Türk Ticaret Kanunu (TTK)

TTK Madde 375

Şirketler Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

2. Devredilemez görev ve yetkiler


Madde 375 - (1) Yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve ye tkileri şunlardır: a) Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi. b) Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi. c) Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin ku rulması. d) (Değişik:23/5/2024 - 7511/14 md.) Şube müdürleri hariç olmak üzere müdürlerin ve aynı işleve sahip kişilerin atanmaları ve görevden alınmaları. e) Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulu nun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi. f) Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunu lması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi. g) Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 375. maddesi, anonim ortaklıklar hukukunda yönetim kurulunun yetki ve görev dağılımının anayasal sınırlarını çizen temel normdur. Mülga 6762 sayılı Kanun döneminden farklı olarak, yeni TTK sistemi, yönetim kurulunun şirket yönetimini bir iç yönerge ile (TTK m. 367) kısmen veya tamamen üçüncü kişilere veya murahhas üyelere devretmesine olanak tanımaktadır [1-3]. Ancak kanun koyucu, bu yetki devrinin şirketin kurumsal yönetim ilkelerinden uzaklaşmasına ve yönetim kurulunun tamamen işlevsiz, salt bir onay mercii haline gelmesine engel olmak amacıyla TTK m. 375 hükmünü ihdas etmiştir. Bu madde uyarınca sayılan görev ve yetkiler, yönetim kurulu tarafından hiçbir surette, ne bir murahhas üyeye ne de şirket dışından atanacak bir üçüncü kişiye (genel müdür, CEO vb.) devredilemez ve bu yetkilerden vazgeçilemez [4, 5].

Doktrinde (Tekinalp, Çamoğlu, Poroy, Pulaşlı, Kırca gibi yazarların da sıklıkla işaret ettiği üzere) TTK m. 375’te yer alan devredilemez yetkiler, yönetim kurulunun "çekirdek yetkileri" (münhasır yetkiler) olarak adlandırılmaktadır [4, 6]. Bu hükmün mevcudiyeti, "yönetim yetkisinin devri" ile "yönetim yetkisinden feragat" arasındaki ince çizgiyi belirler. Yönetim kurulu, icrai nitelikteki günlük ticari kararları devredebilse de, şirketin "üst düzey yönetim" statüsünü, genel gözetimini ve asli organizasyon yapısını kurma yükümlülüğünü uhdesinde tutmak zorundadır [6, 7]. Öğretide ağırlıklı olarak kabul edildiği üzere, TTK m. 375 hükmünde sayılan yetkiler numerus clausus (sınırlı sayı) ilkesine tabi değildir [8]. Kanunun diğer hükümlerinde de yönetim kurulunun bizzat ve kurul halinde kullanması gereken, devri mümkün olmayan yetkiler (örneğin birleşme sözleşmesinin hazırlanması veya yıllık faaliyet raporunun onaylanması) mevcuttur [8-10].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Şirketin Üst Düzeyde Yönetimi ve Talimatların Verilmesi (m. 375/1-a)

TTK m. 375/1-a bendi uyarınca "şirketin üst düzeyde yönetimi (strategic/ultimate management)" yönetim kurulunun münhasır yetkisidir [5, 7]. Üst düzey yönetim; şirketin genel işletme politikasının, büyüme, getiri ve risk dengesinin, yatırım ve finansman stratejilerinin belirlenmesi ile bunlara ulaşılması için makro hedeflerin tayin edilmesini ifade eder [7]. Yönetim kurulu, bu yetkisini devredemez; profesyonel yöneticiler (CEO, genel müdür) ancak yönetim kurulunun çizdiği bu stratejik sınırlar içerisinde icrai ve taktiksel yönetim görevini ifa edebilirler [11, 12].

2.2. Şirket Yönetim Teşkilatının Belirlenmesi (m. 375/1-b)

Şirket yönetim örgütünün belirlenmesi, organizasyon şemasının, departmanların ve ana yetki akışlarının bizzat yönetim kurulu tarafından tayin edilmesini gerektirir [5, 13]. İşlevlerin ayrılması, personelin birimlere bölünmesi ve yetki devrinin çerçevesini çizen "iç yönergenin" kabul edilmesi doğrudan teşkilatlandırma faaliyeti olduğundan, bu alan bütünüyle yönetim kurulunun tekelindedir [13].

