Türk Ticaret Kanunu (TTK)

TTK Madde 865

Taşıma Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

**X

  • Gönderen tarafından fesih**

Madde 865 - (1) Gönderen taşıma sözleşmesini her zaman feshedebilir. (2) Gönderen sözleşmeyi feshederse, taşı yıcı; a) Kararlaştırılan taşıma ücreti ile bekleme ücretinden ve tazmini gereken giderlerden, sözleşmenin feshi sonucunda tasarruf ettiği giderlerin veya başka bir şekilde elde ettiği veya kötüniyetli olarak elde etmeyi ihmal ettiği menfaatlerin indirilmes iyle kalan tutarı veya b) Kararlaştırılan taşıma ücretinin üçte birini, isteyebilir. Taşıma sözleşmesinin feshi, taşıyıcının riziko alanına giren bir sebepten kaynaklanmışsa, bu fıkranın (b) bendi uyarınca bir istem ileri sürülemeyeceği gibi, sözleşmenin ifasında gönderenin menfaati yoksa, taşıyıcının bu fıkranın (a) bendinden doğan istem hakkı da düşer. (3) Eşya, sözleşmenin feshinden önce yüklenmişse, taşıyıcı, giderleri gönderene ait olmak üzere, 869 uncu maddenin üçüncü fıkrasının ikinci ilâ dördüncü c ümlelerine uygun önlemleri alabilir. Taşıyıcı, eşyanın boşaltılmasına, boşaltma, işletmesi için sakınca oluşturmadığı ve diğer gönderilerin gönderenleri ve alıcıları bundan zarar görmediği takdirde izin verebilir. Fesih, taşıyıcının riziko alanına giren bi r sebepten kaynaklanıyorsa, taşıyıcı, birinci ve ikinci cümlelerden farklı olarak, yüklenmiş bulunan eşyayı giderleri kendisine ait olmak üzere hemen boşaltmak zorundadır.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) Beşinci Kitap (Taşıma İşleri), İkinci Kısım (Eşya Taşıma), Birinci Ayrım (Genel Hükümler) altında yer alan 865. maddesi, eşya taşıma hukukunun en dinamik enstrümanlarından biri olan gönderenin sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkını ve bu feshin doğuracağı hukuki ile mali sonuçları düzenlemektedir. Bu hüküm, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 766. maddesindeki rejimi kökten değiştirmiş ve modern lojistik ihtiyaçlar doğrultusunda Alman Ticaret Kanunu’nun (HGB) 415. paragrafına tam uyumlu hale getirmiştir.

Taşıma sözleşmesi niteliği gereği bir iş görme sözleşmesidir. Gönderen, taşıma süreci tamamlanmadan önce değişen ticari koşullar (örneğin alıcının siparişi iptal etmesi, piyasa fiyatlarının değişmesi veya malın satılamaması) nedeniyle taşıma ediminin ifasında menfaatini yitirebilir. Kanun koyucu, bu gibi durumlarda göndereni sözleşmeyle bağlı tutmanın ekonomik bir fayda sağlamayacağını kabul ederek, ona koşulsuz ve tek taraflı bir fesih hakkı tanımıştır (m. 865/1). Ancak bu hak, taşıyıcının planlama, zaman ve araç tahsisinden kaynaklanan ekonomik menfaatlerini zedelememelidir. Bu sebeple madde, feshin getirdiği mali yükümlülükleri somut ve soyut olmak üzere iki alternatifli tazminat/ödeme mekanizmasıyla dengelemiş, eşyanın yüklenmiş olması durumundaki operasyonel kuralları belirlemiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Gönderenin Her Zaman Fesih Yetkisi (Birinci Fıkra)

Gönderen, taşıma sözleşmesini taşıyıcının herhangi bir borca aykırılığı veya kusuru olmaksızın, tamamen kendi serbest iradesiyle "her zaman" feshedebilir. Bu yetki bozucu yenilik doğuran (inşai) bir hak olup, taşıyıcıya ulaştığı andan itibaren sözleşme ilişkisini ileriye etkili olarak sona erdirir. Fesih için herhangi bir haklı sebebin varlığı aranmaz.

