MADDE 807- (1) Hesaba geçirilmek üzere düzenlenen bir çekin hamili; muhatabın, çek bedelini kayıtsız ve şartsız bir alacak olarak hesaba geçirmekten kaçındığını veya ödeme yerindeki takas odasının, bu çekin, hamilin borçlarına mahsup edilmek kabiliyetini haiz olmadığını saptattığı takdirde, başvurma hakkını kullanabilir [1].
TTK Madde 807
Resmi Metin
Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi
Akademik Değerlendirme
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 807 hükmü, "Hesaba geçirilecek çek" müessesesinin işleyişinde, ödemenin (hesaba kaydın) muhatap veya takas odası tarafından reddedilmesi ihtimalini düzenleyen ve hamilin kambiyo hukukundan doğan müracaat (başvuru) haklarını teminat altına alan temel bir usul kuralıdır. Kambiyo senetlerinden biri olan çek, kural olarak görüldüğünde ödenmesi gereken ve nakit ödeme işlevine sahip bir havale aracıdır [2, 3]. Ancak kanun koyucu, senetlerin tedavül güvenliğini sağlamak, hırsızlık, kaybolma veya yetkisiz kişilerin eline geçmesi gibi riskleri bertaraf etmek amacıyla TTK m. 805 ile "hesaba geçirilmek üzere düzenlenen çek" kurumunu ihdas etmiştir [1].
Bu kurum uyarınca, çekin ön yüzüne "hesaba geçirilecektir" veya benzeri bir ibare konulduğunda, muhatap bankanın çeki nakden ödemesi yasaklanmış olup, ödeme ancak hesaba alacak kaydı, takas veya hesap nakli suretiyle (kayden) yapılabilir [1]. İşte TTK m. 807, bu sınırlandırılmış ödeme şeklinin işlemediği, yani muhatap bankanın bedeli kayıtsız ve şartsız olarak hesaba alacak kaydetmekten kaçındığı veya takas odasının mahsup işlemini reddettiği senaryoda devreye girmektedir [1]. Madde, kayden ödemenin reddini nakden ödemenin reddi ile eş tutarak, hamilin müracaat borçlularına (düzenleyen, cirantalar, avalistler) karşı rücu mekanizmasını işletebilmesinin yasal altyapısını kurmaktadır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Hesaba Geçirilmek Üzere Düzenlenen Çek
Çekin ön yüzüne düzenleyen veya hamil tarafından yazılabilen "hesaba geçirilecektir" (nur zur Verrechnung) ibaresi, nakit ödeme yasağı doğurur [1]. Çek, bir ödeme aracı olmakla birlikte, bu kayıtla birlikte fiziki para transferi engellenir ve işlemler salt bankacılık sistemi içerisindeki hesap hareketleri (kaydî para) üzerinden yürütülür. Bu kaydın çizilmesi geçersiz kabul edilmiştir (TTK m. 805/2) [1]. Şayet muhatap banka bu yasağa rağmen ödemeyi nakden yaparsa, çek bedelini aşmamak şartıyla ortaya çıkabilecek zararlardan sorumlu tutulur [1].
2.2. Muhatabın Hesaba Geçirmekten Kaçınması
TTK m. 807'nin uygulanabilmesi için, muhatap bankanın çek bedelini hamilin hesabına "kayıtsız ve şartsız bir alacak olarak" geçirmekten imtina etmesi gerekir [1]. Muhatap nezdinde çekin karşılığının bulunmaması veya düzenleyen ile muhatap arasında açık/zımni bir çek anlaşmasının olmaması halleri [4], bankanın hesaba geçirmekten kaçınmasının en tipik maddi sebepleridir. Banka, karşılık yokluğunda veya kısmi karşılık durumunda (yasal yükümlülükler saklı kalmak kaydıyla) bedeli hesaba alacak olarak kaydetmeyi reddettiğinde, TTK m. 807 uyarınca başvuru hakkı (müracaat hakkı) tetiklenmiş olur.
2.3. Takas Odasında Mahsup Kabiliyetinin Bulunmaması
Modern bankacılık hukukunda çeklerin tahsili çoğunlukla Bankalararası Takas Odaları Merkezi (BTOM) aracılığıyla fiziki veya elektronik ibraz yöntemiyle gerçekleştirilmektedir [5]. Madde metnindeki alternatif koşul, takas odasının söz konusu çekin hamilin borçlarına mahsup edilmek (takas edilmek) kabiliyetini haiz olmadığını saptamasıdır [1]. Çekin karşılıksız çıkması veya yasal/şekli eksiklikler nedeniyle takas sisteminden dönmesi durumu bu kapsama girer.