2.3. Muhasebe, Finans Denetimi ve Finansal Planlama Düzeninin Kurulması (m. 375/1-c)

Yönetim kurulu, şirketin finansal haritasının izlenmesi, fon kaynaklarının tespiti ve şirket bütçesinin uzun vadeli kontrolü için bir sistem kurmak zorundadır [5, 8]. Kanun koyucu burada "muhasebe ve finans planlamasının bizzat yönetim kurulu üyelerince yapılmasını" değil; bu alanlarda güvenilir, sağlıklı işleyen ve denetime açık bir "düzenin (sistemin) kurulmasını" emretmektedir [8].

2.4. Müdürlerin ve Aynı İşleve Sahip Kişilerin Atanmaları ve Görevden Alınmaları (m. 375/1-d)

23/5/2024 tarihli ve 7511 sayılı Kanun ile hükümde önemli bir revizyona gidilmiş ve fıkranın başındaki ifade “Şube müdürleri hariç olmak üzere” şeklinde değiştirilmiştir [5]. Bu değişiklikle, şirketin üst kademe yöneticilerinin (genel müdür, CEO, CFO vb. C-seviye pozisyonların) atanması ve görevden alınması yönetim kurulunun devredilemez yetkisi olarak korunmuş; ancak sayıları binleri bulabilen perakende veya bankacılık sektöründeki "şube müdürlerinin" atanmasının bizzat yönetim kurulu kararıyla yapılma zorunluluğu kaldırılarak pratik ticari hayata uygun bir esneklik sağlanmıştır.

2.5. Üst Gözetim Görevi (m. 375/1-e)

Devredilen yetkilerin usulüne uygun kullanılıp kullanılmadığını denetleme yükümlülüğü olan "üst gözetim (haute surveillance)" görevi, yönetim kurulunun ana fonksiyonlarındandır [14, 15]. Yönetim kurulu üyeleri, yetkilerini murahhaslara veya dışarıdan atanan müdürlere devretseler dahi, bu kişilerin kanunlara, esas sözleşmeye ve iç yönergeye uygun hareket edip etmediklerini denetlemekle mükelleftir. Bu gözetim görevini layıkıyla yerine getirmeyen yönetim kurulu üyeleri, alt kademe yöneticilerin verdikleri zararlardan (TTK m. 553/2 atfıyla) şahsen ve müteselsilen sorumlu tutulabilirler [16, 17].

2.6. Defterlerin Tutulması ve Genel Kurul İlişkileri (m. 375/1-f)

Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi asli kurumsal defterlerin tutulması, yıllık faaliyet raporunun düzenlenmesi ve genel kurul kararlarının yürütülmesi (örneğin kâr dağıtımının icrası veya sermaye artırım/azaltım işlemlerinin operasyonel tamamlanması) yönetim kurulunun devredilmez görevidir [15, 18]. Bu faaliyetler doğrudan pay sahibi haklarını ve kurumsal yönetişimi ilgilendirdiğinden dışarıdan bir yöneticiye devredilemez.