2.2. Taşıyıcının Seçimlik Alacak Hakları (İkinci Fıkra)

Sözleşmenin gönderen tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi durumunda, taşıyıcıya iki seçimlik hak tanınmıştır:

  • a) Somut Zarar/Kazanım Yöntemi (a bendi): Taşıyıcı, kararlaştırılan taşıma ücretini (navlun) ve bekleme ücretleri ile yaptığı giderleri isteyebilir. Ancak kazançların denkleştirilmesi ilkesi uyarınca, bu tutardan taşıyıcının sözleşmenin feshi nedeniyle tasarruf ettiği giderler (örneğin yakıt, otoyol, amortisman masrafları) ile o aracı başka bir taşıma işinde kullanarak fiilen elde ettiği veya kötü niyetli olarak elde etmeyi ihmal ettiği menfaatler düşülür.
  • b) Soyut Üçte Bir Yöntemi / Fesih Akçesi (b bendi): Taşıyıcı, hiçbir zarar veya tasarruf ispatlamakla uğraşmaksızın, doğrudan sözleşmede kararlaştırılan taşıma ücretinin üçte birini (1/3 navlun) talep edebilir. Bu bedel yasal bir götürü tazminat niteliğindedir ve ispat kolaylığı sağlamayı amaçlar.
2.3. Seçimlik Hakların Sınırlandırılması ve Taşıyıcının Risk Alanı

Maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi, taşıyıcının seçimlik haklarına iki önemli sınır getirmiştir:

  • Taşıyıcının Risk Alanına Giren Sebepler: Eğer fesih, taşıyıcının kendi operasyonel veya teknik risk alanına giren bir sebepten (örneğin aracın arızalanması, şoförün vize alamaması veya taşıyıcının gecikmesi) kaynaklanmışsa, taşıyıcı soyut götürü bedel olan 1/3 navlunu (b bendini) isteyemez.
  • Gönderenin Menfaatinin Kalmaması: Eğer sözleşmenin ifasında gönderenin hiçbir menfaati kalmamışsa ve bu durum taşıyıcının gecikmesi gibi taşıyıcıya yüklenebilecek sebeplerden kaynaklanıyorsa, taşıyıcı somut zarara dayanan (a bendi) alacak hakkını da tamamen kaybeder.
2.4. Yüklenmiş Eşyanın Boşaltılması Kuralları (Üçüncü Fıkra)

Eşya, fesih bildiriminden önce araca yüklenmişse fiili bir sorun ortaya çıkar. Kanun burada da risk durumuna göre iki farklı rejim öngörmüştür:

  • Genel Kural: Taşıyıcı, giderleri gönderene ait olmak üzere eşyanın güvenliği için m. 869/3 anlamında önlemler alabilir. Eşyanın hemen boşaltılmasına ancak bu işlem taşıyıcının genel lojistik işletmesi için bir sakınca doğurmuyorsa ve araçtaki diğer göndericilerin/alıcıların mallarına zarar vermeyecekse izin verilebilir.
  • İstisna (Taşıyıcının Risk Alanı): Eğer fesih, taşıyıcının kendi kusur veya risk alanındaki bir nedenden kaynaklanıyorsa, taşıyıcı yüklenmiş eşyayı tüm giderleri kendisine ait olmak üzere hemen boşaltmakla yükümlüdür.

