Türk Ticaret Kanunu (TTK)

TTK Madde 156

Şirketler Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

b) Kolaylıklar


Madde 156 - (1) Birleşmeye katılan ve 155 inci maddenin birinci fıkrasında öngörülen şartlara uyan sermaye şirketleri, birleşme sözleşmesinde, 146 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) ve (f) ilâ (i) bentlerinde gösterilmiş bulunan kayıtlara yer verirler. Bu sermaye şirketleri, 147 nci maddede öngörülen birleşme raporunu düzenlemeye ve 149 uncu maddede düzenlenen inceleme hakkını sağlamakla yükümlü olmadıkları gibi , birleşme sözleşmesini 151 inci madde uyarınca genel kurulun onayına da sunmayabilirler. 29 (2) Birleşmeye katılan ve 155 inci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen şartlara uyan sermaye şirketleri, birleşme sözleşmesinde, sadece, 147 nci maddenin ikinci fık rasının (a), (b) ve (f) ilâ (i) bentlerinde gösterilmiş bulunan kayıtlara yer verirler. Bu şirketler 147 nci maddede öngörülen birleşme raporunu düzenlemeye ve birleşme sözleşmesini 151 inci madde gereğince genel kurula sunmaya da zorunlu değildirler. 149 uncu maddede öngörülen inceleme hakkının, birleşmenin tescili için ticaret siciline yapılan başvurudan otuz gün önce sağlanmış olması gerekir.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 156. maddesi, sermaye şirketlerinin "kolaylaştırılmış şekilde birleşmesi" prosedüründe sağlanan muafiyetleri ve usuli kolaylıkları düzenlemektedir. Ticaret şirketlerinde birleşme süreci kural olarak; birleşme sözleşmesinin hazırlanması, birleşme raporunun tanzimi, inceleme hakkının pay sahipleri ve ilgililere kullandırılması ve nihayetinde sözleşmenin genel kurul onayına sunulması gibi sıkı şekil şartlarına ve prosedürlere tabidir [1], [2]. Ancak kanun koyucu, ticari hayatın hızını ve grup şirketleri arasındaki entegrasyon ihtiyaçlarını gözeterek, TTK m. 155 ve m. 156 hükümleri ile sermaye şirketlerine özgü kolaylaştırılmış bir birleşme rejimi ihdas etmiştir [3], [4].

Kolaylaştırılmış birleşmenin temelinde, birbiriyle organik bağı bulunan ve tamamen veya büyük ölçüde aynı hâkimiyet altında olan (örneğin ana-yavru şirket) iki şirketin birleşmesi halinde, azınlıkta kalan pay sahiplerinin rizikolarının hiç mevcut olmaması veya birbirine yakın şirketlerin birleşmesine nazaran çok az öneme sahip olması varsayımı yatmaktadır [5], [6]. Bu hukuki ve ekonomik gerekçe (ratio legis) doğrultusunda TTK m. 156, belirli sermaye sahipliği oranlarına (%100 ve %90) ulaşılmış olması kaydıyla, şirketleri ağır prosedürel bürokrasiden (rapor, genel kurul, inceleme hakkı) kurtararak, birleşme işlemlerinin sadeleştirilmesini ve işlem maliyetlerinin minimize edilmesini amaçlamaktadır [7], [8]. Nitekim İsviçre Birleşme Kanunu (Fusionsgesetz) ve Avrupa Birliği Yönergeleri ile de tam bir uyum arz eden bu düzenleme, "külli halefiyet" ve "tasfiyesiz sona erme" ilkelerine [9] halel getirmeksizin usul ekonomisine hizmet etmektedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Yüzde Yüz (%100) Sermaye Sahipliğinde Sağlanan Kolaylıklar (m. 156/1)

TTK m. 156/1 bendi, TTK m. 155/1 hükmündeki şartları taşıyan, yani devralan sermaye şirketinin devrolunan sermaye şirketinin oy hakkı veren bütün paylarına sahip olduğu hallerde (tam hâkimiyet veya kardeş şirketler arası birleşme) uygulanacak kolaylıkları düzenlemektedir [10], [11]. Bu senaryoda azınlık pay sahibi bulunmadığından, azınlığı korumaya yönelik mekanizmalara ihtiyaç duyulmaz. Buna göre:

