Türk Ticaret Kanunu (TTK)

TTK Madde 599

Şirketler Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

Madde 599


Madde 599 - (1) Bir esas sermaye payı birden fazla ortağa ait olduğu takdirde, paydaşlar şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerinden dolayı şirkete karşı müteselsilen sorumludur. (2) Paydaşl ar, esas sermaye payından doğan haklarını, ancak atayacakları ortak bir temsilci aracılığı ile kullanabilirler.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) "Limited Şirket" başlığını taşıyan Altıncı Kısmında yer alan 599. madde, limited şirketlerde esas sermaye payının birden fazla kişiye ait olması durumunda ortaya çıkacak hukuki statüyü, paydaşların şirkete karşı olan yükümlülüklerini ve hakların kullanım biçimini düzenlemektedir [1]. Limited şirketler, şahıs şirketi unsurları da barındıran sermaye şirketleri olmaları hasebiyle, ortakların şirketle olan bağları anonim şirketlere nazaran daha sıkı bir karakter arz eder. Bu durum, esas sermaye payı üzerinde elbirliği (iştirak hâlinde) veya paylı (müşterek) mülkiyetin kurulduğu hâllerde, şirket mekanizmasının aksamadan işleyebilmesi adına özel düzenlemeler yapılmasını zorunlu kılmıştır.

Maddenin birinci fıkrası, şirketin malvarlıksal ve finansal bütünlüğünü teminat altına almayı amaçlayan "müteselsil sorumluluk" ilkesini ihdas etmiştir [2]. Şirket sözleşmesinde öngörülmesi muhtemel olan ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerinin ifası, paydaşların iç ilişkilerindeki olası anlaşmazlıklardan soyutlanmış ve şirkete karşı bölünebilir bir borç olmaktan çıkarılmıştır. İkinci fıkra ise, esas sermaye payından doğan (başta genel kurula katılma ve oy hakkı olmak üzere) mali ve idari hakların şirket tüzel kişiliğine karşı ileri sürülmesinde "tek seslilik" (ortak temsilci) zorunluluğunu getirerek [2, 3], şirket yönetiminin ve genel kurul süreçlerinin paydaşlar arası ihtilaflar sebebiyle kilitlenmesini engellemeyi hedeflemiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Esas Sermaye Payının Birden Fazla Ortağa Ait Olması

Esas sermaye payının birden fazla kişiye ait olması, genellikle mirasın intikali, payın birden fazla kişi tarafından ortaklaşa devralınması (örneğin evli çiftlerin bir payı yarı yarıya devralması) veya şirket tasfiyesi / birleşme / bölünme gibi yapısal değişiklikler neticesinde ortaya çıkabilmektedir. Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca bu mülkiyet biçimi ya paylı mülkiyet (TMK m. 688 vd.) ya da elbirliği mülkiyeti (TMK m. 701 vd.) şeklinde tezahür edebilir. Her iki durumda da payın şirket nezdindeki temsili ve paya bağlı yükümlülüklerin ifası TTK m. 599 hükümlerine tâbidir [1]. Şirketler hukuku doktrininde (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Pulaşlı), payın bölünmezliği ilkesi gereğince şirket tüzel kişiliği karşısında söz konusu payın tek ve bölünmez bir bütün olduğu kabul edilir.

2.2. Ek Ödeme ve Yan Edim Yükümlülüklerinde Müteselsil Sorumluluk

TTK m. 603'te düzenlenen ek ödeme yükümlülükleri, limited ortaklıklar hukukunda ortakların, bazı şartların gerçekleşmesi hâlinde (örneğin bilânço açıklarının kapatılması zorunluluğu) esas sermaye pay bedelleri dışında nakdî ödemede bulunması zorunluluğudur [4-6]. Ek ödeme yükümlülüğü ortağın kişiliğine değil, esas sermaye payına bağlıdır [5]. TTK m. 606'da düzenlenen yan edim yükümlülükleri ise, yapma, yapmama, katlanma, kullandırma edimleri gibi şirketin işletme konusuna hizmet eden ikincil nitelikte edimlerdir [7, 8].

TTK m. 599/1 hükmü gereği, bu yükümlülükler söz konusu olduğunda paydaşlar şirkete karşı müteselsilen sorumludurlar [1, 2]. Şirket, alacaklı sıfatıyla, alacağının tamamını paydaşların hepsinden veya dilediği birinden talep edebilir. Paydaşlardan birinin edimi ifa etmesi, şirkete karşı tüm paydaşları borçtan kurtarır. İfa eden paydaşın, diğer paydaşlara iç ilişkilerindeki mülkiyet hisseleri oranında Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 162 vd. (Müteselsil Borçluluk) hükümleri çerçevesinde rücu etme hakkı saklıdır.