3. Sistematik İlişkiler

  • TBK m. 484 (Eser Sözleşmesinde Fesih) ile İlişkisi: TBK m. 484’teki iş sahibinin somut tazminat ödeyerek fesih hakkı mekanizması, TTK m. 865/2-a ile teorik olarak örtüşür. Ancak TTK m. 865/2-b'deki soyut üçte bir götürü tazminat kuralı taşıma hukukuna özgü ticari bir pratikliktir.
  • TTK m. 869 (Gönderenin Talimat Verme Hakkı) ile İlişkisi: Eşya yüklendikten sonraki fesihlerde eşyanın sevk ve durdurulması süreçlerinde m. 869/3 hükümleri kıyasen uygulanır.
  • TTK m. 873 (Taşıma ve Teslim Engelleri) ile İlişkisi: Taşıma engelinin çıktığı durumlarda sözleşmenin tasfiyesi ile fesihteki tasfiye kuralları sistematik bir bütünlük oluşturur.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik ve köklü içtihatlarında, feshin hukuki sonuçları ve özellikle 1/3 soyut navlun talebi sıklıkla uyuşmazlık konusu olmaktadır. Yargıtay kararlarına göre, "Gönderenin sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi halinde taşıyıcının navlun ücretinin üçte birini (1/3) talep hakkı kanuni bir götürü tazminat olup, taşıyıcının bu hakkı elde edebilmesi için fiili bir zarar uğradığını veya fesihten sonra aracının boş kaldığını ispatlamasına gerek yoktur. Gönderen, taşıyıcının başka bir iş bulduğunu ileri sürerek bu orandan indirim talep edemez." Buna karşılık, taşıyıcı somut zararlarını (a bendi kapsamında) talep ediyorsa, Yargıtay ispat yükünü taşıyıcıya vermekte; taşıyıcının tasarruf ettiği yakıt, amortisman kalemleri ile fesihten sonra yaptığı taşımalardan elde ettiği net gelirlerin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak navlundan mahsup edilmesini zorunlu kılmaktadır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A) İmalat A.Ş., (B) Nakliyat Limited Şirketi ile 300.000 TL navlun ücreti karşılığında 5 tır dolusu beyaz eşyanın Kayseri'den Trabzon'a taşınması için yazılı sözleşme imzalamıştır. Tırların Kayseri'deki fabrikaya yanaşacağı günden bir gün önce, (A) firması piyasadaki durgunluğu gerekçe göstererek sözleşmeyi feshettiğini (B)'ye bildirmiştir. (B) firması ise tırların boş kaldığını belirterek (A)'dan 100.000 TL talep etmiştir. (A) firması, tırların henüz yola çıkmadığını, hiçbir taşıma faaliyeti ve masraf yapılmadığını savunarak ödeme yapmayı reddetmiştir. Hukuki Analiz: TTK m. 865/1 uyarınca gönderen (A), sözleşmeyi her zaman koşulsuz feshedebilir. Ancak fesih durumunda taşıyıcı (B), m. 865/2-b bendi uyarınca hiçbir zarar veya masraf ispat etmekle yükümlü olmaksızın, kararlaştırılan navlunun üçte birini (300.000 TL / 3 = 100.000 TL) götürü tazminat olarak talep etmeye hak kazanır. (A)'nın hiçbir masraf yapılmadığına yönelik savunması yasal soyut yöntem karşısında geçersizdir. (B)'nin 100.000 TL'lik alacak istemi yasaya uygundur.

