Türk Ticaret Kanunu (TTK)

TTK Madde 465

Şirketler Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

3. Esas sözleşmedeki dayanak


Madde 465 - (1) Esas sözleşme; a) Şarta bağlı sermaye artır ımının itibarî değerini, b) Payların sayılarını, itibarî değerlerini, türlerini, c) Değiştirme veya alım hakkından yararlanabilecek grupları, d) Mevcut pay sahiplerinin rüçhan haklarının kaldırılmış bulunduğunu ve bunun miktarını, e) Belli pay gruplarına t anınacak imtiyazları, f) Yeni nama yazılı payların devrine ilişkin sınırlamaları, içerir. 67 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “işlem denetçisinin” ibaresi “yönetim kurulunun” ve “işlem denetçisi” ibaresi “yönet im kurulu” şeklinde değiştirilmiştir. (2) Tahviller ve benzeri borçlanma araçlarına bağlı değiştirme ve alım hakları içeren tahviller veya benzeri borçlanma araçları, öncelikle pay sahiplerine önerilmiyor sa, esas sözleşme ayrıca; a) Değiştirme veya alım haklarının kullanılma şartlarını, b) İhraç bedelinin hesaplanmasına ilişkin esasları, da açıklar. (3) Şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin esas sözleşme hükmünün tescilinden önce tanınmış bulunan değişti rme ve alım hakları batıldır.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 465. maddesi, anonim ortaklıklarda "Şarta Bağlı Sermaye Artırımı" (Conditional Capital Increase) kurumunun temel hukuki zeminini teşkil eden "Esas Sözleşmedeki Dayanak" başlığını taşımaktadır. Anonim ortaklıklarda sermaye artırımı, kural olarak esas sermaye sisteminde genel kurul kararıyla (TTK m. 459), kayıtlı sermaye sisteminde ise yönetim kurulu kararıyla (TTK m. 460) gerçekleştirilir. Ancak şarta bağlı sermaye artırımı, doğası gereği klasik sermaye artırım usullerinden ayrılır. Bu yöntemde sermaye, ihraç edilen tahvil veya benzeri borçlanma araçlarına bağlanan değiştirme (mübadele) veya alım (iştira) haklarının, hak sahipleri tarafından kullanılmasıyla birlikte, kanun gereği kendiliğinden artmaktadır [1, 2].

Şarta bağlı sermaye artırımı, mevcut pay sahiplerinin rüçhan haklarını kaldıran veya sınırlandıran, ortaklığın sermaye yapısını ve kontrol dengesini doğrudan etkileyen istisnai bir mekanizmadır [3]. Kanun koyucu, bu müessesenin pay sahipleri ve alacaklılar nezdinde yaratabileceği riskleri bertaraf etmek amacıyla, son derece sıkı şekil şartları öngörmüştür. TTK m. 465, bu şekil şartlarının merkezinde yer alır. Hükmün temel ratio legis'i (konuluş amacı), şarta bağlı sermaye artırımının ancak ve ancak genel kurul tarafından kabul edilecek detaylı ve duruma özgü bir esas sözleşme değişikliği ile hayata geçirilebilmesidir [4]. Diğer bir deyişle, genel kurulun şarta bağlı sermaye artırımı için alacağı karar, alelade bir artırım kararı değil, şarta bağlı artırıma dayanak teşkil edecek bir esas sözleşme maddesinin ihdası kararıdır [4, 5].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Özel ve Duruma Özgü Esas Sözleşme Hükmü Gerekliliği

TTK m. 465 uyarınca, şarta bağlı sermaye artırımının yapılabilmesi için esas sözleşmede bu artırımın şartlarını ve kurallarını ihtiva eden bir hükmün bulunması zorunludur [1, 5]. Türk şirketler hukuku doktrininde ve İsviçre mehaz kanun uygulamasında ittifakla kabul edildiği üzere, esas sözleşmeye konulacak bu hüküm, ileride yapılabilecek tüm şarta bağlı artırımlara cevaz veren "genel" veya "torba" bir yetki kuralı olamaz [4, 5]. Sistem gereği her bir şarta bağlı sermaye artırımı işlemi için, o işleme özgü (ad-hoc) ayrı bir esas sözleşme hükmü ihdas edilmelidir [4, 5]. Hakların kullanılması neticesinde sermaye artırımı tamamlandığında, ilgili sözleşme maddesi işlevini (hükmünü) yitirecek, deyim yerindeyse tükenecek ve yönetim kurulu tarafından esas sözleşmeden çıkarılacaktır (TTK m. 472) [4, 6]. Yeni bir ihraç yapılmak istendiğinde ise yeniden genel kurul toplanmalı ve m. 465'e uygun yeni bir madde ihdas etmelidir [4].