2.7. Borca Batıklık Durumunun Mahkemeye Bildirilmesi (m. 375/1-g)

TTK m. 376 bağlamında şirketin borca batık (aktiflerin pasifleri karşılayamaması) olduğunun tespiti halinde, durumun derhal asliye ticaret mahkemesine bildirilerek (kural olarak) iflasın veya iflas erteleme/konkordato prosedürlerinin talep edilmesi hususu devredilemez bir yetkidir [15]. Bu görev, yönetim kurulu açısından alacaklıların menfaatini koruyan kritik bir kamusal yükümlülüktür ve ihlali ağır hukuki ve cezai sorumluluk doğurur.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 367 (Yönetimin Devri) ve TTK m. 371/7 (Ticari Vekil Atanması): TTK m. 367 uyarınca çıkarılacak iç yönerge ile yönetim yetkisi devredilebilir. Ancak bu devrin asgari sınınırını TTK m. 375 teşkil etmektedir [19]. M. 375 kapsamındaki hususlar kati surette m. 367 iç yönergesine konu edilip profesyonellere bırakılamaz. Aynı şekilde TTK m. 371/7 kapsamındaki sınırlı yetkili ticari vekil atamaları da m. 375 alanına taştığı ölçüde batıldır [20].
  • TTK m. 553 (Yöneticilerin Sorumluluğu): İkinci fıkra, yönetim kurulunun yetkilerini devredebileceği hallerde, seçilen kişilerin eylemlerinden (seçimde özen gösterildiği sürece) sorumlu tutulamayacağını düzenler [17, 21]. Ancak üçüncü fıkra, gözetim ve özen yükümünün "sorumlu olmama" durumu ile bertaraf edilemeyeceğini ifade eder [17]. Şayet devredilen yetki, TTK m. 375 kapsamına giriyorsa, kurul m. 553/2'deki kurtuluş beyyinesinden faydalanamaz ve ortaya çıkan zarardan müteselsilen sorumlu olur.
  • TTK m. 408 (Genel Kurulun Devredilemez Yetkileri): Şirkette yatay kuvvetler ayrılığı prensibi gereği, TTK m. 408'de genel kurulun devredilemez yetkileri (esas sözleşme değişikliği, organ seçimi vb.) sayılmıştır [22, 23]. TTK m. 375 ise yönetim kurulunun kendi dikey alanındaki devredilemez çekirdek bölgesidir. Bu iki madde, anonim ortaklığın temel kuvvetler dengesini yansıtır.
  • TTK m. 376 (Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık): TTK m. 375/1-g ile doğrudan bağlantılıdır. Borca batıklık bilançosunun tanzim edilmesi, incelenmesi ve mahkemeye müracaat edilmesi TTK m. 376/3 prosedürünün zorunlu icrasıdır [24].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarında, yönetim kurulunun devredilemez yetkileri kapsamında olan hususlarda alt yöneticilerin (örneğin genel müdürün) yaptığı hatalardan dolayı "biz bu işi profesyonellere devrettik" savunması kabul görmemektedir. Yargıtay, özellikle borca batıklığın bildirilmesi (m. 375/1-g) ve gözetim yükümlülüğünün (m. 375/1-e) ihlali kaynaklı sorumluluk davalarında, yönetim kurulu üyelerinin "şahsen" defterleri ve finansal durumu takip etmesi gerektiğini; muhasebe müdürünün veya CEO'nun hatasının yönetim kurulunu sorumluluktan kurtaramayacağını vurgulamaktadır.

Keza Yargıtay, mülga 6762 sayılı Kanun dönemindeki kararlarından itibaren, genel kurulu toplantıya çağırma ve gündem hazırlama yetkisinin sadece yönetim kurulunca kolektif olarak kullanılabileceğini; bu yetkinin murahhas aza marifetiyle veya tek bir üyenin fiili inisiyatifiyle icra edilemeyeceğini hüküm altına almıştır. Bu durum, TTK m. 375/1-f hükmündeki "genel kurul toplantılarının hazırlanması" emrinin yargısal bir sonucudur.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Yönetim Yetkisinin Sınırlarının Aşılması): Bir anonim şirketin yönetim kurulu, genel müdüre (CEO) şirketin tüm departman direktörlerini, pazarlama müdürlerini ve finansman yöneticilerini doğrudan belirleme, sözleşmelerini feshetme ve şirketin yıllık stratejik büyüme politikasını (üst düzey yönetim şemasını) tek başına dizayn etme yetkisini veren bir karar alır. CEO, işe aldığı riskli departman yöneticileri sebebiyle şirketi milyonlarca lira zarara uğratır. Hukuki analiz: Söz konusu yetki devri, TTK m. 375/1-a (üst düzey yönetim), 1-b (teşkilatın belirlenmesi) ve 1-d (aynı işleve sahip kişilerin atanması) bentlerine açıkça aykırıdır. Yönetim kurulu, kanunen devredilemez bir yetkiyi CEO'ya bırakmıştır. Meydana gelen zarardan dolayı, yönetim kurulu üyeleri TTK m. 553/2'deki "seçimde özen gösterdikleri" savunmasına sığınamazlar. Ortada devri kabil olmayan bir yetki olduğundan, üyeler, genel müdürün verdiği zarardan bizzat ve müteselsilen sorumlu tutulacaktır.