2.4. Başvurma (Rücu) Hakkının Kullanılması
Çekin süresinde ibrazına rağmen ödenmemesi, hamilin diğer senet borçlularına başvurmasını gerektirir. TTK m. 814 uyarınca hamil, cirantalar, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma haklarını kullanabilir [6, 7]. TTK m. 807, kayden ödemenin reddedildiğinin "saptanması" (tespit ettirilmesi) şartıyla bu müracaat hakkına işlerlik kazandırmaktadır.
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 805 (Hesaba Geçirilecek Çek) — Madde 807'nin varlık sebebidir. TTK m. 805 ile konulan nakit ödeme yasağının [1] hukuki sonuçlarının tıkandığı noktada (ödememe/hesaba geçirmeme), 807. madde devreye girmektedir.
- TTK m. 806 (İflas Hâli) — Hesaba geçirilmek üzere düzenlenen çekin hamili, muhatabın iflas etmesi veya ödemelerini tatil etmesi gibi durumlarda, 805. maddedeki yasağın istisnası olarak doğrudan nakden ödeme talep edebilir [1]. Madde 807 ise muhatabın iflasından ziyade salt ödemeden (hesaba geçmekten) kaçınması haline odaklanmıştır.
- TTK m. 814 ve TTK m. 730 / 818 (Zamanaşımı ve Müracaat Hakkı) — Madde 807 uyarınca doğan müracaat hakkı, TTK m. 814'te öngörülen ibraz süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlayan üç yıllık zamanaşımı süresine tabidir [6, 7]. Başvurma haklarının kullanılması bakımından poliçeye yapılan yollamalar (TTK m. 818) çerçevesinde usuli işlemler yürütülür [8, 9].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili ihtisas daireleri (özellikle 11. ve 12. ile 19. Hukuk Daireleri), çek hukukuna ilişkin kararlarında poliçe ve çekin temel özelliklerinden olan "mücerretlik" (soyutluk) ilkesini ve müracaat haklarının sıkı şekil şartlarını vurgulamaktadır.
Yargıtay uygulamalarına göre; çek bedelinin tahsil edilememesi (TTK m. 807 anlamında hesaba geçirilmeme veya nakden ödememe durumu), hamilin mamelekinde (malvarlığında) aktif bir azalma ve pasif bir artış meydana getirir [10]. Yargıtay kararlarında sabit olduğu üzere, ödememe halinin saptanması üzerine hamil, çeki kendisine devreden cirantalara, düzenleyene veya lehtara (müracaat borçlularına) başvurabilir [11]. Başvuru hakkının kullanılabilmesi için, ibraz süresi içinde çekin bankaya ibraz edilmiş olması ve muhatap banka tarafından karşılıksızlık şerhinin düşülerek (saptanarak) ödemeden kaçınıldığının belgelenmesi yasal bir zorunluluktur [12, 13]. Hamilin bu hakkı kullanmasında zamanaşımı süresi, eski TTK döneminde 6 ay iken, 6102 sayılı TTK (ve ilgili yasal değişiklikler) ile 3 yıla çıkarılmıştır [14, 15].
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: (A) Anonim Şirketi, tedarikçisi (B) Limited Şirketi'ne olan borcuna karşılık, üzerinde "hesaba geçirilecektir" ibaresi bulunan bir çek keşide etmiştir. (B) Limited Şirketi, çeki ibraz süresi içerisinde kendi bankasına takas ve hesaba alacak kaydı amacıyla teslim etmiştir. Ancak, muhatap banka, keşideci (A) A.Ş.'nin hesabında yeterli karşılık bulunmadığı gerekçesiyle "karşılıksızdır" işlemini yaparak çeki hesaba geçirmekten kaçınmıştır. Hukuki analiz: TTK m. 807 lafzına uygun olarak; muhatabın bedeli hesaba kaydetmekten kaçındığı saptanmıştır [1]. (B) Limited Şirketi, bu tespit üzerine "hesaba geçirilecektir" kaydıyla dahi olsa çekin nakden ödenmemesi mazeretiyle sınırlı kalmaksızın, doğrudan doğruya keşideci (A) A.Ş.'ye ve varsa diğer müracaat borçlularına (cirantalara) karşı başvurma haklarını (kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip vb.) derhal başlatabilir.
