Türk Ticaret Kanunu (TTK)

TTK Madde 644

Şirketler Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

Madde 644


Madde 644 - (1) Aşağıda madde numaraları bildirilen anonim şirketlere ilişkin hükümler limited şirketlere de uygulanır. a) Belgelerin ve beyanların kanuna aykırılığına ilişkin 549 uncu; sermaye hakkında yanlış beyanlar ve ödeme yetersizliğinin bilinmesi hakkında 550 nci; değer biçilmesinde yolsuzluğa dair 551 inci; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu d üzenleyen 553 üncü; denetçilerin (…) 97 sorumluluğuna ilişkin 554 ilâ 561 inci maddeler. b) (Değişik: 26/6/2012 - 6335/32 md.) Feshe ilişkin 353 üncü madde, şirkete karşı borçlanma yasağına ilişkin 358 inci madde, müdürlerin yakınlarının şirkete borçlanmasına ilişkin 395 inci maddenin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi hükümleri, kâr payı avansına ilişkin 509 uncu maddenin üçüncü fıkrası. c) Yönetim kurulu kararlarının butlanı hakkındaki 391 inci ve müdürlerin bilgi alma haklarına kıyas yolu ile uygula nmak üzere 392 nci madde. d) Limited şirketlere de uygulanan 549 ilâ 551 inci maddelerine aykırı hareket edenler, 562 nci maddenin sekizinci ilâ onuncu fıkralarında öngörülen cezalarla cezalandırılırlar. 97 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle, bu bentte yer alan “ve işlem denetçilerinin” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. ÜÇÜNCÜ KİTAP Kıymetli Evrak BİRİNCİ KISIM Genel Hü kümler A) Kıymetli evrakın tanımı


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 644. maddesi, limited şirketler hukukunun omurgasını oluşturan ve kanun yapma tekniği (legislative technique) bakımından "atıf (yollama) normu" niteliği taşıyan son derece kritik bir düzenlemedir. Kanun koyucu, sermaye şirketleri olan anonim şirketler ile limited şirketler arasındaki organik bağı ve menfaat benzerliğini göz önünde bulundurarak, kanun metninde tekrardan kaçınmak maksadıyla anonim şirketlere özgü birçok temel hukuki müesseseyi TTK m. 644 vasıtasıyla limited şirketlere teşmil etmiştir [1, 2].

Hükmün temel fonksiyonu; kurucuların, müdürlerin, tasfiye memurlarının ve denetçilerin hukuki ve cezai sorumluluk rejimlerini, sermayenin korunması ilkesine dair emredici sınırları ve yönetim (müdürler) kurulu kararlarının hükümsüzlük hallerini anonim şirketlerdeki gelişmiş ve içtihatlarla oturmuş kurallara bağlamaktır [3-5]. Eski 6762 sayılı Ticaret Kanunu (eTTK) döneminde de m. 556 ile benzer bir yollama tekniği benimsenmiş olmakla birlikte [1], 6102 sayılı TTK m. 644, atıf yaptığı maddeleri fıkra ve bent düzeyinde tek tek sayarak ("nokta atışı" atıf yöntemi) doktrinde ve uygulamada yaşanabilecek kıyas (analoji) tartışmalarının önüne geçmeyi hedeflemiştir [5, 6].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Yöneticilerin, Kurucuların ve Denetçilerin Hukuki Sorumluluğu (m. 644/1-a)

Madde 644'ün (a) bendi, limited şirketlerde sorumluluk rejiminin temelini oluşturur. Kanun, limited şirket müdürlerinin ve kurucularının hukuki sorumluluklarına dair ayrı bir düzenleme ihdas etmemiş, doğrudan anonim şirket hükümlerine (m. 549, 550, 551, 553 ve 554-561) yollama yapmıştır [1, 7].