  • Birleşme Sözleşmesinin Kapsamının Daraltılması: Birleşme sözleşmesinde yalnızca TTK m. 146/1'in (a) ve (f) ilâ (i) bentlerinde yer alan asgari kayıtlara yer verilmesi yeterlidir [12].
  • Birleşme Raporu Muafiyeti: TTK m. 147 uyarınca yönetim organları tarafından hazırlanması gereken ve birleşmenin ekonomik/hukuki gerekçelerini açıklayan raporun düzenlenme zorunluluğu tamamen ortadan kalkar [12], [13].
  • İnceleme Hakkı Muafiyeti: TTK m. 149'da düzenlenen, finansal tabloların ve birleşme evraklarının 30 gün süreyle askıda kalmasını öngören inceleme hakkı sağlama yükümlülüğü bertaraf edilir [14], [15].
  • Genel Kurul Onayı Muafiyeti: Birleşme sözleşmesi, TTK m. 151 uyarınca genel kurulun onayına sunulmaksızın, doğrudan yönetim organlarının kararı ve imzası ile ticaret siciline tescil ettirilebilir [14], [15].
2.2. Yüzde Doksan (%90) Sermaye Sahipliğinde Sağlanan Kolaylıklar (m. 156/2)

TTK m. 156/2 bendi, devralan sermaye şirketinin, devrolunan şirketin paylarının tamamına değil ancak oy hakkı veren paylarının en az yüzde doksanına sahip olduğu hallere (TTK m. 155/2) ilişkindir [16], [17]. Burada azınlık pay sahipleri mevcut olduğu için kanun koyucu, bu azınlığa TTK m. 141 uyarınca "gerçek değerin tam dengi olan nakdî bir ayrılma akçesi" (squeeze-out) önerilmesi ve ek bir kişisel sorumluluk doğmaması şartını aramıştır [16], [12], [17]. Bu şartların varlığı halinde:

  • Birleşme Raporu ve Genel Kurul Muafiyeti: Yüzde yüz sahiplikte olduğu gibi, birleşme raporu hazırlama ve birleşme sözleşmesini genel kurul onayına sunma zorunluluğu yoktur [15], [18], [19].
  • İnceleme Hakkının Zorunluluğu: Yüzde yüz sahiplikten ayrılan en temel nokta, inceleme hakkıdır. Yüzde doksanlık birleşmelerde TTK m. 149'da öngörülen inceleme hakkının, birleşmenin tescili için ticaret siciline yapılan başvurudan otuz gün önce sağlanmış olması emredici olarak düzenlenmiştir [18], [19]. Zira azınlık, kendisine önerilen nakdi ayrılma akçesinin adil olup olmadığını ancak bu belgeleri inceleyerek tayin edebilir.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 155 ile İlişkisi: Madde 156, varlığını ve hukuki zeminini doğrudan TTK m. 155'te yer alan maddi şartlara borçludur. %100 veya %90 sahiplik, nakdi ayrılma akçesi (squeeze-out merger) ve ek edim yükümlülüğü doğmaması gibi ön şartlar gerçekleşmeden 156. maddedeki kolaylıklara başvurulamaz [16], [12], [17].
  • TTK m. 146 ve 147 ile İlişkisi: Birleşme sözleşmesinin içeriği ile birleşme raporunun unsurları bağlamında madde 156, bu maddelere atıf yaparak istisnaların sınırlarını çizer [12], [15].
  • TTK m. 149 (İnceleme Hakkı) ile İlişkisi: Kolaylaştırılmış birleşme rejimi, olağan usuldeki 30 günlük bekleme ve inceleme süresini %100 sahiplikte ilga ederken, %90 sahiplikte korumuş, ancak genel kurul tarihinden geriye doğru sayılan süreyi, "tescil başvurusundan" geriye doğru sayılacak şekilde uyarlamıştır [18], [6].
  • TTK m. 157 (Alacaklıların Teminat İstemi) ile İlişkisi: Sermaye şirketlerinin kolaylaştırılmış şekilde birleşmesinde, özellikle TTK m. 149'daki inceleme hakkının şirket inisiyatifine bırakılması veya ortadan kalkması, alacaklıların haklarını sınırlayıcı bir etki yaratmaktadır [20]. İnceleme hakkı kapsamındaki bilgilerden (örneğin son 3 yılın finansal tablolarından) mahrum kalan alacaklılar, yeni yapının borç ödeme kapasitesini analiz edemeyeceğinden, dolaylı olarak kendilerine TTK m. 157 ile sağlanmış olan "teminat talep etme hakkının" kullanımı konusunda mağduriyet yaşama riskiyle karşı karşıyadır [21].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve bilhassa 11. Hukuk Dairesi'nin yapısal değişikliklere ilişkin yerleşik içtihatlarında, kolaylaştırılmış birleşme usulünün uygulanabilmesi için kanunun aradığı pay oranlarına ve azınlığın nakdî karşılıkla tam olarak tatmin edilmesi ilkesine sıkı sıkıya riayet edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Yargıtay'a göre, %90'lık sahiplik oranına dayalı birleşmelerde azınlığa TTK m. 141'e uygun ve payın "gerçek değerini" tam olarak karşılayan bir ayrılma akçesinin teklif edilmemesi veya TTK m. 156/2 uyarınca tescilden önceki 30 günlük inceleme hakkı süresine uyulmaması, yapısal değişikliğin hukuka aykırılığı sonucunu doğurur. Bu tür hukuki sakatlıkların mevcudiyeti, birleşmeye muhalif kalan veya inceleme hakkı ihlal edilen pay sahipleri ile menfaati zedelenen ilgililer bakımından TTK m. 191 (Ortaklık Pay ve Haklarının İncelenmesi Davası / Denkleştirme) ve m. 192 (Birleşmenin İptali) kapsamında dava hakkı doğurur [22], [23], [24], [25].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Alfa Holding A.Ş., %100 sermaye payına sahip olduğu bağlı ortaklığı Beta Tekstil Ltd. Şti.'yi devralarak kendi bünyesine katmak istemektedir. Hukuki analiz: Somut olayda devralan sermaye şirketi, devrolunan sermaye şirketinin oy hakkı veren tüm paylarına sahip olduğundan TTK m. 155/1 ve buna bağlı olarak TTK m. 156/1 hükümleri uygulanacaktır [10], [16]. Yönetim kurulları, TTK m. 146/1'deki sınırlandırılmış kayıtlara havi bir birleşme sözleşmesi imzalayacak; birleşme raporu tanzim edilmeyecek, 30 günlük inceleme hakkı askı süresi beklenmeyecek ve sözleşme genel kurulların onayına sunulmaksızın doğrudan ticaret siciline tescil ile birleşme tamamlanacaktır [14], [12].