Olay 2: Hamil (C), ciro yoluyla devraldığı "hesaba geçirilecektir" kayıtlı çeki, ödeme yerindeki muhatap bankaya takas odası aracılığıyla ibraz etmiştir. Ancak takas odası, çek üzerinde tahrifat şüphesi (veya teknik bir eksiklik) olduğu gerekçesiyle çekin (C)'nin borçlarına mahsup edilme kabiliyetini haiz olmadığını tespit ederek işlemi reddetmiştir. Hukuki analiz: Bu durumda TTK m. 807'nin ikinci ihtimali gerçekleşmiştir. Takas odası tarafından çekin mahsup kabiliyetinin bulunmadığının saptanması [1], hamil (C)'ye müracaat haklarını kullanma yetkisi verir. (C), düzenleyene ve kendisinden önceki cirantalara başvurarak kambiyo taahhüdü altındaki alacağını yasal süreler içinde (3 yıl) [7] takip edebilir.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat yükü: TTK m. 807 bağlamında, hesaba kaydın veya mahsubun yapılmadığını (ödemeden kaçınıldığını) ispat yükü, müracaat hakkını kullanmak isteyen hamile aittir. Bu husus uygulamada genellikle muhatap bankanın çekin arkasına vuracağı "karşılıksızdır" kaşesi veya takas odasının iade belgesi ile kesin ve şekli olarak ispatlanır [12, 13].
- Zamanaşımı / Süreler: Başvurma hakkı (TTK m. 807'ye dayalı), ibraz süresinin (keşide yerine göre 10 gün, 1 ay veya 3 ay) bitiminden itibaren işlemeye başlayan 3 yıllık zamanaşımı süresine tabidir (TTK m. 814/1) [7, 9]. Kambiyo alacağının bu sürede zamanaşımına uğraması halinde, şartları varsa TTK m. 732 uyarınca 1 yıllık süre içinde sebepsiz zenginleşme davası açılabilir [16-18].
- Görevli/yetkili mahkeme: Çekten ve müracaat haklarından doğan uyuşmazlıklarda, TTK m. 4 ve m. 5 uyarınca asliye ticaret mahkemeleri görevlidir [19, 20]. İhtiyati haciz talepleri veya itirazın iptali davaları bu mahkemelerde, icra takiplerine yönelik şikâyet ve itirazlar ise icra mahkemelerinde görülür.
- Yaygın uygulama hataları: Üzerinde açıkça "hesaba geçirilecektir" kaydı bulunan çekler için hamilin muhatap banka gişesinden ısrarla "nakit ödeme" talep etmesi ve bankanın reddi üzerine haksız şekilde bankaya karşı tazminat veya hukuki yollara başvurması uygulamada sıklıkla yapılan bir hatadır. Banka, TTK m. 805 gereği yasaklı olduğundan nakit ödeme yapamaz [1]; hamilin doğrudan TTK m. 807'ye dayanarak tespit işlemi yaptırıp asıl borçlulara rücu etmesi gerekir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kıymetli evrak hukuku doktrininde "hesaba geçirilecek çek" müessesesi, özellikle nakit taşıma riskinin arttığı çağımızda güvenli bir ödeme alternatifi sunması bakımından büyük önem taşır. Ancak TTK m. 807'nin kaleme alınış biçimi itibarıyla, "tespit ettirirse" ifadesiyle kast edilen şekli prosedürün (protesto mu, yoksa salt bankanın yazılı şerhi mi olacağı hususunun) Kanun'da diğer maddelere atıfla çözülmeye çalışılması zaman zaman tereddüt yaratmaktadır.
Doktrindeki görüşlere göre, çekin ödenmemesi halinin banka şerhi ile tespiti müracaat hakkının kullanılması için yeterlidir. Maddenin lafzi yapısında takas odasının tespitinden ayrıca söz edilmesi, modern bankacılık takas (BTOM) sistemlerinin fiili işleyişine yasal bir meşruiyet ve doğrudan dayanak kazandırmaktadır [5]. Kimi yazarlar, bu düzenlemenin kambiyo hukukunun sertliğini yumuşatarak, hesabına kayıt yapılmayan hamili sürüncemede bırakmadan, nakit ödenmeme halinde olduğu gibi derhal asıl alacaklılarına (cirantalar ve keşideciye) dönebilmesini sağladığı için TTK sistematiği içinde oldukça tutarlı ve tamamlayıcı bir işlev gördüğünü belirtmektedir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.