  • TTK m. 549 (Belgelerin ve Beyanların Kanuna Aykırılığı): Limited şirketin kuruluşu, sermaye artırımı, birleşme, bölünme veya tür değiştirme işlemlerinde kullanılan belgelerin, izahnamelerin veya beyanların sahte, hileli veya gerçeğe aykırı olmasından doğan zararlarda, bu belgeleri düzenleyenler kusursuz sorumluluk esasıyla; bunlara katılan müdür veya ortaklar ise kusur esasıyla sorumlu tutulur [8, 9].
  • TTK m. 550 (Sermaye Hakkında Yanlış Beyanlar): Sermayenin tamamı taahhüt edilmemiş veya karşılığı ödenmemişken, ödenmiş gibi gösteren şirket yetkilileri (müdürler), bu payları üstlenmiş kabul edilir ve zararı faiziyle birlikte müteselsilen öderler [10]. Ayrıca ödeme yetersizliğini bildiği hâlde işleme onay verenler de sorumludur [2, 11].
  • TTK m. 551 (Değer Biçilmesinde Yolsuzluk): Aynî sermaye konulurken emsaline oranla yüksek fiyat biçilmesi veya aynın niteliğinin gizlenmesi neticesinde ortaya çıkan şirket zararlarından ilgililerin sorumluluğunu düzenler [12, 13].
  • TTK m. 553 (Yöneticilerin Genel Sorumluluğu): Müdürlerin kanundan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri hâlinde şirkete, ortaklara ve alacaklılara karşı tazminat yükümlülüğünü doğurur [14]. 6335 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası bu sorumluluk kesin bir "kusur sorumluluğu" hâline getirilmiştir [15-17]. Ayrıca, m. 553/2 uyarınca yetki devri hâlinde (seçimde makul özenin gösterilmesi şartıyla) müdürlerin, devralan kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağı kuralı limited şirketler için de geçerlidir [18, 19].
2.2. Sermayenin Korunması İlkesi: Şirkete Borçlanma Yasağı ve Kâr Payı Avansı (m. 644/1-b)
  • TTK m. 358 ve m. 395/2 (Şirkete Borçlanma Yasağı): TTK m. 644/1-b uyarınca, limited şirket ortakları sermaye taahhütlerini tamamen yerine getirmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamazlar [5, 20]. Daha da önemlisi, TTK m. 395/2'nin limited şirketlere uygulanması neticesinde, şirket müdürlerinin (ortak olmasalar dahi) ve bunların alt/üst soyu, eşi veya üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarının şirkete nakit borçlanması kesin olarak yasaklanmıştır [5, 21].
  • TTK m. 509/3 (Kâr Payı Avansı): Limited şirket ortaklarının kâr payı avansı alabilmesi, kanun koyucu tarafından anonim şirketlere ilişkin TTK m. 509/3 hükmüne atıf yapılarak hukuki güvence altına alınmıştır [5, 22]. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın ilgili tebliği uyarınca, ara dönem finansal tablolarına göre kâr oluşmuşsa limited şirketlerde de kâr payı avansı dağıtılabilecektir [22].
2.3. Müdürler Kurulu Kararlarının Butlanı ve Bilgi Alma Hakkı (m. 644/1-c)
  • TTK m. 391 (Yönetim Organı Kararlarının Butlanı): Birden fazla müdürün bulunduğu limited şirketlerde, müdürler kurulu kararları, eşit işlem ilkesine, şirketin temel yapısına veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı ise TTK m. 391 kıyasen uygulanmak suretiyle batıl (kesin hükümsüz) kabul edilir [4, 6].
  • TTK m. 392 (Müdürlerin Bilgi Alma Hakkı): Müdürlerin, şirketin işleyişi hakkında bilgi alma ve defterleri inceleme hakları m. 392'ye tabidir. Bir müdürün defter inceleme veya yöneticilerden bilgi alma talebi hiçbir şekilde reddedilemez [6, 23].
2.4. Cezai Yaptırımlar (m. 644/1-d)

TTK m. 549 ilâ 551'deki sermayenin korunması, yolsuzluk ve sahte belge düzenleme fillerini işleyen limited şirket kurucu veya müdürleri, TTK m. 562'nin 8 ilâ 10. fıkralarında öngörülen hapis veya adli para cezaları ile cezalandırılır [6, 11, 24, 25].

