Resmi Metin

b) Anonim, limited ve kooperatif şirketler


Madde 43 - (1) Anonim, limited ve kooperatif şirketler, işletme konusu gösterilmek ve 46 ncı madde hükmü saklı kalmak şartıyla, ticaret unvanlarını serbestçe seçebilirler. (2) Ticaret unvanlarınd a, “anonim şirket”, “limited şirket” ve “kooperatif” kelimelerinin bulunması şarttır. Bu şirketlerin ticaret unvanında, gerçek bir kişinin adı veya soyadı yer aldığı takdirde, şirket türünü gösteren ibareler, baş harflerle veya başka bir şekilde kısaltma y apılarak yazılamaz.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 43. maddesi, Birinci Kitap (Ticari İşletme), Üçüncü Kısım (Ticaret Unvanı ve İşletme Adı) altında "Ticaret Unvanının Şekli" üst başlığı içerisinde sistematize edilmiştir [1]. Bu madde, sermaye şirketleri olan anonim ve limited şirketler ile bir şahıs birliği niteliği taşımasına rağmen TTK sistematiğinde ticaret şirketi olarak kabul edilen kooperatiflerin ticaret unvanlarının ne şekilde oluşturulacağını hüküm altına almaktadır [2].

Ticaret unvanları, doktrin ve uygulamada kuruluş esaslarına göre "şahıs unvanları" ve "konu unvanları" olmak üzere iki temel kategoriye ayrılır. Şahıs şirketlerinde (kollektif ve komandit) ve gerçek kişi tacirlerde unvanın çekirdeğini belirli kişilerin ad ve soyadları oluştururken; anonim, limited ve kooperatif şirketlerin unvanları "konu unvanları" statüsündedir [3]. Zira sermaye şirketlerinde ortakların kimliğinden ziyade, şirketin malvarlığı ve faaliyet alanı (işletme konusu) ön plandadır [4]. TTK m. 43 hükmü, bu kurumsal yapının bir yansıması olarak, söz konusu tüzel kişilerin ticaret unvanlarında işletme konusunun gösterilmesini emredici bir şart olarak öngörmüştür [2, 5].

Maddenin temel amacı, ticari hayatta belirlilik, aleniyet ve üçüncü kişilerin korunması ilkelerini tesis etmektir. Özellikle sermaye şirketlerinde ortakların şirket borçlarından dolayı kişisel sorumluluklarının bulunmaması (sınırlı sorumluluk ilkesi), ticaret unvanında yer alacak ibarelerin üçüncü şahısları yanıltmayacak şeffaflıkta olmasını zorunlu kılmaktadır [6]. Bu bağlamda, TTK m. 43, ticaret unvanı seçme serbestisine sahip olan bu şirketlerin unvan oluşturma kurallarının anayasası niteliğindedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Ticaret Unvanını Serbestçe Seçme İlkesi ve Sınırları

TTK m. 43/1 uyarınca anonim, limited ve kooperatif şirketler ticaret unvanlarını "serbestçe" seçebilirler. Ancak bu serbesti mutlak değildir. Kanun koyucu bu serbestiyi iki temel şarta bağlamıştır: Birincisi "işletme konusunun gösterilmesi", ikincisi ise eklerin kullanımını düzenleyen "TTK m. 46 hükmünün saklı kalması"dır [2, 5]. TTK m. 46 kapsamında ticaret unvanına yapılacak eklerin gerçeğe, kamu düzenine aykırı olmaması ve üçüncü kişilerde şirketin kimliği, genişliği veya finansal durumu hakkında yanlış bir kanaat uyandırmaması (yanıltıcı olmaması) emredici bir kuraldır [7, 8].

2.2. Çekirdek Unsur Olarak "İşletme Konusu"

Şahıs şirketlerinin aksine, sermaye şirketleri ve kooperatiflerin ticaret unvanlarında zorunlu olan asli unsur (çekirdek), şirketin "işletme konusunu" gösteren ibarelerdir [4, 5]. Şirketin fiilen iştigal ettiği ana faaliyet alanlarının (örneğin; inşaat, tekstil, gıda, turizm) ticaret unvanında açıkça yer alması gerekmektedir. İşletme konusunun gösterilmesi, hem sicil memurluğunun tescil işlemlerindeki denetimini kolaylaştırmakta hem de üçüncü kişilerin şirketin faaliyet alanı hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamaktadır.

2.3. Şirket Türünü Gösteren İbarelerin Kullanım Zorunluluğu

Maddenin ikinci fıkrası uyarınca, unvanda "anonim şirket", "limited şirket" veya "kooperatif" kelimelerinin bulunması zorunludur [2]. Bu ibareler, muhatap olunan tüzel kişinin hukuki statüsünü ve dolayısıyla ortakların sorumluluk rejimini üçüncü kişilere ilan eden en önemli unsurlardır. Şirket türünün belirtilmesi, ticari işlemlerde güvenliğin ve öngörülebilirliğin temel taşıdır.

