güvenliği ve mücerretlik (soyutluk) ilkesi, senedin vadesinden veya ibraz süresinden önce el değiştirmesi esasına dayanır. Kambiyo senetleri, nitelikleri gereği hızla ve güvenle tedavül etmesi gereken araçlardır. Ancak kanun koyucu, ibraz süresi geçmiş veya ödememe olgusu resmî bir belgeyle (protesto veya buna denk bir belirleme ile) tespit edilmiş bir çekin artık normal bir ödeme aracı gibi tedavül etmesini engellemek istemiştir.

Bu bağlamda TTK m. 793, ibraz süresinin bitiminden veya ödememe olgusunun tespitinden sonra yapılan cironun, kambiyo hukukuna özgü bir ciro (temlik cirosu) hükmünde olmayacağını; ancak Türk Borçlar Kanunu (TBK) anlamında "alacağın temliki" (sessio) sonuçlarını doğuracağını amir hüküm olarak düzenlemiştir [1, 2]. Bu kural, çekin bir kredi aracı değil, bir ödeme aracı olması felsefesinin zorunlu bir sonucudur. Çekin ödenmeme durumu kesinleştikten veya kanuni ibraz süresi dolduktan sonra, çeki devralan kişinin kambiyo hukukunun sağladığı üstün korumalardan (özellikle şahsi def'ilerin ileri sürülememesi kuralından) yararlanması hakkaniyete ve hukuki işlem güvenliğine aykırı bulunmuştur.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Protestonun Düzenlenmesi veya Aynı Nitelikte Bir Belirleme

Çek hukukunda poliçe ve bonodan farklı olarak kural olarak protesto çekilmesi zorunluluğu, uygulamada yerini "aynı nitelikte bir belirlemeye" yani muhatap bankanın çek üzerine vurduğu "karşılıksızdır" şerhine veya Takas Odası beyanına bırakmıştır. TTK m. 793/1'de ifade edilen bu kavram, çekin süresi içinde ibraz edildiğini ancak karşılığının bulunmadığını tevsik eden hukuki işlemi ifade eder [1, 3]. Bu belirlemenin yapılmasından sonra çeki ciro yoluyla devralan kişi, senedin akıbetini (ödenmediğini) bilerek bu işlemi gerçekleştirdiği için, kanun koyucu tarafından özel bir korumaya layık görülmemiştir.

2.2. İbraz Süresinin Geçmesi

TTK m. 796 uyarınca çeklerin düzenlenme yeri ve ödeme yerine göre 10 gün, 1 ay veya 3 aylık ibraz süreleri bulunmaktadır. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir. Çekin bu ibraz süreleri içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmemesi, çekin kambiyo senedi niteliğini tamamen ortadan kaldırmasa da hamilin başvuru borçlularına müracaat hakkını düşürür [4]. İbraz süresi geçtikten sonra senedin ciro edilmesi, gecikmiş cirodur ve sadece alacağın temliki hükmündedir [2, 5].

2.3. Alacağın Temlikinin Sonuçlarını Doğurması

Gecikmiş cironun en önemli hukuki sonucu, cironun teşhis, temlik ve garanti fonksiyonlarında yarattığı tahribattır. Gecikmiş ciro, kambiyo senedi cirosunun sağladığı "soyutluk" (mücerretlik) zırhını ortadan kaldırır. TBK m. 188 uyarınca, borçlu, temliki öğrendiği sırada devredene (cirantaya) karşı sahip olduğu şahsi def'ileri, devralana (yeni hamile) karşı da ileri sürebilir [6]. Doktrinde Abuzer Kendigelen'in de haklı olarak vurguladığı üzere, gecikmiş ciroda keşideci veya cirantalar her türden şahsi def'iyi hamile karşı ileri süremezler; yalnızca çeki gecikmiş ciro ile devreden cirantaya karşı haiz oldukları şahsi def'ileri, senedi iktisap eden yeni hamile karşı ileri sürebilirler [7, 8].