3. Sistematik İlişkiler

  • TBK m. 49 ve 50 (Haksız Fiil ve Teselsül): TTK m. 644 yollamasıyla uygulanan m. 553 bağlamındaki yönetici sorumluluğu, temelde TBK m. 49 anlamında bir kusur sorumluluğudur [26]. Ancak TTK m. 557 ile "farklılaştırılmış teselsül" ilkesi getirilerek TBK'daki mutlak teselsülden ayrılınmış; yöneticinin sadece kendi kusuru oranında tazminatla yükümlü tutulması sağlanmıştır [27, 28].
  • TTK m. 623 (Müdürlerin Temsili): Limited şirketlerde yönetim ve temsil yetkisi müdürlere ait olup [29], m. 644 vasıtasıyla gelen sorumluluk kuralları, m. 623 uyarınca yetkilendirilmiş organın (müdürün) ifa ettiği ve ifasından kaçındığı tüm görevleri kapsar [30, 31].
  • TMK m. 2 (Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması): Müdürlerin kararlarının ve işlemlerinin, 644. madde üzerinden uygulanan m. 391 (butlan) incelemesine tabi tutulmasında TMK m. 2 doğrudan bir turnusol kâğıdı işlevi görür.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, limited şirket müdürlerine karşı açılan sorumluluk davalarında (TTK m. 644 yollamasıyla TTK m. 553), davacı tarafın (şirket, ortak veya alacaklı) mutlaka "zararı, fiili, illiyet bağını ve yöneticinin kusurunu" ispatlaması şarttır [17]. Yargıtay, özellikle limited şirketlerde şirketin iflası hâlinde (TTK m. 556 uyarınca) dava hakkının öncelikle iflas idaresinde olduğunu, iflas idaresinin bu hakkı kullanmaması veya devretmesi durumunda ancak şirket alacaklılarının doğrudan dava açabileceğini kabul etmektedir [32, 33].

Bunun yanı sıra Yargıtay, limited şirkete aynî sermaye konulması sırasındaki muvazaalı değerleme işlemlerinde, TTK m. 644/1-a yollamasıyla TTK m. 551'i sıkı bir biçimde uygulamakta ve değerlemede yolsuzluk yapan müdür ile ortakların müteselsilen sorumlu olduğuna (farklılaştırılmış teselsül tavanına kadar) hükmetmektedir [12, 13].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Sermaye Değerlemesinde Yolsuzluk): X Limited Şirketi'nin kuruluş aşamasında, kurucu ortak ve müdür olan (A), şirkete ayni sermaye olarak koyacağı bir gayrimenkul için hazırlanan değerleme raporuna kasıtlı olarak müdahale etmiş ve ticari imarı olmayan arsayı, imarı varmış gibi göstererek emsaline oranla fahiş bir değer biçilmesini sağlamıştır. Şirket iflas ettiğinde alacaklılar, arsanın gerçek değerinin çok düşük olduğunu öğrenmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 644/1-a hükmünün açık yollaması uyarınca, anonim şirketlere ilişkin TTK m. 551 hükmü somut olayda doğrudan uygulama alanı bulacaktır [12, 13]. Aynî sermayenin değerlemesinde emsaline oranla yüksek fiyat biçen ve işletmenin durumunu farklı gösteren müdür (A), şirketin, ortakların ve alacaklıların bundan doğan zararlarından şahsi malvarlığıyla sorumludur.