2.2. Esas Sözleşmede Yer Alması Zorunlu Unsurlar (m. 465/1)

Madde metninin birinci fıkrası, ihdas edilecek esas sözleşme hükmünün asgari içeriğini (numerus clausus olmamakla birlikte) belirlemiştir:

  • a) İtibari değer: Şarta bağlı olarak artırılacak sermayenin tavan tutarının (TTK m. 464 uyarınca mevcut sermayenin yarısını aşamayacak şekilde) belirlenmesi [7].
  • b) Payların sayıları, itibari değerleri ve türleri: İhraç edilecek payların niceliksel ve niteliksel (nama/hamiline) özellikleri [8].
  • c) Hak sahipleri grubu: Değiştirme veya alım hakkından kimlerin (örneğin; tahvil hamilleri, çalışanlar, topluluk şirketleri alacaklıları) yararlanacağının tespiti [8].
  • d) Rüçhan haklarının kaldırılması: Mevcut pay sahiplerinin yeni pay alma (rüçhan) haklarının ne miktarda kaldırıldığının açıkça beyan edilmesi [8].
  • e) İmtiyazlar: Şayet ihraç edilecek yeni paylara bir imtiyaz (TTK m. 478) tanınacaksa, bunun kapsamı [8].
  • f) Nama yazılı payların devir sınırlamaları: Yeni ihraç edilecek paylar nama yazılı ise ve devre ilişkin bir bağlam kuralı (TTK m. 492 vd.) öngörülecekse, bunun belirtilmesi [8].
2.3. Pay Sahiplerine Önerilmeme Halinde Aranan Ek Şartlar (m. 465/2)

Şarta bağlı sermaye artırımında kural, tahvil veya benzeri borçlanma araçlarının (öncelik hakkı kapsamında) ilk olarak mevcut pay sahiplerine önerilmesidir (TTK m. 466/1) [9, 10]. Ancak bu "önerilmeye muhatap olma hakkı", haklı sebeplerin varlığı halinde kaldırılabilir. Şayet esas sözleşme değişikliği ile bu hak kaldırılmışsa (yani finansal araçlar doğrudan üçüncü kişilere ihraç edilecekse), TTK m. 465/2 uyarınca esas sözleşme iki hususu daha açıkça düzenlemek zorundadır [11]:

  1. Değiştirme veya alım haklarının kullanılma şartları: Yatırımcıların bu yenilik doğurucu hakları ne zaman, hangi süre zarfında ve hangi koşullarda kullanabileceği [11].
  2. İhraç bedelinin hesaplanmasına ilişkin esaslar: Mevcut pay sahiplerinin malvarlıksal haklarının sulandırılmasını (dilution) önlemek adına, ihraç edilecek finansal araçların fiyatlamasının objektif, şeffaf ve hesap verilebilir kriterlere göre esas sözleşmede formüle edilmesi [11].
2.4. Tescilden Önce Tanınan Hakların Kesin Hükümsüzlüğü (m. 465/3)