2.4. Tarihsiz Ciro Karinesi

TTK m. 793/2 uyarınca, "Tarihsiz bir cironun, protesto veya aynı nitelikte bir belirlemeden veya ibraz süresinin geçmesinden önce yapıldığı, aksi sabit oluncaya kadar karinedir." [1]. Ciroda tarih bulunması kural olarak zorunlu değildir. Tedavül güvenliğini korumak amacıyla, kanun koyucu tarihsiz ciroların ibraz süresinden önce (zamanında) yapıldığını farz etmiştir. Bu karine adi bir karine olup, cironun aslında gecikmiş ciro olduğunu iddia eden borçlu, bu iddiasını yazılı delille ispatlamakla yükümlüdür.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 690 (Poliçede Gecikmiş Ciro): Poliçede vadeden sonraki ciro kurumunun düzenlendiği maddedir. Çekteki TTK m. 793 kuralı, poliçedeki TTK m. 690 kuralının çekin yapısına (ibraz sürelerine) uyarlanmış halidir [9-11].
  • TBK m. 183 vd. (Alacağın Temliki): Gecikmiş cironun yaratacağı sonuçlar doğrudan TBK'nın alacağın temliki rejimine tabi kılınmıştır. Özellikle TBK m. 188 (Borçlunun Savunmaları) hükmü, gecikmiş ciroda kambiyo borçlusunun yeni hamile karşı kullanacağı def'ilerin hukuki zeminini oluşturur [6, 12].
  • TTK m. 687 (Kişisel Def'ilerin İleri Sürülememesi): Zamanında yapılan ciroda, hamil senedi iktisap ederken "bile bile borçlunun zararına hareket etmiş" olmadıkça şahsi def'iler hamile karşı ileri sürülemez. Gecikmiş ciro, TTK m. 687'nin sağladığı bu istisnai korumayı devre dışı bırakır ve kuralı TBK m. 188'e çeker.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Hukuk Dairelerinin (özellikle 11., 12. ve 19. Hukuk Daireleri) yerleşik içtihatlarına göre, ibraz süresi geçtikten veya "karşılıksızdır" şerhi işlendikten sonra yapılan cirolar kambiyo hukukunun bahşettiği "yetkili hamil" statüsünü tam anlamıyla sağlamaz. Yargıtay, gecikmiş ciro ile çeki devralan kişinin, bir "temlik alan" sıfatına sahip olacağını ve keşidecinin lehtara (veya gecikmiş ciroyu yapan kişiye) karşı sahip olduğu mutlak ve şahsi def'ileri (örneğin bedelsizlik, malın teslim edilmemesi, sözleşmeden dönme gibi iddiaları) bu hamile karşı da ileri sürebileceğini hüküm altına almıştır [13]. Yargıtay içtihatlarında, tarihsiz ciroların ibraz süresinden önce yapıldığının kabul edileceği, aksi yöndeki iddianın (ciro tarihinin ibrazdan sonra olduğu iddiasının) borçlu tarafından kesin ve yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği istikrar kazanmıştır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Gecikmiş Ciro ve Bedelsizlik Def'i): (A) Anonim Şirketi, aralarındaki ticari satım sözleşmesine istinaden (B) Limited Şirketi'ne 500.000 TL bedelli bir çek keşide etmiştir. Çek 10 günlük kanuni ibraz süresinin 9. gününde (B) tarafından muhatap bankaya ibraz edilmiş ve "karşılıksızdır" şerhi vurulmuştur. Bu işlemden üç gün sonra (B), çeki ticari ilişkisi bulunan (C)'ye ciro ve teslim etmiştir. (C), çeke dayanarak (A)'ya karşı kambiyo takibi başlatmıştır. (A), asıl ilişkideki malın kendisine hiç teslim edilmediğini belirterek (C)'ye karşı bedelsizlik def'ini ileri sürmüştür. Hukuki analiz: Somut olayda ciro, muhatap bankanın karşılıksız belirlemesinden sonra yapıldığı için TTK m. 793/1 uyarınca gecikmiş ciro niteliğindedir ve ancak alacağın temliki hükümlerini doğurur. Alacağın temliki hükümlerine (TBK m. 188) göre, borçlu (A), devredene (B'ye) karşı sahip olduğu bedelsizlik (şahsi) def'ini, devralan (C)'ye karşı da serbestçe ileri sürebilecektir. (C)'nin iyiniyetli olup olmamasının bir önemi yoktur.