Olay 2 (kurmaca senaryo): Gama Lojistik A.Ş., Delta Kargo A.Ş.'nin oy hakkı veren paylarının %95'ine sahiptir. Gama A.Ş. yönetimi, Delta A.Ş.'yi devralarak kolaylaştırılmış birleşme yapmak istemekte, azınlıkta kalan %5'lik pay sahiplerine ise gerçek değere denk nakit ayrılma akçesi önermektedir. Hukuki analiz: Pay sahipliği %90'ın üzerinde olduğu ve azınlığa nakdi çıkış (squeeze-out) sunulduğu için TTK m. 155/2 ve TTK m. 156/2 uygulanır [16], [17]. Bu çerçevede şirketlerin yönetim kurulları birleşme raporu hazırlamak ve sözleşmeyi genel kurula sunmak zorunda değildir [15], [19]. Ancak, %100 sahiplik durumundan farklı olarak, TTK m. 149'da öngörülen belgelerin, tescil için ticaret sicili müdürlüğüne başvurulmadan otuz gün önce azınlık pay sahiplerinin incelemesine sunulması mutlak surette zorunludur [18], [19]. Aksi halde tescil hukuka aykırı olacak ve iptal davasına konu edilebilecektir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Kolaylaştırılmış birleşme hükümlerinden faydalanmak isteyen devralan şirket, oy hakkı veren payların %100'üne veya en az %90'ına sahip olduğunu, pay defteri kayıtları, Merkezi Kayıt Kuruluşu verileri veya (şayet paylar borsada işlem görüyorsa) takas dökümleri ile ticaret sicil müdürlüğüne ispat etmekle yükümlüdür.
  • Zamanaşımı / Süreler: TTK m. 156/2 uygulamasında, inceleme hakkının tescil başvurusundan 30 gün önce başlatılması emredici süredir [18], [19]. Sicil müdürlükleri bu sürenin geçip geçmediğini evrak üzerinden re'sen inceler. Ayrıca birleşme kararına veya ayrılma akçesine itiraz bağlamındaki iptal ve denkleştirme davaları için hak düşürücü süre, tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanından itibaren iki aydır (TTK m. 191 ve 192) [22], [23].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Birleşme prosedüründeki (inceleme hakkının kullandırılmaması, ayrılma akçesi tutarındaki anlaşmazlıklar vb.) usulsüzlüklere ilişkin davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi, yetkili mahkeme ise birleşmeye katılan şirketlerden birinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir [22].
  • Yaygın Uygulama Hataları: Özellikle %90'lık sermaye hâkimiyeti senaryosunda (m. 156/2), uygulamacılar %100'lük durumdaki (m. 156/1) tam muafiyet rehavetine kapılarak 30 günlük inceleme hakkı askı süresini ihlal etmekte ve doğrudan sicile başvurmaktadır. Bu durum tescil talebinin reddine veya yapılmışsa işlemin iptaline zemin hazırlayan tipik bir uygulama hatasıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

TTK m. 156'nın uygulaması ve lafzi redaksiyonu, Türk Ticaret Kanunu doktrininde ve akademik çevrelerde haklı eleştirilere maruz kalmaktadır.

Öncelikle, maddenin kaleme alınış biçiminde ciddi bir kanun yapım tekniği (drafting) hatası mevcuttur. TTK m. 156/2'de "147 nci maddenin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (f) ilâ (i) bentlerinde gösterilmiş bulunan kayıtlara yer verirler" denilmektedir [15]. Oysa atıf yapılan TTK m. 147, "Birleşme Raporu"nun içeriğini düzenler; hâlbuki TTK m. 156/2 birleşme raporunun hiç düzenlenmeyeceğini amirdir [15], [18]. Kanun koyucunun burada "Birleşme Sözleşmesinin İçeriği"ni düzenleyen TTK m. 146'nın ilgili bentlerine atıf yapmak istediği sistematiğin bütününe bakıldığında açıkça anlaşılmaktadır. Bu bariz teknik hatanın, normun açık lafzı ile kanunun amacı arasında yorumsal çelişkiler doğurmaması adına de lege feranda (olması gereken hukuk) acilen düzeltilmesi gerekmektedir.

İkinci olarak, alacaklıların korunması bağlamında doktrinde Hülya Çoştan ve Ferna İpekel Kayalı tarafından dile getirilen eleştiriler son derece isabetlidir. Kolaylaştırılmış birleşmelerde inceleme hakkının (TTK m. 149) tamamen kaldırılması veya daraltılması, şeffaflık ilkesini zedeleyerek alacaklıların şirketin mali durumunu ve risklerini analiz etme imkânını ellerinden almaktadır [20], [21]. Alacaklı, birleşme raporu ve finansal tablolara erişemediğinde, birleşmenin alacaklarını tehlikeye düşürüp düşürmediğini saptayamaz ve dolayısıyla TTK m. 157'de tanınan "teminat talep etme hakkını" gereği gibi, zamanında ve rasyonel bir temelde kullanamaz [21]. Kanun koyucunun, usul ekonomisi ve işlem hızı sağlamak adına tasarladığı bu kolaylıkların, şirketlerin dış paydaşlarının (alacaklıların) korunmasına yönelik menfaatler dengesinde alacaklılar aleyhine ölçüsüz bir zafiyet yaratmaması için, kolaylaştırılmış birleşmelerde dahi alacaklılara asgari bir bilgilendirme yükümlülüğünün getirilmesi doktriner bir zorunluluk olarak değerlendirilmektedir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.