Kanun koyucu, sermayenin korunması ve işlem güvenliği ilkeleri gereği son derece katı bir yaptırım öngörmüştür: Şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin esas sözleşme hükmü usulünce ticaret siciline tescil ve ilan edilmeden önce, yatırımcılara (alacaklılar veya çalışanlar) tanınan değiştirme ve alım hakları batıldır [11]. Bu butlan (kesin hükümsüzlük) yaptırımı, genel kurul karar alsa dahi, tescil işleminin kurucu (ihdasi) etkisine işaret eder. Tescil gerçekleşmeden ihraç edilen tahviller borçlar hukuku anlamında geçerli birer alacak senedi olsalar dahi, içerdikleri pay senedine dönüşme/pay alma hakkı mutlak surette geçersiz olacaktır.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 463 ve 464 (Şarta Bağlı Sermaye Artırımının Temelleri): Madde 465, m. 463'te düzenlenen şarta bağlı sermaye artırımının usuli çerçevesini çizer. M. 464'te belirtilen sermayenin yarısını aşmama sınırı, m. 465/1-a bendi uyarınca esas sözleşmeye yazılırken gözetilmek zorundadır [1, 7].
  • TTK m. 421 (Esas Sözleşme Değişikliği Nisapları): Şarta bağlı sermaye artırımı kararı bir esas sözleşme değişikliği olduğundan, bu kararın alınması TTK m. 421/1 uyarınca (veya rüçhan hakkı kaldırılıyorsa m. 461 çerçevesinde ağırlaştırılmış nisaplarla) gerçekleştirilmelidir [12, 13].
  • TTK m. 466 ve m. 467 (Hak Sahiplerinin Korunması): Esas sözleşmede rüçhan haklarının ve önerilmeye muhatap olma hakkının kaldırıldığına dair m. 465 uyarınca konulan hükümler, m. 466'daki emredici nitelikteki "haklı sebep" ve "ölçülülük" kıstaslarına uygun olmalıdır [10, 14].
  • TTK m. 472 (Hükmün Silinmesi): Değiştirme veya alım haklarının kullanım süresi bittiğinde veya haklar tümüyle kullanıldığında, m. 465 uyarınca konulan esas sözleşme hükmü, m. 472 gereği yönetim kurulu kararıyla sicilden terkin edilir [6].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Şarta bağlı sermaye artırımı nispeten karmaşık bir finansman tekniği olduğundan, uygulamada sıkça şirket içi uyuşmazlıklara (özellikle rüçhan haklarının kaldırılması ekseninde) konu olmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında sermaye artırımı kararlarına yönelik yaklaşımı şöyledir: Sermaye artırımı kararlarında ve bu kapsamda esas sözleşme değişikliklerinde, pay sahiplerinin müktesep ve vazgeçilmez haklarını zedeleyen, ortaklık menfaati bulunmaksızın salt azınlığı "sulandırmak" (dilution) veya ortaklıktan uzaklaştırmak amacıyla alınan genel kurul kararları, TMK m. 2 dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder ve TTK m. 445 vd. uyarınca iptale tabidir. Özellikle şarta bağlı sermaye artırımlarında, TTK m. 465/1 hükmündeki zorunlu unsurları barındırmayan veya ihraç bedelinin belirlenmesinde (m. 465/2) objektiflikten uzak, pay sahibinin malvarlıksal değerini eriten sözleşme değişiklikleri, mahkemelerce iptal yaptırımı ile karşılaşmaktadır [15-17]. Dahası, kanunun emredici şekil şartlarının ağır ihlali (örneğin m. 465/3'e aykırı olarak tescilden önce tahvil ihracı suretiyle pay vaadinde bulunulması), TTK m. 447 çerçevesinde butlan sebebi kabul edilmektedir [18, 19].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): X A.Ş. yönetim kurulu, finansman ihtiyacını karşılamak üzere yabancı bir yatırım fonuna tahsisli olarak "paye dönüştürülebilir tahvil" (convertible bond) ihraç etmek istemektedir. Genel kurul toplanarak, "Yönetim kurulu, dilediği zaman 50 milyon TL'ye kadar şarta bağlı sermaye artırımı yapmaya, tahvilleri dilediği yatırımcılara ihraç etmeye tam yetkilidir" şeklinde genel bir esas sözleşme değişikliği kararı almıştır. Hukuki analiz: Alınan bu genel kurul kararı hukuka aykırıdır ve TTK m. 445 uyarınca iptal edilebilir. TTK m. 465/1 hükmü gereğince, şarta bağlı sermaye artırımının dayanağını oluşturacak esas sözleşme hükmü "genel bir yetki devri" niteliğinde olamaz. Her bir ihraç için o ihraca özgü; pay sayısını, nominal değeri, yararlanacak grupları ve ihraç bedeli esaslarını detaylıca içeren spesifik bir madde ihdası zorunludur [4, 5, 20].