Olay 2 (Şirkete Borçlanma Yasağının İhlali): Y Limited Şirketi müdürü (B)'nin kardeşi (C), finansal sıkıntıya düşmüş ve Y Limited Şirketi'nin kasasından (C)'ye nakit olarak 500.000 TL borç (ödünç) verilmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 644/1-b hükmü, anonim şirketler için öngörülen TTK m. 395/2 hükmünü limited şirketlere tatbik eder [5, 21]. Bu hüküm uyarınca, müdürün (B), pay sahibi dahi olmasa üçüncü dereceye kadar kan hısımı olan (kardeşi C) şirkete nakit borçlanamaz. İşlem yasaya aykırıdır. Şirket alacaklıları, doğrudan (C)'yi, şirketin yükümlendirildiği bu tutar için takip etme hakkına sahiptir [21]. Ayrıca müdür (B), TTK m. 553 uyarınca özen yükümlülüğünü (m. 626) ihlal ettiği için şirkete karşı tazminat ile yükümlüdür.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: 6335 sayılı Kanun öncesinde sorumluluk davalarında yöneticinin "kusursuzluğunu" ispat etmesi beklenirken, mevcut sistemde (TTK m. 553/1) kusurun ispatı davacıya (zarar gören şirket, ortak veya alacaklı) aittir [15, 17].
  • Zamanaşımı / Süreler: Yönetici ve tasfiye memurlarının sorumluluğuna ilişkin davalar (TTK m. 560 uyarınca), davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki (2) yıl ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği tarihten itibaren beş (5) yıl geçmekle zamanaşımına uğrar [34, 35]. Ancak fiil aynı zamanda ceza kanunları uyarınca daha uzun bir dava zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa (örneğin TTK m. 644/1-d atfıyla evrakta sahtecilik), o uzun süre hukuk davası için de uygulanır [34, 35].
  • Görevli/Yetkili Mahkeme: TTK m. 561 gereğince sorumlular aleyhindeki dava, şirketin merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılır [34-36].
  • Yaygın Uygulama Hataları: Limited şirket ortaklar genel kurulunca, müdürlerin aleyhine "sorumluluk davası açılması" yönünde bir karar alınmadan dava açılması uygulamada sıklıkla reddedilme sebebidir. Keza iflas hâlinde doğrudan alacaklıların şirketi devreden çıkararak kendi adlarına dava açmaya çalışması (iflas idaresine başvurmadan) usulden ret sebebidir [32, 33].

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrinde TTK m. 644 hükmünün kanun yapma tekniği (kazuistik yollama usulü) sıkça eleştirilmektedir. Kanun koyucu, eTTK dönemindeki genel atıf yöntemi yerine 6102 sayılı TTK'da madde numaraları zikrederek yollama yapmayı tercih etmiş; ancak bu durum bazı önemli normların unutulması suretiyle kanun boşluklarının doğmasına sebebiyet vermiştir [37-39].

Örneğin, anonim şirketlerde genel kurulun devredilemez yetkilerini düzenleyen TTK m. 408/2-f bendi (Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı), limited şirketler bakımından karşılığı olan TTK m. 616'da zikredilmemiş ve TTK m. 644'te de m. 408/2-f'ye atıf yapılmamıştır [37, 38]. Bu durum, limited şirketin bütün gayrimenkullerinin veya ana üretim tesisinin müdürler tarafından tek başına satılıp satılamayacağı, genel kurul onayı gerekip gerekmediği yönünde devasa bir doktrin tartışması doğurmuştur. Çoğunluk görüşü (Kırca vb.) burada açık bir "bilinçli susma" olmadığı, amaca uygun (teleolojik) yorumla TTK 408/2-f hükmünün limited şirketlere de kıyasen uygulanması gerektiğini savunmaktadır [38]. Benzer şekilde, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin "şirketle işlem yapma yasağı"nı düzenleyen TTK m. 395/1 hükmüne TTK m. 644'te atıf yapılmamış olması [39, 40], limited şirket müdürlerinin sadakat yükümlülüğü (TTK m. 626) üzerinden genel hükümlerle (TBK) çözülmek zorunda kalınan gereksiz bir dogmatik karmaşa yaratmıştır [39].

Sonuç olarak, TTK m. 644, limited şirketler ile anonim şirketlerin sorumluluk, ceza ve yapısal düzen rejimlerini birbirine entegre eden muazzam öneme sahip bir bağlayıcı normdur; ancak atıf yapılmayan hükümler bakımından Yargıtay'ın ve öğretinin boşluk doldurma faaliyetine hâlen yoğun bir biçimde ihtiyaç duyulmaktadır.


Metodolojik Not

Bu yorum, akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde, Türk Ticaret Kanunu m. 644 ile bağlantılı normların, doktriner görüşlerin ve Yargıtay içtihatlarının objektif ve sistematik bir analizi sonucunda hazırlanmıştır. Analiz süreci, tamamen kanun lafzı, hukuki gerekçeler ve güncel hukuk dogmatiği temeline dayanmaktadır.