2.4. Gerçek Kişi Ad veya Soyadının Kullanılması ve Kısaltma Yasağı

TTK m. 43/2'nin en kritik düzenlemelerinden biri, bu şirketlerin ticaret unvanında gerçek bir kişinin ad veya soyadının bulunması ihtimaline ilişkindir. Şayet unvanda gerçek bir kişinin adı veya soyadı yer alıyorsa, şirket türünü gösteren ibareler (Anonim Şirketi, Limited Şirketi) kesinlikle baş harflerle veya başka bir şekilde kısaltılarak yazılamaz [2].

Doktrinde Prof. Dr. Sabih Arkan ve Prof. Dr. Reha Poroy / Prof. Dr. Hamdi Yasaman tarafından da vurgulandığı üzere, bu yasağın temel "ratio legis"i (konuluş amacı) şudur: Borçlar bakımından sınırlı sorumlu olan ortakların veya itibar yönünden güçlü kişilerin adlarının unvanda yer alması, üçüncü kişilerde bu kişilerin şirket borçlarından dolayı "sınırsız (şahsen) sorumlu" oldukları (bir kollektif şirket izlenimi) yönünde yanıltıcı bir güven oluşturabilir [4, 6]. Şirket türünü gösteren ibarenin (A.Ş. veya Ltd. Şti. şeklinde) kısaltılması bu ibarenin gözden kaçırılmasına sebebiyet verebileceğinden, üçüncü şahısların aldatılmasının önüne geçmek gayesiyle kısaltma yasağı getirilmiştir [6].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 39 (Ticaret Unvanı Kullanma Zorunluluğu): Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri TTK m. 43'e uygun olarak oluşturulan ticaret unvanıyla yapmak zorundadır [9]. Unvanın kullanımı sırasındaki kısaltma ihlalleri, TTK m. 39'un da ihlali anlamına gelir.
  • TTK m. 46 (Ekler): TTK m. 43 doğrudan bu maddeye atıf yapar. Anonim, limited ve kooperatif şirketler işletme konusunu belirlerken ve gerçek kişi adlarını unvana eklerken TTK m. 46'daki "gerçeğe ve kamu düzenine aykırı olmama" ile "yanıltıcı olmama" sınırlarına riayet etmek zorundadır [7, 8].
  • TTK m. 49 (Unvanın Devri): Ticaret unvanı, işletmeden ayrı olarak başkasına devredilemez [10]. TTK m. 43'e uygun teşekkül eden bir sermaye şirketi unvanı, şirketin malvarlığının ayrılmaz bir gayrimaddi değeridir [11].
  • TTK m. 51 ve 52 (Cezai Yaptırımlar ve Unvanın Korunması): TTK m. 43'e aykırı olarak ticaret unvanının oluşturulması (örneğin gerçek kişi adı varken A.Ş. kısaltmasının kullanılması) tescil engeli olduğu gibi, kullanılması halinde idari para cezasına ve TTK m. 52 kapsamında haksız rekabet / unvana tecavüz hükümlerinin işletilmesine neden olur [12-14].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, sermaye şirketlerinin ticaret unvanları değerlendirilirken TTK m. 43 ve m. 52 hükümleri birlikte ele alınmaktadır. Yargıtay kararlarında vurgulanan temel ilke şudur: Ticaret unvanının çekirdek unsuru olan işletme konusu tek başına bir ayırt edicilik sağlamaz; sermaye şirketlerinin unvanlarının ayırt ediciliği, kullanılan "ekler" (örneğin uydurma kelimeler veya kişi adları) vasıtasıyla sağlanır [15, 16].

Yargıtay kararlarında, anonim veya limited şirketlerin unvanlarında yer alan "inşaat, sanayi, ticaret" gibi işletme konusu ibarelerinin jenerik (herkesçe kullanılabilen) ibareler olduğu, asıl karıştırılma (iltibas) incelemesinin, unvanın başındaki fantezi ekler veya kişi isimleri üzerinden yapılması gerektiği hükme bağlanmaktadır [17, 18]. Kısaltma yasağı bakımından ise Yargıtay, sicil müdürlüklerinin TTK m. 43/2'ye açıkça aykırı olan (gerçek kişi adı barındırıp "A.Ş." şeklinde kısaltılan) tescil taleplerini reddetmesini kanuna uygun bulmakta; bu şekilde tescil edilmiş sicil kayıtlarının düzeltilmesi veya terkini gerektiğine hükmetmektedir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Kurucuları olan Ahmet Yılmaz ve Mehmet Yılmaz, gıda sektöründe faaliyet gösterecek bir sermaye şirketi kurmak üzere ticaret sicili müdürlüğüne başvurmuşlardır. Başvuruda şirketin ticaret unvanı "Yılmazlar Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti." olarak belirlenmiş ve esas sözleşme bu şekilde noterde onaylatılmıştır. Ticaret Sicili Müdürü, tescil talebini reddetmiştir. Hukuki analiz: Ticaret Sicili Müdürünün ret kararı TTK m. 43/2 hükmüne tam olarak uygundur. Seçilen ticaret unvanında gerçek bir kişinin soyadı olan "Yılmazlar" ibaresi yer almaktadır. Kanunun amir hükmü gereğince, unvanda gerçek bir kişinin adı veya soyadı bulunduğu takdirde şirket türünü gösteren ibareler baş harflerle (Ltd. Şti. şeklinde) kısaltılamaz. İlgili unvanın "Yılmazlar Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" olarak tam yazılması yasal bir zorunluluktur [6, 19].