2.3. Ortak Temsilci Aracılığıyla Hakların Kullanılması

Maddenin ikinci fıkrası uyarınca paydaşlar, esas sermaye payından doğan mali (kâr payı, tasfiye payı) ve idari (genel kurula katılma, oy kullanma, bilgi alma ve inceleme) haklarını ancak kendi aralarından yahut üçüncü bir kişi olarak atayacakları "ortak bir temsilci" aracılığıyla kullanabilirler [2, 3]. Bu hükmün (ve anonim şirketlerdeki muadili TTK m. 432'nin) temel konuluş amacı, pay üzerinde mülkiyet sahibi olan kişilerin sayısının artmasının şirketin işleyişinde, karar alma mekanizmalarında ve genel kurul tutanaklarının oluşturulmasında meydana getirebileceği usuli zorlukları ve olumsuzlukları engellemektir [3, 9]. Genel kurulda, tek bir esas sermaye payını ilgilendiren hususlarda farklı paydaşların birbirine zıt oylar kullanması (örneğin bir hissenin %50 sahibinin kabul, %50 sahibinin ret oyu vermesi) hukuken elverişsizdir. Ortak temsilci, iç ilişkide paydaşların ortak kararı ve talimatları doğrultusunda hareket etmelidir.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 432 (Anonim Şirketlerde Birden Çok Hak Sahibi): Anonim şirketlerde de bir payın birden fazla kişinin ortak mülkiyetinde olması durumunda aynı kural geçerlidir. Haklar ancak bir temsilci aracılığı ile kullanılabilir [10, 11]. Limited şirketlerdeki m. 599 düzenlemesi, bu genel kurumsal hukuk prensibinin bir yansımasıdır.
  • TTK m. 603 ve m. 606: Ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerinin tanımı, şartları ve sınırları bu maddelerle belirlenmiştir [4, 12]. M. 599, bu yükümlülüklerin birden fazla paydaşa düşmesi hâlindeki dış (şirketle olan) ilişkiyi düzenler.
  • TBK m. 162 vd. (Müteselsil Borçluluk): TTK m. 599/1'deki müteselsil sorumluluğun usul ve esasları, borcun ifası, borçlular arası rücu ve takas gibi hususlarda TTK'da hüküm bulunmadığından TBK'nın müteselsil borçluluk kurallarına müracaat edilir.
  • TMK m. 688 vd. (Paylı Mülkiyet) ve m. 701 vd. (Elbirliği Mülkiyeti): Paydaşların birbirleri arasındaki iç ilişkileri, uyuşmazlık durumunda payın idaresi ve ortak temsilcinin atanması usulünde TMK'nın mülkiyet hukuku prensipleri tatbik olunur.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve bilhassa Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, bir limited şirket esas sermaye payı miras yoluyla iştirak hâlinde mülkiyete (elbirliği mülkiyetine) konu olmuşsa, mirasçılar (paydaşlar) genel kurul toplantılarına tek tek katılıp kendi hisselerine göre bağımsız oy kullanamazlar. Yargıtay, TTK m. 599/2 (ve mülga 6762 sayılı Kanundaki karşılığı) hükmünün emredici nitelikte olduğunu vurgular. Mirasçılar eğer kendi aralarında bir temsilci atayamazlarsa, içlerinden birinin mahkemeye başvurarak (TMK m. 640 uyarınca) terekeye temsilci atanmasını talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, temsilci atanmadan genel kurula parçalı katılım sağlanarak alınan kararlar veya bu kişilerin genel kurula alınmaması sebebiyle açacakları genel kurul kararının iptali davaları, aktif husumet (dava ehliyeti) yokluğundan yahut usulden reddedilebilmektedir. Ortak temsilcinin atanmaması, şirketin değil, mülkiyet sahiplerinin iç sorunudur ve şirketin karar alma mekanizmasını felç edemez.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Türkiye merkezli bir teknoloji limited şirketinde %30 oranındaki bir esas sermaye payı, asıl ortağın vefatı neticesinde 3 mirasçısına elbirliği mülkiyeti ile intikal etmiştir. Şirket, olağan genel kurul toplantısını ilan etmiştir. Mirasçılardan ikisi şirketin büyüme stratejisini desteklemekte, diğeri ise buna şiddetle karşı çıkmaktadır. Üç mirasçı, kendi aralarında anlaşamadıkları için genel kurula ayrı ayrı gelip, %10'ar hisse bazında bağımsız oy kullanmak istemişlerdir. Genel Kurul Başkanı, mirasçıların oylarını kabul etmemiştir. Hukuki analiz: TTK m. 599/2 uyarınca paydaşlar haklarını ancak ortak bir temsilci ile kullanabilirler [1]. Şirket (ve genel kurul başkanı) karşısında esas sermaye payı bölünmez bir bütündür. Mirasçıların ayrı ayrı oy kullanma taleplerinin reddedilmesi hukuka uygundur. Mirasçıların genel kuruldan evvel iç ilişkilerinde TMK hükümleri uyarınca karar alarak veya Sulh Hukuk Mahkemesi'nden terekye temsilci atanmasını isteyerek genel kurula "tek irade" olarak yansımaları gerekirdi [3, 13].

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Bir limited şirket sözleşmesinde, bil