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Y A.Ş. genel kurulu, çalışanlarına pay edindirme planı çerçevesinde (stock option) şarta bağlı sermaye artırımı kararı almış ve TTK m. 465'e uygun bir esas sözleşme değişikliği metni hazırlamıştır. Ancak genel kuruldan hemen ertesi gün, değişiklik henüz ticaret siciline tescil edilmeden şirket yöneticileri çalışanlarla "Alım Hakkı Sözleşmeleri" imzalamış ve sertifikaları dağıtmıştır. Hukuki analiz: İşlem TTK m. 465/3 hükmüne açıkça aykırıdır [11]. Kanun koyucu, esas sözleşme değişikliğinin tescilinden önce tanınmış bulunan değiştirme ve alım haklarının mutlak surette batıl (kesin hükümsüz) olduğunu emretmiştir [11]. Çalışanlar, söz konusu sözleşmelere dayanarak şirketten pay ihracını talep edemezler; hakları sadece borçlar hukuku çerçevesinde sebepsiz zenginleşme veya sözleşme öncesi kusur (culpa in contrahendo) temelinde bir tazminat talebine dönüşebilir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Şarta bağlı sermaye artırımı kararlarının (esas sözleşme değişikliğinin) yasaya uygun alındığı ve özellikle mevcut pay sahiplerinin önerilmeye muhatap olma hakkının (rüçhan hakkı) kaldırılmasının haklı bir sebebe dayandığı ispatı, kararın geçerliliğini savunan anonim ortaklık tüzel kişiliğine ve/veya kararı alan çoğunluk pay sahiplerine düşer.
  • Zamanaşımı / Süreler: Esas sözleşme değişikliği niteliğindeki genel kurul kararlarına karşı açılacak iptal davaları, TTK m. 445 uyarınca karar tarihinden itibaren 3 ay içinde açılmalıdır [15, 21]. Ancak kararın TTK m. 465'in kurucu unsurlarını hiç taşımaması veya tescilden önce hak tesisi gibi emredici normlara aykırı olması (butlan), TTK m. 447 gereği süreye tabi olmaksızın her zaman ileri sürülebilir [15].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Genel kurul kararının iptali veya butlanı davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi, yetkili mahkeme ise şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir [15].
  • Yaygın uygulama hataları: Doktrinde ve uygulamada en sık rastlanan hata, "kayıtlı sermaye sistemi" (TTK m. 460) ile "şarta bağlı sermaye artırımı"nın birbirine karıştırılmasıdır [22]. Kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kuruluna verilen 5 yıllık genel tavan yetkisi, şarta bağlı artırım için verilemez; şarta bağlı artırım, her defasında genel kurulun m. 465 formatında esas sözleşmeyi bizzat değiştirmesini amirdir [23].

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Ticaret Kanunu m. 465 düzenlemesi, İsviçre Borçlar Kanunu (İsv. BK m. 653b) mehaz alınarak kurgulanmış olmakla birlikte, doktrinde sert eleştirilere tabi tutulmaktadır. Özellikle modern finansal piyasaların hızı göz önüne alındığında, her bir paya dönüştürülebilir tahvil veya çalışan pay edindirme planı için genel kurulun toplanarak esas sözleşmeyi ağırlaştırılmış nisaplarla değiştirmek zorunda kalması, şirketlerin hızlı fon bulma kabiliyetini sekteye uğratan hantal bir yapıdır.

Öğretide (örneğin Tekinalp ve Bahtiyar tarafından) haklı olarak dile getirildiği üzere, şarta bağlı artırıma mesnet teşkil edecek bu katı şekil şartları, yatırımcının (özellikle alacaklıların) korunmasına hizmet etse de, kayıtlı sermaye sisteminin sunduğu esneklikle çelişmektedir. Değişim bedelinin hesaplanma esaslarının aylar veya yıllar öncesinden, henüz piyasa koşulları olgunlaşmadan esas sözleşmeye katı bir şekilde yazılma mecburiyeti (m. 465/2-b), fiyatlama mekanizmalarını hukuki risk altında bırakmaktadır. De lege ferenda (olması gereken hukuk) bakımından, en azından kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş anonim ortaklıklarda, şarta bağlı sermaye artırımının temel parametrelerini belirleme yetkisinin belirli sınırlar dâhilinde doğrudan yönetim kuruluna devredilebilmesine imkân tanıyan normatif bir esnekliğin sağlanması gerektiği savunulmalıdır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.