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): "Mavi Ay Anonim Şirketi" unvanıyla bilişim sektöründe faaliyet göstermek isteyen bir grup girişimci, unvanı kısa ve akılda kalıcı tutmak adına tescil başvurusunda bulunmuştur. Hukuki analiz: TTK m. 43/1 fıkrası uyarınca, sermaye şirketlerinin ticaret unvanlarında "işletme konusunun gösterilmesi" mecburi bir çekirdek unsurdur. Unvanda "Mavi Ay" şeklinde fantezi bir ek ve şirket türü yer almasına karşın, işletmenin konusu (örneğin; Bilişim, Yazılım, Teknoloji vb.) eksiktir. Bu nedenle söz konusu ticaret unvanı TTK m. 43/1'e aykırılık teşkil etmektedir ve "Mavi Ay Bilişim Teknolojileri Anonim Şirketi" şeklinde işletme konusunu içerecek biçimde revize edilmelidir [5, 19].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Ticaret unvanının kanuna aykırı tescil edildiği veya kullanıldığını (örneğin TTK m. 43'teki kısaltma yasağının ihlal edildiğini) iddia eden taraf, bu durumu ispatlamakla mükelleftir. Sicil kayıtları, aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir (TTK m. 36) [20, 21].
  • Zamanaşımı / Süreler: Unvana tecavüzden doğan davalar ile haksız rekabet davaları, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda fiilin doğumundan itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresine tabidir (TTK m. 60) [22].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Ticaret unvanına ilişkin tescil, iptal, terkin veya tecavüzün önlenmesi davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.
  • Yaygın uygulama hataları: Uygulamada en sık rastlanan hata, limited ve anonim şirket kuruluş veya unvan değişikliği aşamalarında, fantezi bir isim olduğu zannedilen ancak literatürde veya nüfus kayıtlarında gerçek kişi adı/soyadı olarak geçen kelimelerin kullanılması ve ardından A.Ş. / Ltd. Şti. kısaltmalarının yapılmasıdır. Sicil müdürlükleri MERSİS üzerinden bu durumu tespit edip işlemleri iade etmektedir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Ticaret Kanunu m. 43'te yer alan kısaltma yasağı, doktrinde farklı açılardan tartışılmaktadır. Bir kısım yazarlar (örneğin Prof. Dr. Ünal Tekinalp çizgisi), çağdaş ticaret hukukunda (özellikle İsviçre ve İngiliz hukuklarında) şirket türünü gösteren ibarelerin (GmbH, AG, Ltd, Plc) her halükarda kısaltılabildiği; elektronik sicil (MERSİS) ve internet sitesi zorunluluğu gibi şeffaflık araçlarının geliştiği günümüzde, kısaltma yasağının aşırı şekilci ve arkaik bir düzenleme olduğunu savunmaktadır [4].

Ancak ağır basan diğer bir görüşe göre (Prof. Dr. Sabih Arkan, Prof. Dr. Hasan Pulaşlı vd.), Türk ticari hayatında "görünüşe güven" ilkesi halen büyük önem taşımaktadır. Ekonomik gerçeklikler ve alacaklıların korunması prensibi göz önüne alındığında, unvanda "Ahmet Yılmaz" ismini gören bir alacaklının, sırf sondaki küçücük bir "A.Ş." ibaresini fark etmediği için bu şirketi bir şahıs şirketi (kollektif) zannederek limitsiz sorumluluk güvencesiyle işlem yapma riski oldukça yüksektir [6]. Kanun koyucunun bu katı şekil şartını sürdürmesi, dürüstlük kuralının (TMK m. 2) ticari hayattaki önleyici bir yansıması olarak takdir edilmelidir. Ne var ki, gelecekteki olası bir reform çalışmasında, elektronik ticaret sicilinin ve dijital sorgulama imkanlarının yaygınlaşması dikkate alınarak, kısaltma yasağının belli ölçekteki şirketler veya belirli aleniyet şartlarını sağlayan yapılar için yumuşatılması (örneğin fatura ve ticari evraklarda sermaye miktarının yazılması şartıyla kısaltmaya izin verilmesi) doktriner bir çözüm önerisi olarak değerlendirilebilir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.