Olay 2 (kurmaca senaryo): (X) lojistik firması, gönderen (Y) firmasının 15 ton gıda malzemesini tıra yüklemiş ve İzmir'den yola çıkmaya hazırlanmıştır. Ancak şoförün gümrük vizesindeki eksiklik nedeniyle tır sınır kapısından geri çevrilmiş ve sevk gecikmiştir. (Y) firması, gıdaların bozulma riski ve gecikme nedeniyle sözleşmeyi derhal feshettiğini bildirerek yükün hemen boşaltılmasını talep etmiştir. (X) firması ise boşaltma masraflarının gönderen (Y) tarafından karşılanmasını ve ayrıca 1/3 navlun tazminatı ödenmesini istemiştir. Hukuki Analiz: Fesih, taşıyıcının (X) şoförünün vize eksikliğinden, yani tamamen taşıyıcının kendi operasyonel ve teknik risk alanından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle TTK m. 865/2 uyarınca (X) firması, 1/3 navlun bedelini (b bendini) isteyemeyeceği gibi, gecikme nedeniyle gönderenin menfaati kalmadığından somut zarar (a bendi) talebinde de bulunamaz. Ayrıca m. 865/3'ün son cümlesi gereği, fesih taşıyıcının risk alanındaki bir sebebe dayandığı için taşıyıcı (X), araca yüklenmiş olan gıdaları tüm masrafları kendisine ait olmak üzere derhal boşaltmakla yükümlüdür.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Soyut Yöntemin Pratikliği: Taşıyıcılar, fesihten kaynaklanan uyuşmazlıklarda mahkemelerde uzun süren bilirkişi incelemeleri ve tasarruf edilen giderlerin hesabı ile uğraşmamak adına, genellikle ispatı son derece kolay olan soyut 1/3 navlun talebiyle (m. 865/2-b) dava açmayı tercih etmelidir.
  • Riziko Alanı Tespiti: Sözleşmenin feshine yol açan olayların (örneğin yol kapanması, araç arızası, gümrük grevi vb.) hangi tarafın risk alanına girdiğinin tespiti için olay anında derhal yazılı deliller (hava muhalefeti raporu, resmi makam yazıları vb.) toplanmalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrinde Sabih Arkan, Taşıma Hukuku eserinde gönderenin fesih hakkı ile taşıyıcının korunan menfaatleri arasındaki yasal dengenin son derece ölçülü kurulduğunu ifade eder. Ülgen/Helvacı/Kaya/Güney, Ticari İşletme Hukuku çalışmasında, soyut 1/3 navlun talebinin ticari hayatın hız ve pratiklik gereksinimine cevap veren harika bir yasal enstrüman olduğunu savunur. Poroy/Yasaman ise Ticari İşletme Hukuku çalışmasında, eşyanın yüklenmesinden sonraki fesihlerde "diğer gönderenlerin ve alıcıların zarar görmemesi" kriterinin (m. 865/3), parsiyel taşımacılıkta operasyonel tıkanıklıkları önleyen çok gerçekçi bir kural olduğunu belirtmektedir.

Bununla birlikte, dijital lojistik platformlarının, yapay zeka tabanlı yük eşleştirme motorlarının ve anlık yük borsalarının küresel düzeyde yaygınlaştığı günümüz dünyasında, bir taşıma iptal edildiğinde taşıyıcının dakikalar içinde alternatif bir yük bulması (backload/spot market) son derece kolaylaşmıştır. Bu durum, taşıyıcının aslında fesihten dolayı boş kalma riskini ve uğradığı zararı minimuma indirmektedir. Buna karşın, gönderenlerin sırf fesih hakkını kullandıkları için hiçbir zarar oluşmasa dahi doğrudan %33,3 oranında fahiş bir navlun tazminatıyla (m. 865/2-b) karşı karşıya kalmaları ticari adalet dengesini gönderen aleyhine bozabilmektedir. Gelecekte yapılacak mevzuat revizyonlarında, soyut 1/3 oranının sabit bir kural olmak yerine, feshin ihbar süresine (örneğin yüklemeden 24 saat önce, 48 saat önce vb.) göre kademelendirilmesi, hakkaniyete ve modern ticaretin dinamiklerine çok daha uygun olacaktır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin:
    • Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku
    • Hüseyin Ülgen / Mehmet Helvacı / Arslan Kaya / Necla Akdağ Güney, Ticari İşletme Hukuku
    • Reha Poroy / Hamdi Yasaman, Ticari İşletme Hukuku
    • Fatih Karayalçın, Ticari İşletme Hukuku
  • Yargıtay kararları: Yargıtay Bilgi İşlem Merkezi üzerinden yapılan araştırmalar ve doktrindeki yerleşik içtihat analizleri.
  • Kapsam: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 27.05.2026 tarihi itibariyle yürürlükte olan güncel metni.

Güncellik: 27.05.2026 tarihi itibariyle günceldir. Kanun değişiklikleri veya yeni İçtihadı Birleştirme Kararları ışığında revize edilebilir.