Olay 2 (Tarihsiz Ciro Karinesi): Keşideci (X), lehtar (Y)'ye bir çek düzenleyerek vermiştir. Çek süresinde ibraz edilmiş ve ödenmemiştir. Senedi elinde bulunduran hamil (Z), icra takibi başlatmıştır. (X), (Y)'nin (Z)'ye yaptığı cironun tarihsiz olduğunu, hayatın olağan akışına göre bu cironun çekin karşılıksız çıkmasından sonra anlaşmalı olarak yapıldığını ve dolayısıyla gecikmiş ciro olduğunu iddia ederek, (Y)'ye karşı sahip olduğu şahsi def'ileri (Z)'ye karşı kullanmak istemiştir. Hukuki analiz: TTK m. 793/2 gereği, tarihsiz cironun kanuni ibraz süresi geçmeden ve karşılıksız işlemi yapılmadan önce yapıldığı kanuni karinedir. Keşideci (X), cironun karşılıksız işleminden sonra yapıldığını salt varsayımlarla değil, kesin yazılı delillerle (örneğin çek fotokopisinin banka kayıtlarında ciro içermediğini gösteren banka evrakı ile) kanıtlamak zorundadır. Kanıtlayamadığı takdirde ciro zamanında yapılmış sayılır ve TTK m. 687 gereği şahsi def'iler (Z)'ye karşı ileri sürülemez.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Cironun gecikmiş ciro (ibraz süresinden veya protestodan sonra yapılmış ciro) olduğunu ispat yükü, senedin borçlusu durumunda olup şahsi def'i ileri sürmek isteyen kişiye (kural olarak keşideciye) aittir. Tarihsiz cirolarda yasal karine lehtar/hamil lehinedir.
  • Zamanaşımı / Süreler: Gecikmiş ciro, kambiyo senedi olmaktan doğan 3 yıllık (TTK m. 814) zamanaşımı süresini TBK'daki genel zamanaşımı sürelerine (10 yıl) dönüştürmez. Gecikmiş ciro yalnızca hakların devri usulüne ve savunmalara (def'ilere) etki eder; senedin kambiyo senedi niteliğini ortadan kaldırmaz.
  • Görevli/yetkili mahkeme: Borçlunun icra mahkemesinde (kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte) bu itirazı ileri sürebilmesi için, şahsi def'iyi İİK m. 169/a bağlamında İcra ve İflas Kanunu'nun aradığı yazılı belgelerle ispat etmesi şarttır. Temel borç ilişkisine dayalı menfi tespit davalarında ise görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir.
  • Yaygın uygulama hataları: Gecikmiş cironun senedi tümüyle "adi senede" dönüştürdüğünün ve kambiyo takibine konu edilemeyeceğinin zannedilmesi en büyük uygulama hatalarındandır. Oysa gecikmiş cirolu bir çek kambiyo senedi vasfını korur, ancak devir ilişkisinde TBK m. 183 vd. kuralları devreye girer. Ayrıca, borçlunun herkese karşı haiz olduğu şahsi def'ileri ileri sürebileceği yanılgısı vardır; hâlbuki borçlu sadece çeki gecikmiş ciro ile devreden kişiye karşı haiz olduğu şahsi def'ileri yeni hamile yöneltebilir [7, 8].

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrinde TTK m. 793 ve karşılığı olan TTK m. 690 (poliçede gecikmiş ciro) hükümleri derinlemesine tartışılmaktadır. Prof. Dr. Reha Poroy, Prof. Dr. Ünal Tekinalp, Prof. Dr. Abuzer Kendigelen ve Prof. Dr. Mehmet Bahtiyar gibi kıymetli evrak hukukunun önde gelen otoriteleri, bu düzenlemenin senedin ekonomik işlevi ile devir güvenliği arasında hassas bir terazi kurduğunu belirtmişlerdir.

Kendigelen'in isabetle vurguladığı üzere, lafzi yorumdan yola çıkarak gecikmiş cironun borçluya "sanki senet en baştan itibaren temlik edilmiş" gibi sonsuz bir def'i hakkı tanıdığını savunmak kıymetli evrakın doğasına aykırıdır [7, 8]. Zira senedi ibraz süresinden önce zamanında ciro ile devralan, ancak ibraz süresi geçtikten sonra bir başkasına devreden ciranta yönünden incelendiğinde, ciro silsilesinin geriye doğru çözülmemesi gerekir. Gecikmiş ciro, yalnızca o ciro işleminin yapıldığı an ve tarafları (devreden ile devralan) itibarıyla bir "alacağın temliki" fonksiyonu görür.

Bunun yanı sıra doktrinde eleştirilen bir diğer husus, "alacağın temliki hükümlerini doğurur" ibaresinin cironun garanti (teminat) fonksiyonuna etkisidir. Gecikmiş ciro yapan kişinin, kendisinden sonraki hamile karşı kambiyo hukukundan doğan müteselsil sorumluluğa tabi olup olmayacağı doktrinde ciddi görüş ayrılıklarına yol açmıştır. Hâkim görüş, bu cironun artık kambiyo senedi cirosunun garanti fonksiyonunu barındırmadığı, devredenin yalnızca TBK hükümleri çerçevesinde (temlik eden sıfatıyla) sorumlu olacağı yönündedir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.