Olay 2 (Gözetim Yükümlülüğünün İhlali ve Borca Batıklık): Zor durumdaki bir anonim şirketin yönetim kurulu, mali kriz süreçlerinin takibini ve yasal bildirimlerin yapılmasını tamamen şirketin Mali İşler Direktörü'ne (CFO) bırakmıştır. CFO, şirketin bilançolarında hileli oynamalar yaparak borca batıklık (TTK m. 376) durumunu 2 yıl boyunca gizler. Şirket iflas ettiğinde alacaklılar yönetim kurulu üyelerine karşı dava açar. Hukuki analiz: Borca batıklık durumunda mahkemeye bildirim yapılması görevi, TTK m. 375/1-g hükmü uyarınca devredilemezdir. İlaveten, mali işler direktörünün bu tür eylemlerini fark etmemek, TTK m. 375/1-e bendi uyarınca "üst gözetim" görevinin ağır bir şekilde ihlalidir [15]. Yönetim kurulu üyeleri "Bilanço tahrifatını CFO gizledi, haberimiz yoktu" diyerek sorumluluktan kurtulamazlar; zira aktiflerin pasifleri karşılama durumunu (ara bilançoları vb.) kontrol etmek kanuni ve devredilemez bir mükellefiyettir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Yönetim kurulu üyelerinin TTK m. 375 ihlali dolayısıyla aleyhlerine açılan sorumluluk davasında (m. 553 kapsamında), davacı taraf zararı ve zarara yol açan fiilin devredilemez yetkiler alanında (örneğin üst gözetim eksikliği veya finansal sistem kurulmaması) bulunduğunu ispatla mükelleftir. Yönetim kurulu üyeleri kusursuz olduklarını (iş adamı kararı/business judgment rule sınırları içinde hareket ettiklerini) ispat ederek sorumluluktan kurtulmaya çalışmalıdır.
  • Zamanaşımı / Süreler: Yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak sorumluluk davaları, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki (2) yıl ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği tarihten itibaren beş (5) yıllık zamanaşımı süresine tabidir (TTK m. 560).
  • Görevli/yetkili mahkeme: TTK m. 375 kaynaklı uyuşmazlıklar ve sorumluluk davalarında, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi görevli ve kesin yetkilidir.
  • Yaygın uygulama hataları: 23.05.2024 tarihli değişiklik (7511 sayılı Kanun) ile "şube müdürleri" istisnası getirilmesine rağmen [5], uygulamada halen şube müdürü dışındaki orta/üst düzey (örneğin fabrika müdürü, genel müdür yardımcısı) yöneticilerin atanmasında yönetim kurulu kararı alınmaması büyük bir hukuki risktir. Tüm kritik atamaların m. 375/1-d kapsamında yönetim kurulu kararına bağlanması zorunludur.

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Ticaret Kanunu m. 375 hükmü, İsviçre Borçlar Kanunu’nun 716a maddesinden (unübertragbare und unentziehbare Aufgaben) iktibas edilerek hukukumuza girmiştir [6, 7]. Kurumsal yönetişimin tesisi bakımından son derece faydalı olmakla birlikte, doktrinde maddenin uygulama alanı itibarıyla dar veya katı yorumlandığı yönünde eleştiriler mevcuttur.

Özellikle (d) bendinde öngörülen müdür ve "aynı işleve sahip kişilerin" atanması ibaresi, büyük ölçekli ve binlerce çalışanı olan şirketlerde ağır bir bürokratik hantallık yaratmıştır. Hangi unvanın "aynı işleve" sahip olduğu (örneğin, bir direktör, koordinatör veya bölge müdürünün bu kapsama girip girmediği) şirket içindeki takdir ve temsil yetkisine göre farklılaşmakta, hukuki belirliliği (legal certainty) sarsmaktadır [12, 25]. Yasa koyucu, Mayıs 2024'te 7511 sayılı Kanunla en azından perakende ve bankacılık sektörünün kanayan yarası olan "şube müdürlerini" bu kapsam dışına çıkarmıştır [5, 15]. Ancak reformun yalnızca şube müdürleri ile sınırlı tutulması eleştiriye açıktır; zira holdingler ve entegre sanayi tesislerinde, işletme veya tesis müdürleri gibi figürlerin atamasının da iç yönerge sınırları dâhilinde CEO/Genel Müdür pozisyonlarına bırakılabilmesi ticari hayatın olağan akışına daha uygun düşecektir.

Ek olarak, üst gözetim (m. 375/1-e) kavramının sınırlarının ne olduğu muğlaktır. Makul bir şüphe olmadan yönetim kurulunun alt yöneticilerin günlük işlemlerine ne kadar müdahil olması gerektiği, "İş Adamı Kararı İlkesi (Business Judgment Rule)" ile dengelenerek Yargıtay içtihatlarıyla daha somut kriterlere bağlanmalıdır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.